Netflix'ten Türkiye Hazımsızlığı!
49
●2.690
- 16-09-2019, 00:09:49Merak ettiğim, hiç tepki vermeyen insanların resimlerden birinin Erdoğan'a ait oluşu mu? Sadece Atatürk'e ait resim olsa bu tepkiyi vereceğinizi hiç sanmıyorum.
Biz iyi yada kötü milliyetçi insanlarız. Öyle kanadalıya, abd'liye, almana, rusa benzemeyiz. Onlar için bu tarz şeyler sorun olmayabilir ama bizim için sorun arkadaş.
Bazılarının zoruna gitmeyebilir ama benim zoruma gidiyor. İçerde herkes birini eleştirebilir ama ülke dışına adım atıldığında her Türk benim için savunulacak biridir. - 16-09-2019, 09:16:01Burdaki cevap yazmayanlar veya eleştirenlerin asıl sorunları siyasi. Kesinlikle biz diğer toplumlardan farklı olduk ve olmayada devam edeceğiz. Film diye herşeyi yapamazlar, toplumların ahlaki ve milli değerlerine saygısızlık yapacaklar bunun adıda film olacak. Bu filmlerle toplumlara milliyetsizliği ve duyarsızlığı aşılıyorlar.Siyahdenizli adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
- 16-09-2019, 09:31:19Spartacus dizisin de koskoca julian sezara tecavüz ettiller. Ama italyanlar hiç ses çıkarmadı. Belkide biz çok hassasız bilemiyorum.
- 16-09-2019, 09:36:37Yandaş medya böyle haberlere başladıysa yakında netflixin sonuda paypal gibi olur önce karalama sonra saf dışı bırakma...
- 16-09-2019, 09:40:04Ülkemdeki Dizilerde Aile İçi Şiddet, Boşanma, Aldatma, Tecavüz, Daha Sayılacak Yüzlerce Olmaması Gereken Olay Ana Konu Olarak Anlatılırken Biz Yabancı Diziyi Mi Kötülüyoruz.
- 16-09-2019, 10:08:34Ülkemizdeki bu dizilere sebebiyet veren toplumun bozulmasına karşın milyon dolarlar harcayıp film çekenler kimler? Toplumları TV programlarıyla, köşe yazarlar, Filmler, Diziler, Sosyal Medya ve daha sayamayacağımız bir çok şeyle algı operasyonlarıyla yönetmektedirler. Ne ülkemizdeki bu sizin saymış olduklarınızı nede konu içindeki diğer toplumların bizler üzerindeki filmlerle algı operasyonlarını tasvip etmiyoruz. Sessiz kalmaktan bahsedince aklıma osmanlı zamanında yaşanan bir menkıbe geldi ve paylaşmadan edemeyeceğim.TarikYildiz adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Bursa'da Osmanlı zamanında geçen bir menkıbe!
BU ÇEŞMEDEN MÜSLÜMANA SU İÇMEK HARAM!
Vaktiyle Bursa da bir Müslüman, eski adı Yahudilik Yolağzı, bugünkü adı Arap Şükrü olan muhitte çeşme yaptırmış ve başına bir kitabe eklemiş:
Her kula helâl, Müslümana haram!..
Bursa başkent, tabii Osmanlı karışmış, bu nasıl fitnedir diye
Gitmişler kadıya şikâyete, adam yakalanıp yaka-paça huzûra getirilmiş. Bu nasıl fitnedir, dini İslâm, ahalisi Müslüman olan koca devlette sen kalk, hayrattır, sebildir diye çeşme yap, ama suyunu Müslümana yasakla!... Olacak iş midir, nedir sebebi, aklını mı yitirdin?.. diye çıkışmışlar adama. Adam:
- Müsaade buyurun, sebebi vardır, lâkin ispat ister, delil şarttır dedikçe kadı kızmış:
- Ne delili, ne ispatı?.. Sen fitne çıkardın, Müslüman ahâlinin huzurunu kaçırdın, katlin vâciptir! demiş. Demiş ama, bir yandan da merak edermiş:
- Nedir gerekçen?.. diye sormuş. Adam:
- Bir tek Sultana derim diye cevap verince, ortalık yine karışmış. Söz Sultana gitmiş, adam yaka paça saraya götürülmüş Padişah da sinirlenmiş ama, diğer yandan o da meraklanırmış:
- De bakalım ne diyeceksen. Bu nasıl iştir ki, hem çeşmeyi yaparsın, hem de her kula helâl, Müslümana haram yazarsın?.. Adam, başı önünde konuşur:
- Delilim vardır, lâkin ispat ister.
- Ya dediğin gibi sağlam değilse delilin?..
- O zaman boynum, hükme kıldan incedir Sultânım
- Eeee?!..-
Sultânım, herhangi bir havradan (sinagog) rasgele bir hahamı izahsız yaka-paça tutuklayın, bir hafta tutun. Bakın neler olacak Dediği yapılmış adamın. Bütün azınlıklar bir olmuş, başlarında Mûsevîler, ne oluyor, bu ne zulüm?.. Bizim din adamımıza biz kefiliz, ne gerekirse söyleyin yapalım, o masumdur, gerekirse kefalet ödeyelim Çevre ülkelerden bile elçiler gelmiş, elçiler mektup üstüne mektup getirmiş Bir hafta dolunca, adam:
- Sultanım, artık bırakmak zamanıdır demiş. Haham bırakılmış, azınlıklar mutlu, bu sefer Sultana teşekkürler, hediyeler
- Aynı işi herhangi bir kiliseden herhangi bir papaz için yaptırınız Sultanım demiş. Aynı şekilde bir papaz derdest edilip yaka-paça alınmış Pazar ayininden ve aynı tepkiler artarak devam etmiş. Haftası dolunca da serbest bırakılmış. Mutluluk ve sevinç gösterileri daha bir fazlalaşmış, teşekkürler, şükranlar din adamlarına kavuşmanın mutluluğuyla daha bir sarılmışlar birbirlerine Sultan:
- Bitti mi?.. demiş adama.
- Sultânım son bir iş kaldı, sonra hüküm zamanıdır izninizle demiş.
- Şimdi nedir isteğin?..
- Efendim, pâyitahtımız Bursanın en sevilen, âlimini alınız minberinden Adamın dediğini yapmışlar, Ulucâmi imamını Cuma hutbesinin ortasında almışlar, yaka-paça götürmüşler Ve bir ALLAHın kulu çıkıp da, ne oluyor, siz ne yapıyorsunuz?.. Hiç olmazsa vaazı bitene kadar bekleseydiniz, gibi tek bir kelâm etmemiş, imamın peşinden giden, arayan-soran olmamış Geçmiş bir hafta, Nerde imam diye gelen-giden yok!.. Halk hâlinden memnun, başlamış bir dedikodu, o geçen hafta tutuklanan koca âlim için:
- Biz de onu adam bilmiş, hoca bellemiştik
- Kim bilir ne suç etti de tevkif edildi!..
- Vah vaah!.. Acırım arkasında kıldığım namazlara
- Sorma, sorma
Padişah, kadı ve adam izliyorlarmış olup-bitenleri. Sonunda Padişah çeşmeyi yaptırana sormuş:
- Eee, ne olacak şimdi?.. Adam:
- Bırakma zamanıdır. Bir de özür dileyip helâllik almak lâzımdır hocadan. Haklısın demiş padişah, denilenin yapılması için emir buyurmuş ve adama dönmüş. Adam başı önünde konuşmuş:
- Ey büyük Sultânım, siz irade buyurunuz lütfen, böyle Müslümanlara su helâl edilir mi?..
Sultan acı acı tebessüm etmiş:
- Hava bile haram, hava bile!.. demiş..