• 05-05-2019, 03:50:32
    #1
    Üyeliği durduruldu
    Merhaba,
    Yaklaşık dört yıl önce başıma gelen bir iş bulma öykümü sizlerle paylaşmak istiyorum. Bunun sebebi de aradan dört yıl geçmesine rağmen bu hikayemin baş kahramanlarının hala böyle ilanlar vererek kendilerine yeni "av" aramaları...

    Yıl 2000; Ben ekonomik zorluklardan dolayı üniversiteyi bırakmış, kendime güzel bir iş arıyordum. Bir gün şöyle bir ilanla karşılaştım;

    "Amerika'da gemilerde garson veya fotoğrafçı olarak çalışarak ayda 3000 USD kazanma fırsatı! Deneyim şart değil sadece gerekli olan ingilizce bilgisidir."

    Oh ne ala!, üniversiteyi terketmeden hazırlık da okumuştum..”iki yıl çalışsam bir ev alırım herhalde” diye düşündüm ve bir CV yolladım.

    Beni birkaç gün sonra bir beyefendi aradı ve görüşmemiz gerektiğini, telefonda detay veremeyeceğini söyledi. (Daha sonra bu beyefendi'yi tanıyınca aslında bu kısa telefon görüşmesinin sebebinin bu beyefendinin küçücük bir telefon parasını bile hesaplamış olması olduğu gerçeğini öğrendim. Evet! Belki de inanması zor ama gerçek!!!! ) Ofisine gittim. Ben aslında fotoğrafçı olursam daha mutlu çalışabileceğimden bahsettiysem de asıl amacımın kısa zamanda para biriktirmek olduğunu anlayan sevgili işverenim beni, bir şekilde garson olarak gitmeye ikna etti... (Daha sonraları bunun asıl nedeninin de gemiye gönderdiği garson başına aldığı komisyonun fotoğrafçıya oranla daha fazla olduğunu öğrendim!) Ee, peki nasıl olacak deneyimim yok artı, üniversiteyi de terk ettim maddi zorluklar nedeniyle filan desem de, her şeyi halledeceğini, işin o kısmıyla kendi ilgileneceğini söyledi.. Adama bütün samimiyetimle soruyorum; gerçekten 3000 USD kazanabilecek miyim?

    "Tabii, yeter ki iste zaten 1000 USD maaşın var geriye kalanı da senin performansınla orantılı olacak bahşişlerden oluşuyor" dedi.

    Vay be rahmetli babam bile 3000 USD ı kaç ayda kazanıyordu???? Fakat bu arada sevgili işverenim işin yoruculuğundan filan bahsetmeyi de ihmal etmiyor hani.. 12 saat 7 gün çalışacağımı ve restoranda çalışmanın zor olduğundan ara ara bahsediyor tabii... (Ne iyi bi ağabey!) Daha ilk gittiğim gün yalap sap ingilizcesiyle bana bir iki bir şey sordu ve yeterli olduğuma da oracıkta karar verdi tabi... OHHHH! iş buldum, sefam olsun.. Hem de çok kazanacağım, çoookkk!!!

    Ben tam çıkmak üzereyim, bana dedi ki;

    "haa! bu arada ben burada turizm deneyimi olmayan arkadaşlara eğitim veriyorum ki, mulakatta Amerika’dan gelecek olan Recruitment Specialist'e mahcup olmasınlar, onların da şansı olsun.."

    AAA!! Ne kadar iyi diyorum tabii ki ben..

    "Ama ilk önce su kitapçığı alman lazım bunun içinde şarap, yemek ve soslar anlatılıyor, bak"

    diye uzattı elime bir tane. Güzelmiş dedim, o kitap (çık) için 20 milyon TL istedi benden... O anda aklımdan gecenler "eh canım kaz gelicek yerden tavuk esirgenmez, nolur ki sanki, o adamcağız da para kazanıcak bir şekilde... Verdim parayı cumartesi eğitimlere başlamak için ofisinde sözleştik.....

    Cumartesi eğitime gittim, benim gibi umutları olan gençler heyecanla ağabeylerini dinliyorlar, ondan gemiye gidebilmenin 3 altın kuralını öğreniyorlardı. Dersin sonunda sevgili ağabeyimiz beni odasına çağırdı ve bu eğitimin 350 Dolar olduğunu söyledi.. Açıkçası birden şaşırdım ama sonra zaten bu eğitimin bedelsiz olması tuhaf olurdu diye düşündüm. 350 USD da iyi para napsam, kimden borç alsam diye düşünürken anneme bunu soyleyemeden dayımdan borç aldım ve bunu gemiye gider gitmez göndereceğime söz verdim...

    5 Hafta bitti, insanlarda bir heyecan, gerilim, acaba Amerikalı Recruitment Specialist bizi gemide garson olmaya yeterli bulacak mı... ? Mülakat günü yaklaştıkça bu heyecan bende de daha çok arttı çünkü hayatımda hiç büyük servis tepsisi görmemiştim bile... Diğerleri deneyimli en azından... Ama Allahtan altın kalpli ağabey bana 3 adet kapı gibi referans ayarlıyor, kendim bile inanamıyorum.. hem de böyle antetli kağıda filan yani.. Aaa.. Bir de bakmışım ki Ankara Hilton’da ben 1 yıldır garsonluk yapıyorum.. Walla ben bile inandım yani... İki tane daha vardı sanırım İstanbul the Marmara biri de Kemerde bir tatil koyu... Nerden baksan meslekte 4 yılım var, tabii eğitimler de bunu destekliyor, oldu mu size deneyimli, referanslı, bir garson!!! Amerikalı beni almasın da kimi alsın di mi Bu arada bu işveren beyefendiye ağabey filan demeye başladım, samimi olduk yani.. Eh, o kadar sahte evrak düzenlemeye teşvik etti beni .... Bu arada da bu evrak kıyağını unutmamamı söylüyor yani diğer deneyimsiz adaylardan ücret almış da beni sevdiğinden kıyak yapmış yani... Ne iyi adam..

    Mülakat günü geldi çattı... Amerikalıyla görüşmek için İstanbul’da bir otel ayarlanmış. E tabiiki otobüsü bu abi organize ediyo, başka şekilde gidemezsin İstanbula, gitsen bile o ayırtılan otobüsün parasını vericeksin yani kaçarı yok... Neyse canım kaz gelicek ya, tavuğu esirgemenin vakti diil.. zaten birkac milyon bu daha pahalı, olsun.. birbirimizi kırmayalım.. Gemiye gidince ailem de rahat edicek ben de.. Yolda yine para toplanıyor... Ne parası, diye soruyorum. Mülakatı yapacak Amerikalıya hediye alınacakmış, Amerikalılar çok severmiş böyle jestleri.. Neyse canım 20 milyon değil mi, sırf işe alsın da... Mülakatın detaylı anlatılacak bir şeyi yok açıkçası.. Amerikalıya o otellerde çalıştığımı ve bu işi sevdiğimi söylüyorum. O da inanıyor bana, alıyor beni işe!!!! Tamam artık sıkıntılar geride kaldı.. Artık dönme vakti eve, annemi arıyorum, dayımı arıyorum... Otobüsle dönerken bir hesap numarası veriyor abimiz ve pazartesi hesabında 600 USD görmek istediğini söylüyor. Öhö Öhö 600 USD mi? Nerden bulayım ben o parayı, napıcam? Ne için diye soruyorum, cevap pek tatmin edici değil ama napalim yüzdük artık kuyruğuna geldik pes edilmez ki.... Sağlık raporu ve vize parası.. Vize parası mi? Vizeyi kendimiz almıycaz mı diye soruyorum, cevap tabiiki de HAYIR!!! E sağlık raporu da 10 milyon mu neydi ben ehliyeti aldığımda.. Neyse, ben altı saatimi yolda parayı nasıl bulacağımı düşünürken varıyoruz Ankara’ya.. Bu arada herkeste bir dedikodu aslında Amerikalıya hediye filan alınmamış diye.. Neyse canım, kazanıcam ya ayda 3000 USD!

    Birkaç gün sonra gidiyorum sağlık raporu almaya hastaneye, walla 600 USDlik pek bişey yok yirmi dakika surdu sürmedi yani...(Dayımdan borç alıp verdim yine abimize) Bu arada pasaport çıkarttırıyorum filan, gitme vakti yakın tabii... Heyecanla haber bekliyorum, gemiye garson isteyecekler, bu abi de beni arayıp gönderecek hemen beni gemiye.heyecanla beklediğim telefon en sonunda geliyor ve “beni ara konuşmamız lazım” diyor abi ve suratıma kapatıyor, artık bu kadarı da fazla neyse canım köprüyü geçmeye ne kaldı... Arıyorum tabi, heyecanlı bir ses

    "müjdemi isterim gemiye eleman istediler ama bana 50 milyonluk çarşıdan çek getirmen gerek" diyor;

    artık iyice geriliyorum .... Bu kadarını da beklemem yani kimseden, ne kadar ayıp.. Adam bariz bir şekilde hediye istiyor ya, saka gibi.. Az kaldı, az kaldı, az kaldı diye avutuyorum kendimi. Aldım çekimi gittim ofisine.. hemen vize almamız gerektiğini söylüyor, bir kaç gün sonra davet mektubuyla birlikte konsolosluğa gitmem gerektiğinden filan bahsediyor. Bu arada sezon turist sezonu tabii, uçak biletleri pahalı eh, ben de miamiye aktarmalı gidicem ne de olsa.. 1000 USD hazır et cumaya kadar, İstanbul’daki ofisten sana bilet ayarlayacaklar.. 1000 USD çok pahalı diilmi, komşumuz daha birkaç hafta önce 650USD a Toronto’ya gitmişti. Walla, diyor ukala bir tavırla.. Bileti başka yerden alırsan bütün işlemlerini iptal ederim, gidemezsin kalırsın.. Tamam canim, iyi ki dayım var nasıl olsa ben ona yollarım diyorum. 1000 USDa sadece gidiş bileti alan tek kişi olarak tarihe geçeceğimi düşünerek alıyorum bileti abimizden...

    En sonunda gittim Miamiye, gemiye bindim dostlar.. Hiç anlatıldığı ile alakası olmayan bir ortam, inanılmaz yorucu bir iş ve en hazini maaşlı bir iş diil... Sadece bahşişlere dayanan bir sistem, ve ayda 3000 USD ı 5-6 yıldır garson olanlar bile alamadıklarını bizim iyi keklendiğimizi söylüyorlar. Hem de biz garson bile değiliz daha komiyiz.. Ben yiğitliğe çamur sürdürmemek adına 6 aylık kontratımı tamamlayıp, yurda dondum ve bir daha gitmedim dostlar.. 6 ayın sonunda cebimde 4000 USD vardı ve bu paranın yarısıyla dayıma olan borcumu ödedim geri kalanını da anneme verdim.

    Tabiki, benim bu hikayemi bir ibret öyküsü olarak adlandırdım fakat gemide 4-5 yıldır çalışanlar yok muydu ? tek tük tabiiki vardı ama hepsi de istisnasız alkoliklerdi. Eee senelerce yemek artıklarının içinde, (çoğunluğu Türk, hindistanlı ve filipinli olan) uluslararası bir ortamda, paraya tapan insanların içinde olmak insandan tabiiki bir şeyler götürecek onun da bir bedeli muhakkak olucaktı. Bu arada herkesin merak ettiği soruyu da yanıtlayayım; gemi mesela Hawaideki adaları geziyor fakat siz inanılmaz yorgun,bitkin ve baygın olduğunuzdan ne hawaiyi görüyorsunuz ne de başka bir şeyi...

    İnsanlar seçimlerini yapmakta tabiki özgürler, ve bunun bedelini kendileri öderler, Fakat yarım yamalak bilgilerle ve sadece para hırsıyla bir daha bir işe kalkışmamam gerektiğini üzücü bir şekilde de olsa gördüm. Burada 23 yaşında bir kişinin zayıf noktasıyla oynayıp, ondan çıkar sağlamaya çalışan işverene mi, lise mezunlarına (hatta üniversite mezunlarına) doğru düzgün iş vermeyen sisteme mi yoksa sadece para için hiç anlamadığı bir işe kalkışan bana mı hata bulursunuz, yorum sizin... SEVGİYLE KALIN..

    2004 Yılında yazılmış bir hikayenin alıntısıdır.
  • 05-05-2019, 03:59:57
    #2
    İyi çarpmışlar açıkçası senin gemide 6 ayda kazandığın parayı adam bir kaç günde zaten almış sizden
  • 05-05-2019, 04:12:57
    #3
    Vay be hocam sonuna kadar okudum bu hikayenizi anneme ileteceğim yıllardır bana git yap dediği iş bunu okuduktan sonra bir daha konu hakkında konuşmayıx umarım size de geçmiş olsun diyemem geçmiş kötü bir anı olmuş.
  • 05-05-2019, 04:15:07
    #4
    Gemilerde garson 3-5 bin lira kazabilir.daha fazla buyuyemez.ama motor tamircisiysen vede en yulsek belgen varsa 20bin tl maas alirsin.
  • 05-05-2019, 04:32:53
    #5
    Kimlik doğrulama veya yönetimden onay bekliyor.
    Az kalsın bu furyaya bende katılıyordum... Gazetede iş aradığım dönemlerdr daha yeni 18-19'uma girmiştim. Lise bitmiş üni başvurmadım evde boş boş otur, bizimkilerin gözüne baka baka beleş geçin kanıma dokunmuştu. En azından onların gözünde çabaladığımı göstermek istiyordum. Yerel bir gazeteyi alıp ilanlara baktım ve yine size söylenen gibi 3Bin-5Bin$ maaşlar yazılıp, çizilmişti. Tabi insan şüpheleniyor doğal olarak, ulan herhangi bir vasfın yok, lise mezunusun, askerlik yapılmamış kim sana verir 5bin$ diye.. Ama insanız işte, güvenmek istiyoruz hatta umut bulmak istiyoruz. Direk aradım tabi açmadılar telefonu. Bir daha da üstelemedim. Başka bir firmada part-time olarak işe girdim.

    Şimdi bu hikayenizi okuyunca (size mi ait bilmiyorum alıntı demişsiniz) ne kadar verilmiş bir sadakam varmış ki bu beladan uzak olmuşum. Siz de ucuz yırtmışsınız hocam eğer olay size aitse. Suç sizde değil, sistemde.

    Saygılarımla
  • 05-05-2019, 06:58:54
    #6
    Üyeliği durduruldu
    Okurken çok üzüldüm. Bizim buraların deyimiyle o adamlar hiçbir zaman tok olmaz , sizin paranız onlara yar olmaz
  • 05-05-2019, 18:12:44
    #7
    Üyeliği durduruldu
    hikaye alıntı arkadaşlar bende şu aralar 2 aydır işsizimde eskiden bende bu gemi olaylarına bakıyordum tekrar bakayım araştırayım dedim halktan insanlar nasıl yerlere gelmiş bu işlerden vs. Ama bakın şu korkunç mevzuya

    https://www.instagram.com/p/BeSeLHil...yAyJqlHD0fyQ0/
    ya akıl alcak gibi değil. O gemiyi insan yaptı o işi insan yapıyor parayı sana insan kazandırıyor bu kadar kolaymıu insan canını riske atmak. Bu adamlar mülteci değil keyfinede denizde durmuyor az kalsın öleceklermiş.