O konulara girmek bile istemiyorum. Öğretmenlikle ilgili eleştiri yapanlara gülüp geçiyor ve okulunu bitirdikten sonra KPSS, EB, ÖABT, Mülakat, Adaylık Sınavlarına girip siz de bu işi yapabilirsiniz diyorum.
Çoğu arkadaş sığ düşündükleri için olayı anlamışlar. Bekçi isterse 20bin lira alsın o önemli değil. Burada vurgulanmak istenen adaletli maaş işleri. Aynı işi yapan adam farklı ücretler alıyorsa ya da yıllarca okuyan adam ilkokul mezunu ile aynı maaşı alıyorsa burada bir sıkıntı var demektir.
Bir anlat bakalım nasıl öğretmen olabiliyordun rahatça. 😀
O halde size de şunu diyebilirler, Sınavlarına girip siz de bu işi(Bekçilik) yapabilirsiniz. Yani memnun değilseniz aldığınız maaş ve şartlarınızdan, daha uygun olanı seçebilirsiniz. Sonuçta zorunlu hizmetiniz yok diye tahmin ediyorum? Ülkede yüzlerce meslek grubundan, yüzlerce insan haketmediği maaşa çalışırken, minimum 2 ay tatil yapan bir meslek mensubunun hakkımızı alamıyoruz demesi biraz tuhaf geldi. Bir insan hakkını alamıyorsa, neden ısrarla orada kalır ki? Hakkını alabileceği yer aramaz mı? Ha diyorsa ki, hakkımı daha iyi alabileceğim yer yok, o halde en iyi aldığı yerde kalarak, şikayetçi olmamalıdır.
Size kısa bir örnek anlatacağım.Okullar kapanmadan önce son haftada bir okuldan bahsedeceğim. Okul müdürü duvarlara saçak altında dolaşmayın kar düşebilir yazmış. Hali ile doğu ili çok fazla kar yağıyor. Neyse 3.sınıf öğrencisi sacak altından geçerken kar kütlesi düşüp boynu kırılıp vefat ediyor. Okul müdürüne 500.000 TL o gün nöbetçi olan öğretmene 100.000 TL tazminat ve ayrıca meslekten uzaklaştırıldı.
Yani bu örnekler çok fazla şu öğretmenlerin sahip olduğu zorlu sorumlulukları günde 9saat ders anlattıklarınıbir kenara atıp geçiyorsunuz. 2 ay yatış bedava maaşdan bahsetmek kolay.
Her mesleğin kendi içinde sorumlulukları ve zorulukları vardır bunu yaşamadan bilemezsiniz.
Bekçilerin aldıkları maaş gayet normal ama yapılan usülsüzlük yanlış. İlk sınav ile ikinci sınavları arasındaki soru kalitesi farkı zaten her şeyi açıklıyor.
Öğretmenlere gelince onları değersizleştirmeyin. Bu dünyada başımıza gelecek en güzel şey iyi bir öğretmenin denk gelmesidir.
Bunu örneklerle çoğaltabiliriz. Bu öğretmenlere has bir risk değildir. İş güvenliği uzmanı olarak görev yapan birisi bir fabrikadaki kendisi ile tamamen alâkasız bir sorun nedeniyle cezaya çarptırılabilir. Yada bir mühendis, bir şoför vs. vs. vs. Yani meslekler içerisinde minimum risk taşıyan öğretmenlik mesleği iken, siz öyle bir anlatmışsınız ki..
Ayrıca, öğretmenleri değersizleştiren ne yazık ki öğretmenlerin ta kendisi. Neden mi? Çünkü her platformda ne yazık ki hakkımızı alamıyoruz, eziliyoruz, büzülüyoruz vs. vs. dert yanmalar.
Madem memnun değilsin, madem şikayetçisin, madem hakkını alamadığını düşünüyorsun, e istifa et. Senden sonra gelecek olan binlerce sıra bekleyen kişi var. O senin yerine gelsin, sende hakettiğini alacağın yerde çalış. Böylelikle herkes memnun ve mutlu olur.
Kimse öğretmenliğin saygınlığını ezemez. Öğretmenlik saygı duyulması gereken ve el üstünde tutulması gereken bir meslektir. Öğretmen zaruri bir ihtiyaçtır ve gerçektir. Herkes bunun bilincindedir. Ama hakkımızı alamıyoruz diyenlere ben karşıyım arkadaş. Çünkü bir insan hakettiğini almadığını düşünüyorsa, orada DURMAZ DURMAZ DURMAZ. Benim düşüncem bu, kim haksızlık altında ezilir?(Eğer gerçekten eziliyor, hakkınızı alamıyorsanız.)