Valla bu konular gerçekten olmamalı.
Yaratıcı yoksa her şey anlamsız ise, biri çıkıp yaratıcıyı kim yarattı der ortalık karışır. Bazı konuları herkes, düşüncesi ve inancında kendi içinde yaşamalı yani.
Çok doğru söylüyorsun.
Bir inanan ile inanmayanın tartışması son derece mantıksızdır.
Çünkü ikisinin de inancı ya da inanmayışı bir birine hakaret sayılır.
Müslümanım diyen adamın her kelimesine inandığı kitap müslüman olmayanlar, islamı seçmeyenler için ağır hakaretler içeriyor.
Müslümanım diyen adam bu hakaretlerine hepsine de inanıyor ve kabul ediyor.
Ateist, deist ya da agnostik olan adam da dinlerin ve peygamberlerin hepsinin uydurma olduğunu söylüyor.
Yani biri benim peygamberim evrene rahmet Tanrım herşeye muhtedir değişmez kesin diyor.
Diğeri ise Tanrı yok ya da varlığını bilemem, ama peygamberler herşeyi uydurmuş ya da hayal görmüşler diyor.
Şimdi bu kadar zıt 2 görüşün tartışması mümkün mü?
Diğer yandan dini tartışma açan dindarların amacı tartışıp bir orta yol bulmak değil, tartıştıkları kişiyi kendi istediklerine inandırmaktır.
Konuyu açan arkadaşın soruyu soruş şekli de böyle, Tanrı olmasa herşey çok anlamsız olmaz mıydı diyor. Biri hayır olmazdı dese hiç bir şey değişmeyecek, onun amacı kendi inandığını dayatmak.
Tartışmanın amacı diyalektiktir. Yani senteze ulaşmaktır. Yani biri bir tez ortaya sürer, diğer karşı tez sürer, sonuçta 2 tarafın da kabul edebileceği bir sentezde uzlaşılabilir.
Ama dindar adamın amacı kendi pozisyonunu sıkı sıkıya koruyarak karşıdakini kendi pozisyonuna geçirmektir.
Yani dindar adamla din tartışılmaz, onun amacı tartışmak değil karşısındakini dönüştürmektir.
Bu nedenle din tartışmak son derece anlamsızdır.