• 20-07-2019, 14:01:34
    #28
    Misafir
    EcLeL adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Olaya farklı bir bakış açısı getireyim o zaman, daha fazla ülkemin kötülenmesini istemiyorum çünkü;
    Avrupa'ya beyin göçü olarak giden Türkler, Avrupa'ya fayda sağlayabilecek insanlar tası tarağı toplayıp gidiyor.
    Ve bunları Avrupa kabul ediyor....

    Siz ne kadar vasıflısınız? Siz Avrupa standartlarında yaşayabilecek kalitede birisi misiniz?
    Avrupalıya göre değilsiniz sanırım. Ama olan TÜRKLER var ki orada yaşıyorlar. Mesele coğrafya, etnik kimlik falan değil beyinde hocam bireyde.
    Ülkeyi kötülemek ve eleştirmek arasında ince bir çizgi vardır, gerçekleri konuştuğum için bunun adı kötülemek değil eleştiri olur. Sizin ortada bir sorun görmemenize çok şaşırıyorum aslında. Normal bir ülkede yaşanmayacak olaylar yaşanırken siz körü körüne savunma peşindesiniz ülke perişan halde hala ülkenin kötülenmesini istemiyorum diye yazıyorsunuz biraz objektif yorum yapın lütfen.

    Geçen gün 15 Temmuz konusunda biri benim dini inancımı sormuştu siz de bu konuda benim vasıflı olup olmadığımı soruyorsunuz yine konuyla alakası olmadığı halde cevap vereyim; yurt dışını görmüş ve orada rahatlıkla iş sahibi olabilecek biriyim.
  • 20-07-2019, 14:08:03
    #29
    Bu işin doğrudan din ile alakası yok mesele tamamen ekonomik.
    Bu konular ağır konular. Yaşı ufak kardeşlerimiz bile kesin biliyormuş gibi yorum yapıyorlar.
    Türkiye Yunanistan gibi 10 milyonluk bir ülke olsaydı çoktan girmiştik.
    Avrupa Birliği diye bir şey yoktur. Almanya İngiltere, Fransa ve İtalya vardır.
    Şimdi İngiltere çıktı, konu Almanya, İtalya ve Fransa kaldı. Bu 3 ülkenin nüfusu Avrupa Birliği'nin yarısını oluşturur.
    Üç ülke de sistemlerine entegre olmamakta direnen bir müslüman azınlık ile uğraşıyorlar.
    İkisi de kaçak müslüman göçü problemi ile sorun yaşıyorlar.
    Diğer Avrupa ülkeleri hikayedir, 28 ülkede 17'sinin nüfusu 10 milyonun altındadır, 10 ülkenin nüfusu ise 5 milyonun altındadır.

    Şimdi gelelim bizim almamalarının asıl nedenine.
    Türkiye'nin nüfusu 80 milyon.
    Bizi Avrupa Birliğine alırlarsa 82 milyonluk Almanya'dan sonra en büyük ikinci ülke olacağız ve Avrupa Parlementosunda en çok vekili bulunan 2. ülke olacağız.
    Hatta 10 sene içinde sebil gibi göçmenlere vatandaşlık verip 3 çocuk yaparak Almanya'yı da geçebiliriz.
    Bu ne demek? Avrupa Birliği parlementosunun baskın gücü Türk vekiller olacak.
    Çıkan yasaları, verilecek kaynakları belirlemede biz baş aktör olacağız.
    Nüfusu ve avrupa parlementosunda temsili fazla olan Türkiye'ye daha fazla AB kaynağı gelecek.
    Yani senin ülken Avrupa'nın en fakir ülkelerinden biri iken, aktarılan kaynakların en çoğunu alacak çıkarılacak düzenlemelerin karar vericilerinden olacak.

    Yani iş tamamen ekonomik. Eğer biz 10-15 milyonluk bir ülke olsaydık belki de 20 senedir Avrupa Birliğinde olacaktık.

    Siz Suriye'liler için ne düşünüyorsanız, Avrupalılar da sizin için aynısını düşünüyor.
    Siz Suriyelilere savaştan kaçan, memeleketi için savaşmayan boş beleş eğitimsiz adamlar olarak görüyorsunuz.
    Memleketinde kalıp savaşıp memleketini kurtarmalıydı diyorsunuz.
    Avrupalılar da aynısını bizim için söylüyorlar.
    Bizim atalarımız bilimsel gelişmeler, sanayi devrimini yapıp zenginleşirken sizin atalarınız tembellik yaptı,
    Avrupa Birliğine gelip bizim zenginliklerimizi alamazsınız, önce kendi memleketinizde çalışıp zenginleşin sonra gelin diyorlar.
    Türkiye'de kişi başı gsmh 30 bin dolar olsaydı bize davetiye gönderirlerdi, siz üye olun her şehre bedava cami yaparız derlerdi.

    Bu iş tamamen ekonomik. Avrupa Birliği Türkiye gibi büyük bir ülkeyi asla alamaz.
    Baskı kurabileceği, parlementoda tek başına hiç bir işe yaramayacak 3-5 milyonluk ülkeleri alarak pazar ve iş gücünü genişletmeye devam eder.
    Türkiye için Avrupa Birliğine girmek bir hedef değildir.
    Türkiye için hedef Muassır Medeniyetler seviyesini yakalamaktır.
    Yani Avrupa Birliğine gireceğiz diye uğraşmasaydık bugün hala polisin gözaltında kaybettiği adamları konuşurduk.
    Avrupa Birliği düzenlemeleri ve yasaları çağdaş hukuk ve medeniyet ilkelerine göre yapılıyor.
    Sen bizim devlete hükümete böyle bir hedef koymazsan, sana hiç bir zaman çağdaş hukuk ve medeniyet ilkelerine uygun yasa yapmazlar.

    Avrupa Birliğine girmenin tek yolu var.
    Her türk kendine avrupa birliğinden bir eş alır.
    Bir gün bakarsınız ülkenin %70'inin avrupa birliği pasaportu var.
    O zaman bizi alırlar.
    Yani ülkece girmek mümkün değil, tek tek girmek lazım )))
  • 20-07-2019, 14:16:12
    #30
    Laniakea adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Ülkeyi kötülemek ve eleştirmek arasında ince bir çizgi vardır, gerçekleri konuştuğum için bunun adı kötülemek değil eleştiri olur. Sizin ortada bir sorun görmemenize çok şaşırıyorum aslında. Normal bir ülkede yaşanmayacak olaylar yaşanırken siz körü körüne savunma peşindesiniz ülke perişan halde hala ülkenin kötülenmesini istemiyorum diye yazıyorsunuz biraz objektif yorum yapın lütfen.

    Geçen gün 15 Temmuz konusunda biri benim dini inancımı sormuştu siz de bu konuda benim vasıflı olup olmadığımı soruyorsunuz yine konuyla alakası olmadığı halde cevap vereyim; yurt dışını görmüş ve orada rahatlıkla iş sahibi olabilecek biriyim.
    Siz öyle yapıyorsunuz siz böyle yapıyorsunuz diyerek hakkımda ne güzel yargılar edinmişsiniz, attığım 2 adet mesaj ile.
    Toplumsal ahlak, adalet, eğitim, sanayi, siyaset hepsi çökmüş durumda. Bunları görmeyenin ya çıkarları vardır ya kördür.

    Eleştirmek ile kötülemek arasında ince bir çizgi var doğru, fakat siz bunu kötülemeye kaçırıyorsunuz.. Bunu burada söylediğiniz cümlelerden çıkarmıyorum. Açtığınız veya yazdığınız konu/mesajlar zaten apaçık gösteriyor.

    Şöyle söyleyeyim kısaca,
    Allah o günleri göstermesin ama...
    Tayip Tayip bum bum, Almanya çuk güzeeel. Diyenler olmak bir seçim, ama kalıp savaşmak daha şerefli.
    Esad Esad bum bum Türkiye çuk güzel diyenleri görüyoruz, onlar rahat ama bize bela....

    Bu konu ile doğrudan alakası var, yaşadığınız ülke şartlarının üzerinde bir birey olmalısınız ki yaşadığınız ülkeyi sevmeyerek refah seviyesi daha üstün ülkelere gitmeyi aklınızdan çıkaramıyorsunuz.
    Ne mutlu size, umarım istediğiniz ülkede hayalini kurduğunuz hayatı yaşayabilirsiniz.
  • 20-07-2019, 14:58:17
    #31
    Misafir
    EcLeL adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Siz öyle yapıyorsunuz siz böyle yapıyorsunuz diyerek hakkımda ne güzel yargılar edinmişsiniz, attığım 2 adet mesaj ile.
    Toplumsal ahlak, adalet, eğitim, sanayi, siyaset hepsi çökmüş durumda. Bunları görmeyenin ya çıkarları vardır ya kördür.

    Eleştirmek ile kötülemek arasında ince bir çizgi var doğru, fakat siz bunu kötülemeye kaçırıyorsunuz.. Bunu burada söylediğiniz cümlelerden çıkarmıyorum. Açtığınız veya yazdığınız konu/mesajlar zaten apaçık gösteriyor.

    Şöyle söyleyeyim kısaca,
    Allah o günleri göstermesin ama...
    Tayip Tayip bum bum, Almanya çuk güzeeel. Diyenler olmak bir seçim, ama kalıp savaşmak daha şerefli.
    Esad Esad bum bum Türkiye çuk güzel diyenleri görüyoruz, onlar rahat ama bize bela....

    Bu konu ile doğrudan alakası var, yaşadığınız ülke şartlarının üzerinde bir birey olmalısınız ki yaşadığınız ülkeyi sevmeyerek refah seviyesi daha üstün ülkelere gitmeyi aklınızdan çıkaramıyorsunuz.
    Ne mutlu size, umarım istediğiniz ülkede hayalini kurduğunuz hayatı yaşayabilirsiniz.
    Objektif yorumunuz için teşekkürler. Yorumunuzun çoğunluğuna katıldım fakat ben ülkemi kötülemiyorum ülkeyi kötülemek vatan hainliğine girer belki yanlış anladınız beni. Az önce bir haber okudum "Reis bizi Afrin'e götür" sloganının mücidi bedelli yapmış gelmiş şunu demek istiyorum böyle adamların yığınla olduğu ülkede kimin gerçek vatansever olduğunu sözlerle değil icraat ile anlayabiliriz biz ülkemizi yurt dışına gitsek bile savunmasını biliriz.

    Umarim sizde mutlu ve sağlıklı hayat yaşarsınız iyi günler dilerim.
    • BurakKeskin
    BurakKeskin bunu beğendi.
    1 kişi bunu beğendi.
  • 20-07-2019, 16:00:15
    #32
    Kurumsal PLUS
    Bizim çok istememiz
  • 20-07-2019, 20:46:38
    #33
    Gltekin adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Müslümanlık ve Türk olmakta var. Ancak gelişmiş ve çok zengin bir ülke olsaydık Müslümanlık ve Türk olmamızın bir önemi olmayacaktı. Sonuçta onlar için her şey para. Ayrıca adamlar Romanya, Bulgaristan gibi gelişmemiş ülkeleri alınca nasıl ülkelerinin dengesinin bozulduğunu gördüler. Bugün Almanya veya Fransa'nın büyük şehirlerine giderseniz (Hırsızlık, dilencilik vb. olaylardaki büyük artışlar) ne demek istediğimi anlayacaksınız.
    Fransa Almanya İngiltere son aldığım duyumlara göre yeni birlik kuracaklarmış, Fransa ve Almanya'da Avrupa birliğinden ayrılıp bu birliğe katılacaklarmış
  • 20-07-2019, 21:01:45
    #34
    Kimlik doğrulama veya yönetimden onay bekliyor.
    Avrupa birliğine girmemiz için terörle ilgili yasaların hafifletilmesini istiyorlar. bunları hafifletirsek bence yarardan cok zarar görürüz.
  • 20-07-2019, 22:28:36
    #35
    Laniakea adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle

    https://youtu.be/ZeYJtvDr2MY



    https://youtu.be/g2Q--n5JFl8



    https://youtu.be/bJ43eMIftXs


    Huzurlarının bozulmasını istemedikleri için olabilir mi? Kurunun yanında yaş da yanar.
    Yaniliyorsunuz.
    Bu videodaki tipler avrupa icin sorun teskil etmiyor.
    Hatta ciddi bir gelir kapisi.

    Dügün konvoyu yaptiklari ve korna caldiklari icin arkadasimin basina gelenleri anlatayim.
    Konvoydaki tüm sürücülerin ehliyetler iptal edildi.
    Tüm arac sahiplerinin gelir durumlari soruldu ve gelirlerine göre ceza kesildi.
    Arkadasim 2200 net aliyor, 6bin kesmisler.
    Ticaretle ugrasan var ona 10binden fazla.
    Avrupa'da Cezada da adalet var.
    Aman öderim ne olacak diyecegi rakamlar olmuyor, arkadasinki 3 maasa denk geliyorsa tüccarin da 3 aylik gelirine esitliyorlar en kücük cezayi, ödeyenin cani yaniyor.
    Araclara el koyarak parka cekmisler, araclar 2 hafta sonra geri verildi ancak 400 Euro cekme ücreti + bekledigi her gün icin ayri ücret var.
    Simdi bizim arkadasa ortalama 8-10bin e patlamis oldu ama cektigi bitmedi.
    ehliyeti almadan önce idioten test'e girecek.
    Yani psikologlara görünüp "geri zekali olmadigini" ispat etmek zorunda.
    Üzerine ehliyet masrafi da eklenince, ki bu rakam bütcesinden eksildigi icin 1 seneden fazla calisip biriktirmeli.
    Ceza caydirici olunca, bir dahaki sefere kornaya eli uzanmiyor adamin.

    Buraya kadarki bilgi senin düsüncenin yanlis oldugunu göstermek icindi.
    Kurtlari iki haftada kuzu ederler Avrupa'da.
    Üstelik elin kolun baglanir, herkes de sistemi hakli bulur, poponun üstüne oturur kalirsin.

    Simdi gelelim gercekten neden istemediklerine
    Avrupa 2. Dünya savasi sonrasi vasifsiz is gücüne ihtiyac duyuyormus.
    Vasifli elemanlari var, mimar, mühendis, doktor vs. hersey var, eksik olan sanayi devriminden sonra "vasifsiz isci"
    Bu sebeple Italya, Türkiye, Arap Ülkeleri gibi ülkelerden vasifsiz isci getirmisler.
    Üstelik bunlar getirdildigi dönem "misafir isci" olarak adlandirilmis ve sisteme entegre olmalari icin birsey yapilmamis.
    Ne dil ögreten olmus, ne de sistemin nasil isledigini ögreten.

    Sahsen tanistigim biri anlatmisti, almanyaya ilk geldiginde 1,5 yil yemekleri tuzsuz yemisler arkadaslariyla birlikte
    cünkü o dönem Türkiye'de cuval icinde kiloyla satilan tuzun kagit paketler icinde paketlenmis satilabilecegine inanmamislar.

    Durum bu derece vahimken buraya gelen ilk neslin cocuklari olmaya baslamis.
    Bu dogan cocuklar da teoride "misafir" olan ilk kusagin geri dönmesini engelleyen en büyük unsur olmus.
    Cünkü zamaninda köyünden kalkip gelenler köye dönerse cocuklari ve belki torunlarini burada birakmis olacak.
    Bu sebeple halen yaslilar Türkiye'ye geri dönüs yapmakta zorlanirlar.

    Egitilmeyen, entegre edilmeyen birinci jenerasyondan sonra üzerine Avrupa'da dogup büyümesine ragmen sisteme entegre olamayan(veya olmak istemeyen) ikinci nesil ortaya cikiyor. Evde konusulan dil türkce (siveyle) disarida hayat yabanci dilde derken zamanla ailelerinden utanan bir jenerasyona dönüsüyor ancak sisteme entegre oldugunda türkler tarafindan "almanlasmak" /"ingilizlesmek" adiyla elestiriliriliyor. Zamanlar belirli yasadisi sektörlerin bizim milletin eline gecmesi ve avrupalilara göre daha fazla duygusal / fiziksel siddet iceren yasam tarzimiz avrupa medyasinin bilincli ve sistematik yaptigi haberlerle güzelce süslenerek servis ediliyor ve ortaya daha az gelismis, ilkel, uyumsuz bir profil cikiyor.

    Benim Avrupa'da yasamaya basladigim ilk yillarda özellikle Türkiye'den gelen ve kismen de burada yetismis akademisyenlerin daha ön plana cikmasiyla bu imaj degismeye baslamisti. Türklerin adi artik pozitif konularla anilmaya baslamisti ki, ortadogudaki sorunlar sonucu cikan mülteci kriziyle tarihte hic olmadigi kadar kötü duruma geldi.
    Simdi Türkiye'de biz ayrismaya bayildigimiz icin ben Türk, sen kürt, o laz bu arap falan diyoruz ama Avrupa ülkelerinde esmer, koyu tenli (sarisin olmayan) herkesten Türk diye bahsediliyor. Romanyadan gelen bizzat avrupali olanlarin yaptigi rezillikler de Türklerin hanesine yaziliyor, son dönemde gelen suriyelilerin yaptiklari da.

    Bunlarin üzerine siyasi gelismeler de eklenince Avrupa bizi istemiyor diyoruz.
    Ben söyle oldugunu düsünüyorum.
    Avrupali bizi istiyor ama AB üyesi olarak degil ortadogu ve arap ülkelerindeki gibi kolay yönetilecek bir rejimle yönetilen bicimde olmamiz onlarin isini kolaylastiriyor.
    Bu konuda da son derece basarili sekilde calismalarini sürdürdüklerine inaniyorum, yazik ki hizla o hale dönüsüyoruz.
    Aradan 50 yil gecince kimse su andaki isimleri, insanlari hatirlamayacak.
    Ama su an yapilanlar cocuklarimizi ve torunlarimizi bagliyor olacak.

    Bir de tersinden bakalim, biz AB ülkesi olsak Türkiye'ye ne faydasi olur?
    Hic. Kocaman bir hic.
    AB düsündügünüz gibi ekonomik ferahlik falan getirmiyor.
    Inanmayan yunanistana baksin, bulgaristan, romanya, cek cumhuriyeti...
    hepsinin durumu icler acisi.

    Bir isyerimde cocuklara yönelik bir hizmet veriyoruz ve velileri kayit icin geldiginde sohbet de ediyoruz.
    Tabi verdigimiz hizmetin ücretini devlet ödeyecegi icin birkac form doldurulmasi gerekiyor.
    O anda velilerin is ve gelir durumlarini da ögrenmis oluyoruz ister istemez.

    Adi yunan ismini andiran bir bayan kayit olmaya geldiginde bir firmada sigortali "hayat kadini" olarak calistigini beyan etti.
    (Simdi ne diyorsun sen diyenlr olabilir, burada normal meslek arkadaslar, sigortasi yatar, vergisini de alirlar, izin verilmis durumda)
    Tabi bunu duyunca insanin ici aciyor, yalniz bir anne cocuguna bakmak icin calisiyor. Neden bu isi yapiyorsunuz diyemedim de, neden Almanyada yasiyorsunuz diyebildim.
    Yunanistanda benim meslegimle karin doyurmak bile mümkün degil artik, o bile para etmiyor demisti.

    Simdi AB'ye girince hersey cok iyi olacak sananlar reklamlari izlemisler.
    Su an herkesin karsi oldugu AMERIGA yerine AB'ne girince verdigi paraya karsi ALMANYA, FRANSA, INGILTERE cörekleniyor kaynaklarin basina, insanlarini ucuz isci olarak calistirip üretimin angarya kismini yaptiriyor, sonra dönüp sana pahali fiyattan ürünleri satiyor.
    Biraz okuyup inceleyen, arastiran herkes bu söylediklerimi kolayca görebilir.

    Peki nedir cözüm?
    Üretmek, üretmek, üretmek.
    Katma degerli ürünler / hizmetler üretmek.

    Biraz uzun oldu hakkinizi helal edin.
    Allah sonumuzu hayretsin.
  • 21-07-2019, 00:27:21
    #36
    Videolardan bitanesi Ünal Turan, Harun Taştan'a ait bizzat bu konuyu Binali Yıldırım'a taşımış birisidir.

    Bilmeyenler için;

    https://www.instagram.com/p/BsTBp9Wn0Z5/