Benim ergenlik travmam ergenliğe çok erken girmemdi. 11 yaşında yazın 1 ayda bacaklarım kıllandı. Kendimi maymun gibi hissettim plajda mayo giymeye utanır hale geldim. Sonra sakallarım çıkmaya başladı. Hazırlıktan sonra 12 yaşında 3-4 gün sakal traşı olmadım mı okula almıyorlardı. O dönemden arkadaşlarım arasındaki lakabım ayı'dır. İlk top sakalımı 12 yaşında yazın bıraktım. Yaşıtlarımla arkadaşlık etmeye utanır hale geldim çünkü hepsinin abisi gibi dolanıyordum yanlarında. Ruhum çocuktu bedenim yetişkin bir adam gibiydi. Bedenimden nefret eder haldeydim. Bu travma 6 ay falan sürdü.
Hazırlıkta ingilizce öğrenmiştim, biraz da almanca biliyordum ve bir otelde resepsiyonda çalışmaya başladığımda yaş 12ydi. Boy 175 kilo 72 ve top sakallı bir adamdım. İnsanlar yaşımı bilmiyorlardı ve bana adam gibi davranıyorlardı. Sonra kendimden büyükler ile arkadaşlık kurmaya başladım. Otelde 20'li yaşlardaki turist kızlarla takılmaya başladım. 15-16 yaşındaki kızlar küçük görünüyordu gözüme. Plajdaki arkadaş tayfamın tamamı ege üniversitesinde okuyan çocuklardı. Foursquare internet hatta cep telefonu yoktu. Bölgenin en büyük otelinin resepsiyonunda olduğum için barlarda, diskolarda büyük ihtimam ve saygı görüyordum. Çünkü turistlere tavsiyeler veren, mağazalara restoranlara kulüplere yönlendiren bendim. Gece giriş parası vermeden kulüplere akabilmenin ya da damsız girebilmenin tek yolu benimle girmekti. 6 ay içinde bedenimden nefret eden ben büyük bir özgüven patlaması yaşamıştım.
Şimdi bakıyorum. Kayıp bir çocukluk görüyorum. Ergenliğim hepi topu 6 ay sürdü. Sonra garip bir özgüven geldi. Baba parasıyla yaşanan bir dönemde gereksiz bir özgüvene kavuştum. Sorumluluk olmadan sahip olunan bir özgüven çok sakat bir durum. Bu toplumun genelinde var özellikle atarlı jenerasyonlarda. Bu ülkenin erkekleri ergenlikten çıkamıyor bir türlü. Özgüven tavan, ama sorumluluktan sürekli kaçıyor koca koca adamlar. Bakın memleketin en tepesindeki adamlar bile ihalar ile imha ettikleri tankları teker teker sayarken, şehit verilince ortadan kayboluyor ve şehitleri Valilere açıklatıyor. Çünkü özgüveni, başarıyı alan ama sorumluluktan kaçan atarlı bir erkek nesli var çağımızda.
Son olarak Rusların bir atasözü ile bitireyim sözlerim.
ERKEK ÇOCUKLARINDA HAYATLARININ EN ZOR DÖNEMİ, ÇOCUKLUKLARININ İLK 40 YILIDIR.