Bizler bilimin önemini zaten Mustafa Kemal Atatürk' ile anladık eğer en altdaki linkimden bu konu ile yazdığım makaleyi okuduysanız şu bölümü görmüş olmanız lazım
'' O atamız ki bizi muhasır medeniyetler seviyesine getirdi savaşma azmi verdi her şey bitti dediğimizde içimizdeki gücü bize gösterdi, Cumhuriyeti armağan etti ülkesinin ve milletinin bekası dışında hiçbir şey düşlemedi karanlıktaki ışığımız umutsuzluktaki umudumuz oldu. İstikbal göklerde dedi, bir gün benim sözlerim bilim ile çelişirse bilimi tercih ediniz diyebilecek kadar ileri görüşlü idi. '
yukarıdaki arkadaşın söylediği gibi 100 yıl önce vefat eden biri üzerinden siyaset yapmayı aklımdan dahi geçirmedim, Polemik ve tartışmadan ziyade fikir alışverişi yapmayı ve bunu birbirimize kızmadan tavır almadan yapmayı düşündüm benim fikirlerime karşı olanlara Argümanlarını sorar bende kendi argümanlarımı açıklarım niyeti ile yaklaştım.
bu makaleyi dediğiniz gibi Osmanlıyı savunan taraflı bir makale olarak bakmayınız Makalemizin İsmi ''Türk Milletini Yok Olmaktan Kurtaran 3 Türk Kahramanı'' Ben sizin söyledğiniz kadar eski tarihli araştırma yapamadım dolayısıyla bu konular ile ilgili yeterli bilgim argümanım yok anlatmak istediğim dönem 1850 Yılındaki Abdülaziz Han yönetimi ile başlayıp, Mustafa Kemal Atatürk'ün Cumhuriyeti kurduğu 1920 yılıı arası
Ve bu henüz 3 makalenin 1.ci Sıradaki Makalem Mustafa kemal üzerine olacaktır ki. Yukarıda belirtiğim Osmanlıdaki Meşrutiyeti engelleyen sorunlarıi gerçekten çok büyük hamlelerle (En önemlisi mübadaledir) yeni Türkiye Cumhuriyetinde aşmış Türk halkına bu 3 Kahraman arasından en büyük hizmeti vermiş ve diğer selefleri gibi mağlubiyet yaşamadan aksine büyük bir zafer ile tamamlamıştır.
Sizinde dediğiniz gibi bilime önem vererek çağının çok ötesini görerek bize şuanki refahı ve dünya görüşünü ögretmiştir. Din ile devlet işlerini ayırması bile milletimize yaptığı en büyük hizmetlerden biridir.
Bak kardeşim yazdıklarına karşı bir tavrımız yok. Yalan söylediğini veya yanlış bilgi verdiğini de söylemiyorum. Bir Atatürkçü olarak Abdülhamit Han'ın kötü bir adam olduğunu da düşünmüyorum. Biz Atatürkçülerin Abdülhamit Han'ı sevmemesinin ya da Osmanlıya tavır almasının sebebi Cumhuriyet tarihi boyunca şeriat isterük diyen siyasal islamcılardır. Siyasal islamcıların dayandıkları en önemli padişahlardan biri Abdülhamittir. Çok pragmatist bir adam olarak imparatorluğun çok daha erken bitebilecek ömrünü uzatmıştır. Kızlarına opera dersleri klasik batı müziği dersleri aldırıp sarayda italya'dan getirttiği opera temsillerini oynatırken siyasi olarak halifeliği öne çıkaran islamcı bir duruş sergilemiştir. Çünkü milliyetçilik akımları ile parçalanan imparatorlukları görüp din üzerinden gitmeyi uygun görmüş. Kınamam çok akıllı ve eğitimli ve bugünkü siyasal islamcı cenahın sahip olmadığı kadar entellektüel bir padişahtır. Bugün kendine milliyetçi muhafazakar diyen adamların kaçı ile klasik batı müziği ve opera konuşabilirsiniz?
Şimdi senin hatana gelelim. Ecdadımızın bir sürü yaptığı güzel şey var. Ama her ecdad gibi bir o kadar da hatası var. Tarihte bir kural vardır her tarihi olay ve bilgi kendi çağında değerlendirilir. Yani bir Türk olarak Osmanlı'yı savaştığı için, fethettiği için ya da insan katlettiği için kınamam. Çünkü Osmanlı tüm dünyada taht kavgası yapan kardeşlerin bir birini katlettiği bir dönemde varolmuş bir imparatorluk. İnsan haklarının, hümanizmanın olmadığı devirde var olmuş bir imparatorluk.
Ama bilmiyorum hiç bilim tarihi okudun mu? Bize Osmanlı tarihi diye okutulan şeyin tamamı siyasi mücadeleler ve savaşlar tarihi. Osmanlı'nın aynı devirde yaşadığı Avrupa ile kıyaslayalım tarihimizi. Osmanlı'nın şunu ilk kez yaptığı diyebileceğim bilimsel, kültürel, mimari bir inovasyonu yok. En son Fatih zamanının en önemli ateşli silah gücünü yaratmış. Ama topları dökmek için yabancı mühendisler getirmiş. Dünyanın en iyi gemisini yapamamış Osmanlı, en uzağa gidememiş Okyanuslarda, hiç bir coğrafi keşifte Osmanlı izi yok. Mühendislikte Osmanlı'nın dünya çapında bir işi yok eğer avrupa gemilerine göre küçük kalan kadırgaları karadan yürütmemizi saymazsak. Avrupa termodinamik yasaları bulup makineleri kullanmaya başlarken Osmanlı'da doğru düzgün fen eğitimi yok. Avrupa hümanizmayı buluyor, milliyetçiliği icat ediyor, din mezhep savaşlarında yüzbinlerce insan ölürken sekülerizmi buluyor. Biz geri kalma nedenimiz olarak sürekli dinden kopuşumuzu öne sürüyoruz. Savaşlarda yenilmemizin nedeni olarak askeri teknolojide geri kalmış olduğumuzu düşünüyoruz. Süreklı Ordu'yu modernize edecek ıslahat hareketleri yapıyoruz ama karşı taraf nasıl bu teknolojiyi üretiyor diye düşünmüyoruz.
Dünya tarihindeki teknolojik ve bilimsel gelişmenin hemen hemen %99'u son 200 sene içinde gerçekleşmiş. Ve bu 200 sene içinde bilim ve teknoloji tarihine damgasını vuran, büyük keşifler yapan bir tane Osmanlı Türkü yok. Hatta müslümanlar bile yok denilebilecek kadar tek tük. Bugün 7 milyonluk küçük bir ülke olan Sırbistan'dan çıkan bir adam Alternatif Akımı yani elektriği buluyor ve tüm dünyayı değiştiriyor. Bizde yok böyle bir adam...
Yani değerli kardeşim Türkler çok özel bir millet falan değil. Eski ve köklü bir milletiz. İyi organize olan ve iyi direnen bir milletiz. Ama abartmamak lazım. Sosyal Bilimler tarihinin yarısını Fransızlar kendileri yazmışlar, fen bilimleri ve mühendislik tarihinin yarısını Almanlar kendileri yazmışlar. Geometri, matematik, mantık ve siyasetin yarısını antik Yunanlılar binlerce yıl önce bulmuşlar. Ruslar Kiev Moskova arasından çıkıp asya kıtasının yarısını tek başına zaptetmişler. İngilizler amerikadan kanadaya, güney afrikadan avustralyaya dünyanın hemen her yerini kolonize etmişler kendi dillerini ve dna larını dağıtmışlar. Son 200 senedir kayde değer 2 başarımız var biri Sömürgecilere karşı bağımsızlık savaşı verip kazanarak tüm sömürge milletlere ilham vermemiz, Atatürk devrimleri ile bilimsel gelişmeyi ve laik siyaseti rehber alan ilk müslüman millet olmamız.
Televizyona çıkıp Osmanlı tarihini abartan bir sürü garip tarihçi var, bu adamlar tarihçi falan değil goy goycu. Sosyal Bilimler fen bilimleri gibi değildir. Araştırmacının dini, siyasi görüşü, kültürü yani araştırmacının karakteri ve düşünme şekli üretilen bilgiye doğrudan yansır. Ve bu üretilen bilgideki hata payını abartı derecede arttırır. Biz muhteşem bir millet olsaydık, çok dürüst, çok çalışkan, çok zeki bir millet olsaydı 1919'da bir kurtuluş savaşıu mücadelesi vermemize gerek olmazdı. Osmanlı adil, şefkatli, yardımsever mükemmel bir devlet olsaydı tüm balkanlar elimizden çıkmazdı, hatta balkanları bırak müslüman kardeşimiz dediğimiz tüm arap coğrafyası bizi sırtımızdan hançerlemezdi.
Biz hala geçmişte ne olduğunu ve neden olduğunu idrak edememiş bir toplum olduğumuz için 100-150 sene önceki iç çatışmalara devam ediyoruz.
Osmanlı'nın son döneminde dış mihrakların saldırılarına karşı dini birlik mi, Türk birliği mi tartışmaları vardı.
Aradan 150 sene geçti, devleti ele geçirip bir din devleti kurmak isteyen terör örgütü laik ulusalcı Türk birliği isteyen askerleri hapse attırıp iktidarı paylaşmak istemediği hükümete darbe yapmaya kalktı.
150 sene önce Osmanlı'yı davet etmeden Paris ve Londra konferanslarını düzenleyen Avrupalılar vardı, hala bizi Avrupa Birliğine almıyorlar yani bizi Avrupalı saymıyorlar.
150 sene önce rum ve ermeni azınlıklara zulmediyorsun diyen Rusya ve Avrupalılar bugün başka azınlıkları kaşıyarak sorun çıkartıyorlar.
150 sene önce rum ve ermenilere hak verme karşılığında borç veren destek veren avrupalılar bugün başka azınlıklara hak verilsin diye baskı yapıyorlar.
150 sene önce bilime ve bilimsel eğitime yönelik ciddi bir politika yoktu, bugün hala dindar nesil yetiştirme peşindeyiz.
100 sene önce ermenileri katlettiniz diyorlardı, bugün kürtleri katlediyorsunuz diyorlar.
150 sene önce Ruslar Florya sırtlarına geldiğinde İngilizlerden bizi korumalarını istiyorduk, bugün Ruslara karşı NATO'yu, Amerika'ya karşı Rusya'yı kullanan denge politikasına devam ediyoruz.
Yani 150 sene önce de dünya gücü değildik, bugün de dünya gücü değiliz, dünya güçlerinin arasında denge politikası izleyen bir yancı durumundayız.
150 sene önce de sanayi devrimini yapamamıştık bugün de sanayi devrimini yapamamış haldeyiz elimizde fabrikalarımız var ama fabrikalarımızı çalıştıran makineleri biz üretemiyoruz.
Yani değerli kardeşim senin gibi harika bir millet olduğumuzu düşünen ve sürekli bunun propogandasını yapan arkadaşlara soruyorum.
150 senedir hiç bir şey değişmemiş. Tüm gelişimimiz ve ekonomik kalkınmamız dünyanın genel durumu ve genel ekonomik yapının yükselişine paraleldir.
Kişi başı düşen GSMH'da 50 sene önceki dünya sıralamamızdan çok farklı bir yerde değiliz.
Artık tarih bilincini süper bir ecdadımız var, 600 sene dünya hükmetmişiz edebiyatından çıkarmalıyız.
Türk milleti tarihteki hatalarını görmeli, yoksa yeni bir kurtuluş savaşı vermemiz kaçınılmaz...