• 28-06-2020, 12:13:01
    #1
    Birşey farkettim de, 90'dan sonra doğan nesil olarak ülkenin net ve açık ara en şanssız nesliyiz. Zamanında dersine çalışan ve diploma bölümlerini okuyabilen kesimi, babadan kalan işi devralanları hariç tutarsak hayatta kalma mücadelesi içerisindeyiz :d
  • 28-06-2020, 12:15:15
    #2
    90'larda çocuk olmak efsaneydi ama hem z kuşağı gibi 2000'lerde doğmadık hem de 90'ların o atmosferine rastladık belki de tadı damağımızda kaldı. Yazdıklarında haklısın hocam.

    Gitmeyen, bitmeyen iç sıkıntısı yapmışlar :/
  • 28-06-2020, 12:16:33
    #3
    96 lıyım hep sıkıntılı durumlar beni bıulldu
  • 28-06-2020, 12:17:05
    #4
    Yazacak o kadar şey var ki ama şunu söyleyeyim tamamen bu duruma getiren gene bizleriz, torpiller, kolay yoldan para kazanma çabaları, başkalarının yaptığı işlere bulaşmak sırf geliri olduğu için gibi gibi piyasayı karıştıran gene biziz maalesef Birde çok fazla muhalefet oluyor insanlarımız her şeye yorumları var kimse işine odaklanmıyor, herkes her şey hakkında yorum yapıyor, siyaset tartışmak neymiş abi ya oyunuzu atarsınız yapan yapar, beğenmezseniz başkasına atarsınız kahvede tüm gün tartışınca birşey değişmiyor. O tartışan adamlar kahvede tartışmak yerine çalışsalar, kendilerine iş bulsalar, iş imkanı oluştursalar para kazansalar, para kazandırsalar ekonomimiz kendiliğinden yükselişe geçer, yapısal reformlar lazım
  • 28-06-2020, 12:23:17
    #5
    90lar okul okuyordum
  • 28-06-2020, 12:24:32
    #6
    Looker adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    90'larda çocuk olmak efsaneydi ama hem z kuşağı gibi 2000'lerde doğmadık hem de 90'ların o atmosferine rastladık belki de tadı damağımızda kaldı. Yazdıklarında haklısın hocam.

    Gitmeyen, bitmeyen iç sıkıntısı yapmışlar :/
    Maalesef hocam, İç sıkıntısının sebebi de bence geçmek bilmeyen kaygılar, çünkü alım gücü düştüğü için bazı şeyler için geç kalacağız, örnek vermek gerekirse evlenelim desek evinden eşyasına, arabasına kadar öyle bir masraf tablosu ortaya çıkıyor ki, sadece bunları elde etmek için hayatımızı ortaya koyuyoruz, elde ettikten sonra kalan yıllar borç ödemekle geçiyor. İnsan nasıl keyif alsın böyle hayattan.
    Hani genelde bu düşünceleri zehirli bulurum ama, bir yerde de insan hesap ediyor yani, ne yapiyorum, ne yapacağım diyor illa ki hocam.
  • 28-06-2020, 12:25:05
    #7
    Yokmu bir parti
    İlk Önceliğim EKONOMİ, HALKIN REFAHI diyecek.
  • 28-06-2020, 12:30:18
    #8
    Lederheld adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Yazacak o kadar şey var ki ama şunu söyleyeyim tamamen bu duruma getiren gene bizleriz, torpiller, kolay yoldan para kazanma çabaları, başkalarının yaptığı işlere bulaşmak sırf geliri olduğu için gibi gibi piyasayı karıştıran gene biziz maalesef Birde çok fazla muhalefet oluyor insanlarımız her şeye yorumları var kimse işine odaklanmıyor, herkes her şey hakkında yorum yapıyor, siyaset tartışmak neymiş abi ya oyunuzu atarsınız yapan yapar, beğenmezseniz başkasına atarsınız kahvede tüm gün tartışınca birşey değişmiyor. O tartışan adamlar kahvede tartışmak yerine çalışsalar, kendilerine iş bulsalar, iş imkanı oluştursalar para kazansalar, para kazandırsalar ekonomimiz kendiliğinden yükselişe geçer, yapısal reformlar lazım
    Kesinlikle öyle, eleştirene kadar birşeyler için çabalamak daha doğru fakat bu çabaların da zamanla boşa çıkması insanı boşluğa itiyor malesef kaygılar başlıyor o vakit. Zaten olumsuz düşünceler de ya boş duran insanı bulur ya da çabasının karşılığını alamayan insanı.
  • 28-06-2020, 12:32:23
    #9
    Bu hayatı çok fazla abartıyoruz. İçimizdeki buhranın sebebi bu bence. Şunun sahibi olayım, bunu yiyeyim, onu içeyim. Yıllarla ilgisi yok yani. Hep aynı telaşe. Bir araba, bir ev, bir de Sibel... Sade bir yaşam benimsemek insanı mutlu ediyor. Neyim var ki zaten hayatım sade demeyin. İçimizde bir canavar var. Doymayan bir nefs. O bize pek çok nimeti basit gösteriyor. Herkese kolay gelsin. 😊