Aslında kanıksamak denilen hastalık yüzünden farkında değiliz. Hayatın çok kısa bir zaman çizgisi olduğunun.
Farkında olmadığımız için hiç bitmeyecekmiş gibi boşa harcıyoruz.
"Zaman geçmiyo bee" diyen birini görünce meşe sopasıyla bi güzel dövesim geliyor.
Hayat bitiyor hayat, tükeniyoruz. Sen de zaman geçmiyor diyorsun.
Yıllar yıllar önce bir an için tuhaf bir şeyler hissettim. Tanımlaması yok. Anlatmak mümkün değil. Ellerime kollarıma vücuduma bakıyorum, aynaya bakıyorum. Neyiz l.a.n biz, neyiz? Et mi, hayvan mı, uzaylı mı? Nerede geldik nereye gidiyoruz?
Bundan yaklaşık 20 yıl önce bir kyk öğrenci yurdundayım. 300m ileride bir lunapark. Lunaparkta müzik çalıyor. Başlıktaki hüzüntü ne demek merak ettin mi ey okuyucu. George Michael - Careless Whisper, gözlerini kapat ve dinle.
Şarkı o dönem için bile nostaljiydi, çıkış yılı 1984. Yıl olmuş 1998. Şarkıyı dinlerken tuhaf hisler içine giriyor insan. Gerçi sözlerini pek anlamadım. Sadece müzik, sihir gibi etkiliyor insanı. Hangi şarkının sözlerini anlıyoruz ki? Birçok tanınmış şarkının sözlerine baktığımda şaşırıyorum. Hiç alakası yok gibi. Oysa müziği dinlerken ne kadar farklı şeyler hissediyoruz. Bir de video klipler var ki. Onlar zaten ne sözlerle ne de müzikle alakalı. Neyse...
Hayatın içinde yuvarlanıp gidiyoruz. Birçok iyi ve kötü tiyatro sahnesinde rol alıyoruz. Zaman akıp geçiyor. Bir insan öldüğünde tuhaf oluyoruz. Ne yani bitti mi? Bir gün biz de yok olup gideceğiz.
Hayat ne acayip bir şey. 2006 yılında dindar bir müslüman olarak yaşamaya karar verdim. Aklımdaki bir sürü boşlukları inançla ancak doldurabildim, bazı soruların cevaplarını orada bulabildim. Herkesin bir hayatı var, herkesin bir seçimi. Herkes kendi rolünü yazıyor ve oynuyor. Sahne elverdiği kadarıyla tabii ki.
Bugün 42 yaşındayım. Üniversiteyi bitirdiğim gün doğmuş olsaydım bugün üniversite bitirmiş 21 yaşında bir genç olacaktım.
Hayat çok tuhaf bir şey. Geçip giden zaman. Boş laflar boş hayatlar boş insanlar. 42 yıllık hayatım bomboş gibi görüyorum.
Hayatta onca güzellik, onca iyilik, onca okunacak kitap, onca güzel müzik ve film , onca gidilecek şehir var. Bizler ise zombi gibi yaşıyoruz.
Birbirimizi normal görüyoruz. kendimizi de başkalarına güzel gösteriyoruz. Ama aslında çoğumuz zombiyiz. Dedikoducu, kıskanç, kindar, hesapçı,... Küçük hesaplar küçük kazançlar için birbirimizi harcıyoruz. Ömürlerimizi tüketiyoruz.
Çevremizdeki ağaçların ne kadar güzel olduğunu farkedemiyoruz. Oysa dalından kopup düşen yaprakta bile bir ahenk var. Onda bile bir güzellik. oysa bizler birer birer kendi dallarımızdan kopup düşüyoruz. Ve dünyanın en çirkin resmini yapmak için birbirimizle yarışıyoruz.
Herkesin huyu karakteri başkadır. Ben de biraz asık suratlıyım. Birçokları da güler yüzlü olur. Bazıları bana sorar neden asık suratlısın diye. neden gülmüyorsun diye. Sanki hepimiz birbirimize zehir etmiyoruz hayatı.
Kainattaki muhteşem güzellikleri göremediğimiz her an zarardayız. Ve ömrümüzün çoğu bu zararla geçiyor. Bu mahrumiyeti küçük sentetik bayağı ucuz yapay yapmacık zevklerle geçiştirmeye çalışıyoruz. Sahte renkler sahte ışıklar sahte lezzetlerle kendimize sahte birer mutluluk enjekte ediyoruz. Ve sonunda sahte gülüşler.
https://www.youtube.com/watch?v=QwMK8JVWkBE
Hüzüntü...
8
●221
- 20-08-2019, 22:44:40Gece okuyacağım ama, başlığa takılıp tdk ya bile baktım.
Umarım tüm büyüyü bozmamışımdır ama, üzüntü ile hüzün ayrı şeyler. Hüzüntü diye birşey yok sanırım.
- 20-08-2019, 23:21:59Üyeliği durdurulduTDKda yok hocam. Ben yıllar önce ürettim zannettim, benden önce kullanan da olmuş.AlperDemircan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Bazı saksafon tınıları penthouse müziklerine benziyor. Oradan benzetme yapmıştır.webtrorg adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle - 20-08-2019, 23:39:00Hocam inan aynı şeyleri düşünüyoruz.Yazıyı ilk gördüğümde uzun olduğunu okumak istemediğimi hissettim.Ama sonra biraz başlayınca ortalarında umarım çok uzundur dedim
Yazı da bitti sonuçta yani hocam ... 22 yaşımdayken inanılmaz bir depresyona girmiştim.En sonunda bir gün kendime şunu dediğimi hatırlıyorum "ya hemen kalkıp intihar et ya da yapmayacaksan bu hayatta olabildiğince zevk almaya,bir şeyler üretmeye çalış"demiştim
Yaklaşık 100 milyar insan yaşayıp öldü.Ufacık değersiz gibiyiz gerçekten de..
- 20-08-2019, 23:58:12Üyeliği durdurulduUzun yazı okumayı ben de sevmem, yazmayı da. Ama bir şey anlatırken başka bir şeylere de değinmek gerekiyor. Mecburen daldan dala atlamalar, örnek vermeler yaptım.SeToKaiBa adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Umarım tüm büyüyü bozmamışımdır ama, üzüntü ile hüzün ayrı şeyler. Hüzüntü diye birşey yok sanırım.