• 27-10-2019, 02:16:47
    #1
    Üyeliği durduruldu
    Böyle ilginç bir başlık attım, bir dava açacağım bir şahıs hakkında. Forumda araştırma yapayım büyük forum köklü forum, illaki başına ayrı durumdan gelen vardır dedim.
    99999 Tane şikayet konusunda herkes ertesi gün dava açıyormuş, herkesin avukatı varmış, aradığımın dışına çıkıp neredeyse 1.5 senelik konulara kadar gittim.
    Bir tane böyle forumda şikayet konusunda avukatıyla avukatsız pazartesi yada ertesi gün mahkemeye vermiş de sonuç alan varmı?
    bir tane toplu olmuş gördüğüm kadarıyla onun haricinde hep boş muhabbet Eğer o kadar konuda yazıldığı kadar dava olsaydı başlık gerçek olurdu!
    Bilişim suçlarının cezalarını arttırırlardı

    Konu geyik kategorisinde sizden de biraz eğlenceli eleştiriler bekliyorum
  • 27-10-2019, 02:20:22
    #2
    Fatura ödeme muhabbetine dolandırıldık. Bir süre sonra dava açtık.
    Avukatı aradı ve müvekkilinin çok üzgün olduğunu, bir hata yaptığını ve çok özür dilediklerini söyleyerek mağduriyetimi giderdi.
    Kovuşturmaya gerek yoktur diye karar verildi.
  • 27-10-2019, 02:42:26
    #3
    Sen birgün git mahkeme kapısında otur bakalım ne saçma sapan sebeplerden davalar var, burdaki konular polisiye gibi kalır çoğunun yanında.

    Mesela tartışma sırasında bir kadın, diğerine orspu dedi diye bütün köyün kadınlarının davaya dahil olduğu bir abukluk görmüştüm.Kapıda bekleyenler birbirine anlamsızca bu ne *** der gibi bakıyordu.Burdakiler çok daha ciddi emin ol.

    O kadar çok saçma sapan dava var ki ortalama bir duruşma süresi 3,5 dakika falan sürüyor sanırım.
  • 27-10-2019, 06:44:44
    #4
    Ne yazık ki forumdaki çoğu ticaret yapan kişi hukuk konusunda zayıf düzeyde bilgi sahibi ya da hiç bilgisi yok. Bu yüzden çekinceleri oluyor. Mesela en basitinden; savcılığa suç duyurusunda bulunmayı ücretli bir işlem sanıp, dava açmayla karıştıranlar yatsınamayacak kadar fazla. Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulunma işleminin herhangi bir dava harcı ya da gider gerektirmediğini, sadece çıktıların fotokopisi için cebinizden 3-5 kuruş çıkacağını, ceza davalarında kişilerin değil; kamunun, yani devletin dava açabileceğini bilmeyen bu çoğunluk "zaten 3 kuruş dolandırıldım, buna 10 kuruş masraf etmeye değmez" mentalitesinde bir düşünceye girip yolundan dönüyor. Allah'a havale ediyorum, hakkımı diğer dünyada alırım diyor ve kalıyor.

    Ya da vergi hukukuyla ceza hukukunu karıştırıp çorba eden, kulaktan dolma bilgilerle çıkarımlar yapan insanlar var. Adamın şahıs şirketi bile yok diyelim ve dolandırılmış. Diyor ki "ulan ben şimdi savcıya gitsem vergi kaçırdığım için ya tepeme binerse? dertsiz başa dert..." daha yolun başında içine kurt düşüp lanet olsun diyor, işin peşini daha başlamadan bırakıyor.

    Bunun bir de üşenen modelleri var. Yauv şimdi kim uğraşacak, bilgisayarın başından kalk, adliyeye git... Vazgeçiyor.

    Peki konulardaki ortak yargı neden ilk başta farklı? Neden avukata vermek - mahkemeye vermek - savcılığa vermek - karakola gitmek tehditleri havada uçuşuyor? Nedeni basit aslında. Kişiler kendisini dolandıranın genelde korkak, çocuk olduğunu düşünüyor. Tehdit eder, blöf yaparsam paramı geri verir sanıyorlar. Evet, 30-50 TL dolandıran ve genelde sosyal medya işlerinde av arayan; yüksek olasılıkla da -18 olan çocuklar bu tehditlere inanıp korkabilir, iade yapabilir. Ama büyük miktarlarda para dolandıranlar genelde o adliye koridorlarını hatmetmiş, birkaç defa girip çıkmış, en azından mahkemeleri olan, hiçbiri yoksa da soruşturma aşamasında savcı karşısına çıkmış olan insanlar. En basitinden bu forumdaki şikâyet kategorisini düşünürsek, bir dolan-dırıcı; onlarca farklı üyelikle yıllarca birilerini dolandırmış olabiliyor. Bunun çokça örneği var. Bu tip kişiler o tehditleri çok duydukları için kılları kıpırdamıyor.

    Özetle: Hakkınızı arayın, hakkınızı arayın, hakkınızı arayın! Siz hakkınızın peşinden gitmezseniz kimse sizin hakkınızın derdine düşmez.
  • 27-10-2019, 08:02:47
    #5
    Regex adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Ne yazık ki forumdaki çoğu ticaret yapan kişi hukuk konusunda zayıf düzeyde bilgi sahibi ya da hiç bilgisi yok. Bu yüzden çekinceleri oluyor. Mesela en basitinden; savcılığa suç duyurusunda bulunmayı ücretli bir işlem sanıp, dava açmayla karıştıranlar yatsınamayacak kadar fazla. Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulunma işleminin herhangi bir dava harcı ya da gider gerektirmediğini, sadece çıktıların fotokopisi için cebinizden 3-5 kuruş çıkacağını, ceza davalarında kişilerin değil; kamunun, yani devletin dava açabileceğini bilmeyen bu çoğunluk "zaten 3 kuruş dolandırıldım, buna 10 kuruş masraf etmeye değmez" mentalitesinde bir düşünceye girip yolundan dönüyor. Allah'a havale ediyorum, hakkımı diğer dünyada alırım diyor ve kalıyor.

    Ya da vergi hukukuyla ceza hukukunu karıştırıp çorba eden, kulaktan dolma bilgilerle çıkarımlar yapan insanlar var. Adamın şahıs şirketi bile yok diyelim ve dolandırılmış. Diyor ki "ulan ben şimdi savcıya gitsem vergi kaçırdığım için ya tepeme binerse? dertsiz başa dert..." daha yolun başında içine kurt düşüp lanet olsun diyor, işin peşini daha başlamadan bırakıyor.

    Bunun bir de üşenen modelleri var. Yauv şimdi kim uğraşacak, bilgisayarın başından kalk, adliyeye git... Vazgeçiyor.

    Peki konulardaki ortak yargı neden ilk başta farklı? Neden avukata vermek - mahkemeye vermek - savcılığa vermek - karakola gitmek tehditleri havada uçuşuyor? Nedeni basit aslında. Kişiler kendisini dolandıranın genelde korkak, çocuk olduğunu düşünüyor. Tehdit eder, blöf yaparsam paramı geri verir sanıyorlar. Evet, 30-50 TL dolandıran ve genelde sosyal medya işlerinde av arayan; yüksek olasılıkla da -18 olan çocuklar bu tehditlere inanıp korkabilir, iade yapabilir. Ama büyük miktarlarda para dolandıranlar genelde o adliye koridorlarını hatmetmiş, birkaç defa girip çıkmış, en azından mahkemeleri olan, hiçbiri yoksa da soruşturma aşamasında savcı karşısına çıkmış olan insanlar. En basitinden bu forumdaki şikâyet kategorisini düşünürsek, bir dolan-dırıcı; onlarca farklı üyelikle yıllarca birilerini dolandırmış olabiliyor. Bunun çokça örneği var. Bu tip kişiler o tehditleri çok duydukları için kılları kıpırdamıyor.

    Özetle: Hakkınızı arayın, hakkınızı arayın, hakkınızı arayın! Siz hakkınızın peşinden gitmezseniz kimse sizin hakkınızın derdine düşmez.
    Bu kadar akışkan bir üslupla açıkladığınız için elinize sağlık.
  • 27-10-2019, 09:06:52
    #6
    Regex adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Ne yazık ki forumdaki çoğu ticaret yapan kişi hukuk konusunda zayıf düzeyde bilgi sahibi ya da hiç bilgisi yok. Bu yüzden çekinceleri oluyor. Mesela en basitinden; savcılığa suç duyurusunda bulunmayı ücretli bir işlem sanıp, dava açmayla karıştıranlar yatsınamayacak kadar fazla. Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulunma işleminin herhangi bir dava harcı ya da gider gerektirmediğini, sadece çıktıların fotokopisi için cebinizden 3-5 kuruş çıkacağını, ceza davalarında kişilerin değil; kamunun, yani devletin dava açabileceğini bilmeyen bu çoğunluk "zaten 3 kuruş dolandırıldım, buna 10 kuruş masraf etmeye değmez" mentalitesinde bir düşünceye girip yolundan dönüyor. Allah'a havale ediyorum, hakkımı diğer dünyada alırım diyor ve kalıyor.

    Ya da vergi hukukuyla ceza hukukunu karıştırıp çorba eden, kulaktan dolma bilgilerle çıkarımlar yapan insanlar var. Adamın şahıs şirketi bile yok diyelim ve dolandırılmış. Diyor ki "ulan ben şimdi savcıya gitsem vergi kaçırdığım için ya tepeme binerse? dertsiz başa dert..." daha yolun başında içine kurt düşüp lanet olsun diyor, işin peşini daha başlamadan bırakıyor.

    Bunun bir de üşenen modelleri var. Yauv şimdi kim uğraşacak, bilgisayarın başından kalk, adliyeye git... Vazgeçiyor.

    Peki konulardaki ortak yargı neden ilk başta farklı? Neden avukata vermek - mahkemeye vermek - savcılığa vermek - karakola gitmek tehditleri havada uçuşuyor? Nedeni basit aslında. Kişiler kendisini dolandıranın genelde korkak, çocuk olduğunu düşünüyor. Tehdit eder, blöf yaparsam paramı geri verir sanıyorlar. Evet, 30-50 TL dolandıran ve genelde sosyal medya işlerinde av arayan; yüksek olasılıkla da -18 olan çocuklar bu tehditlere inanıp korkabilir, iade yapabilir. Ama büyük miktarlarda para dolandıranlar genelde o adliye koridorlarını hatmetmiş, birkaç defa girip çıkmış, en azından mahkemeleri olan, hiçbiri yoksa da soruşturma aşamasında savcı karşısına çıkmış olan insanlar. En basitinden bu forumdaki şikâyet kategorisini düşünürsek, bir dolan-dırıcı; onlarca farklı üyelikle yıllarca birilerini dolandırmış olabiliyor. Bunun çokça örneği var. Bu tip kişiler o tehditleri çok duydukları için kılları kıpırdamıyor.

    Özetle: Hakkınızı arayın, hakkınızı arayın, hakkınızı arayın! Siz hakkınızın peşinden gitmezseniz kimse sizin hakkınızın derdine düşmez.
    Bastan sona okudum. Ellerine diline sağlık kardesim.
  • 27-10-2019, 11:25:27
    #7
    Üyeliği durduruldu
    Regex adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Ne yazık ki forumdaki çoğu ticaret yapan kişi hukuk konusunda zayıf düzeyde bilgi sahibi ya da hiç bilgisi yok. Bu yüzden çekinceleri oluyor. Mesela en basitinden; savcılığa suç duyurusunda bulunmayı ücretli bir işlem sanıp, dava açmayla karıştıranlar yatsınamayacak kadar fazla. Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulunma işleminin herhangi bir dava harcı ya da gider gerektirmediğini, sadece çıktıların fotokopisi için cebinizden 3-5 kuruş çıkacağını, ceza davalarında kişilerin değil; kamunun, yani devletin dava açabileceğini bilmeyen bu çoğunluk "zaten 3 kuruş dolandırıldım, buna 10 kuruş masraf etmeye değmez" mentalitesinde bir düşünceye girip yolundan dönüyor. Allah'a havale ediyorum, hakkımı diğer dünyada alırım diyor ve kalıyor.

    Ya da vergi hukukuyla ceza hukukunu karıştırıp çorba eden, kulaktan dolma bilgilerle çıkarımlar yapan insanlar var. Adamın şahıs şirketi bile yok diyelim ve dolandırılmış. Diyor ki "ulan ben şimdi savcıya gitsem vergi kaçırdığım için ya tepeme binerse? dertsiz başa dert..." daha yolun başında içine kurt düşüp lanet olsun diyor, işin peşini daha başlamadan bırakıyor.

    Bunun bir de üşenen modelleri var. Yauv şimdi kim uğraşacak, bilgisayarın başından kalk, adliyeye git... Vazgeçiyor.

    Peki konulardaki ortak yargı neden ilk başta farklı? Neden avukata vermek - mahkemeye vermek - savcılığa vermek - karakola gitmek tehditleri havada uçuşuyor? Nedeni basit aslında. Kişiler kendisini dolandıranın genelde korkak, çocuk olduğunu düşünüyor. Tehdit eder, blöf yaparsam paramı geri verir sanıyorlar. Evet, 30-50 TL dolandıran ve genelde sosyal medya işlerinde av arayan; yüksek olasılıkla da -18 olan çocuklar bu tehditlere inanıp korkabilir, iade yapabilir. Ama büyük miktarlarda para dolandıranlar genelde o adliye koridorlarını hatmetmiş, birkaç defa girip çıkmış, en azından mahkemeleri olan, hiçbiri yoksa da soruşturma aşamasında savcı karşısına çıkmış olan insanlar. En basitinden bu forumdaki şikâyet kategorisini düşünürsek, bir dolan-dırıcı; onlarca farklı üyelikle yıllarca birilerini dolandırmış olabiliyor. Bunun çokça örneği var. Bu tip kişiler o tehditleri çok duydukları için kılları kıpırdamıyor.

    Özetle: Hakkınızı arayın, hakkınızı arayın, hakkınızı arayın! Siz hakkınızın peşinden gitmezseniz kimse sizin hakkınızın derdine düşmez.
    Evet Ongun, buda bir bakış açısı. Ve haklı bir bakış açısı. Korkutmak için şu var 10 liralık iş adam netflix üyelik satıyor avukatları var bunlar çok komiğime gidiyor
  • 27-10-2019, 11:29:16
    #8
    Ben iki kere şikayetçi oldum ikisinde de takipsizlik verdiler.
    Tebligatın elime ulaşması geç olduğu için itirazda bulunamadım.
  • 27-10-2019, 13:57:42
    #9
    Peki arkadaşlar, bugüne kadar nitelikli dolandırıcılıktan hapis cezası alan kimse olmadı mı hiç? Bilişim sistemleri aracı kılınarak suç işlendiği için mi takipsizlik kararı veriliyor?