Bu yazıyı açılan genel başlıklar altında ki yorumlar ve forumda ki arkadaşların kurduğu cümlelere ithafen yazdım. Eğer 1 ayda çıkarttığınız bir yazılım için; "Pazarlamacı Arıyorum %20 Komisyon". Başlığı açıyorsanız, buyrun kendiniz gidin pazarlayın. İsyanım orana değil arkadaşlar yanlış anlaşılmasın. 1000 TLlik bir işten ve gezilen her müşteriden %10 ila 15 dönüş alabileceğin bir daldan bahsediyoruz.
Daha sonra istek olursa detaylandıracağım birşey söylemek istiyorum; Eğer bir müşteriye bir ürün satmak istiyorsanız, alacağınız paranın %5 ini ona yedirmelisiniz. Sigara uzatarak, yemek söyleyerek, her ne derseniz diyin. Çünkü kurumsal bir yerden bahsetmiyoruz, 1000 TL lik bir satış yapacağımız küçük esnaf amcadan bahsediyoruz. Bu yüzden %20 ile çalışacak pazarlamacı aramayın, çünkü bu kadar küçük meblalarda ikinizde kazanamazsınız. Buyrun gidip kendiniz satın.
BUYRUN
Yazılım eğitim ile öğrenilebilir, ancak pazarlama eğitim ile öğrenilebilir mi?
Bence ikisi de eğitim ile öğrenilebilecek ancak uzmanlık işin içine girdiğinde, yetenekler ön plana çıkacaktır. Peki yeteneğe en çok hangisinin ihtiyacı var? Devasa bir proje geliştirilmiyorsa, yetenekli bir yazılımcıdan ziyade, işi bilen ucuza çalışacak bir yazılımcıya ihtiyaç vardır.
Pazarlamada ise her müşteriye ayrı bir bilgi ve karakter ile yaklaşmalısınız (erkek olduğunuzu var sayıyorum, eğer kadın ise ucuza bir ürün (max 290 TL) ve güzel kıyafetlerin içinde güzel bir fizik yeterli olacaktır). Peki müşterilere 1000 TL lik bir ürünü satmak ile 10000 TL lik bir ürünü satmak aynı performansı mı gerektirir? Kesinlikle evet arkadaşlar. Her müşeriniz ayrı bir ilgi ister, ayrı bir samimiyet ister. Hepsiyle ayrı ilişkiler kurmak için sıvı olmalısınız. Yeri geldiğinde iğrenç espri dediğiniz şeylere kahkaha atmak zorunda kalacaksınız. Mutlaka her müşerinizin bir sırrını öğrenmeye çalışın. En önemli husus sırdır. Sırlar ilişkiyi çok fazla diri tutar.
Bu sorunun cevabını siz verin; Peki hepsiyle ayrı ilişkiler kurup, iğrenç bir sıvılığa büründüğünüz bu alanda, sergilediğiniz tüm performansı öğrenebilir misiniz? Yoksa bunların her biri yetenek midir?
Ben Çok İyiyim.!
En büyük düşmanınız kendinizi övmek olacaktır. Esnafın gözünde eğer bir yazılımcı iyiyse neden benden bu parayı almaya çalışıyor, bu herifler zaten yüksek maaşlara çalışıyorlar, bu *********** olmasın ***! Algısı yaratacaktır.
Mutlaka Ekstra Bir Özellik Hediye Etmelisiniz.
Bu sizin yaratıcılığınıza ve karşınızdaki müşterinin ihtiyaçlarına kalmıştır. Ben genellikle, normalde standart hosting paketi veriyoruz bunun yanında. O da size 2 Mail açtırır, ancak ben sana güzellik yapıp, kendi masrafımı arttırarak size sınırsız mail adresi açtıran hostingten alacağım. Her departmana mail adresi ver gitsin abi. Kurumsallık budur diyerek hediye ediyorum. Mail büyümeye çalışan kobiler için pahabiçilemez bir kurumsallık göstergesi gibi algılanıyor. (Mailleri aktif olarak kullandırmaya başlayın, hatta siteden önce mailleri teslim edin ki seneye ya site bizim işimze yaramadı, 100$ yıllık ücreti ödemeyeceğiz, siteyi kapatın demesinler.)
â
Peki pazarlık?
Bir pazarlamacı olarak, yazılımcı arkadaşlara az buçuk birşeyler aktarabilmek için yazıyorum bunları. Tahmin ediyorum, abi 2K dan aşağı yapmam ya dediğiniz işi insanlara hayır demeyi başaramadığınız için 800 TL ye çok yapmak zorunda kaldınız. Peki hayır mı demelisiniz, yoksa tatlı dille S... mi çekmelisiniz? Aslında ikisini de yapmayın, size az sonra anahat kelimeyi vereceğim. Her müşteriyi dize getirecek ve 5 yılın sonunda bana altın oranı yakalatan kelimedir kendisi. Pazarlıklar her zaman ya direk başlar ya da pazarlık payımız nedir cümlesi ile başlar.
-Ohooooo 2K çok yazmışsın biraz pazarlık yapalım aslan.
-Pazarlık mı? Pazarlık istiyorsan fatura kesmeyelim
-Fatura zaten kesmeyeceğiz de en son kaç olur onu söyle sen.
-Hiç zamanını alasım yok dayı, o yüzden açık konuşacağım. Maksimum 1800 olur, öteye geçersek gönülsüz olur.
Karşınızda ki müşteri sektöre hakim değil, butona bastığında beklenmedik bir virüs reklamı dahi çıksa sizi arayacaktır. Bu yüzden bu sektörün altın lafı gönülsüzlüktür. İyi bir esnaf için bu kelime şu anlama gelir; demek ki 1800den de aşağı inecek ama 1800 ü vermezsem bana gönül koyar ve aradığımda telefonlarımı bile açmaz. Sadece parasını alır, desteği sağlamaz. Gönülsüzlük kelimesi pazarlığı bitirecek kelimedir.
Küçük Esnaf ve Kobiye Gittiğinizde Yapılacakların Özeti;
-Aslında internette çok fazla talebiniz mevcut, dükkanın önünden geçenlere arz etmekten vaz geçin artık. Cümlesini, daha tatlı dille anlatıp hayal kurdurtmak.
-İnovasyonu yakalayamayanların asla yok olmadığını ama belli bir yerden sonra büyüyemediklerini anlatmak. (Burası da altın nokta arkadaşlar, adama gerçekleri söyler; yani inovatif olmazsanız yok olursunuz derseniz, adam içinde b*k kafalı, dedemden kaldı bu iş bize gül gibi de geçiniyoruz, hergün de ciromuz artıyor diyecektir.)
-Biz işimizi yapıyoruz, bunu size anlatmayacağım, referanslarım yeterli, isterseniz size de yapalım diyerek ağırdan bir satış tavrı takınmak.
-Ondan gelecek olan 2K ya ihtiyacınızın olmadığını ancak onun bu tarz bir girişime ihtiyacı olduğunu hissettirmelisiniz. (İhtiyaç ama aslında ihtiyaç değil, unutmayın. Olursa daha iyi olacağına inandırmalısınız, çünkü senelerdir tıkırında işi olan bir adama hammadde satmıyorsunuz unutmayın, ihtiyaç gibi lanse ederseniz yalancı olursunuz, çünkü bu zamana kadar eksikliğini hissetmemiş.)
-Ayrıca karşınızda ki adam +40 yaş (X) ise klasikçidir. Ona bu işi hep yapacağınıza dair bir hissiyat vermelisiniz. Çünkü bu adam yarın seni aradığında telefonu açmazsan çok fazla stres yapacaktır. X kuşağı için bu önemlidir. Y kuşağı için ise çakalca sorularına vereceğiniz kıvrak cevaplar önemlidir. Z kuşağı.................
Peki karşınızda kurumsal bir firmanın yönetim kurulu duruyor ve masada birçok uzman oturuyorsa, sununumunuzu nasıl yapacaksınız?
Veya gelin bir oyun oynayalım, vereceğim profil ve olay örgünüsünde analiz yapıp, müşteriye nerelerden ateş etmeniz gerektiğini çıkartın.
â
-Müşterimizin adı Berkay
-34 Yaşında, bakımına dikkat eden bir adam.
-Hyibrid bir arabası var ve 3 dil biliyor.
-Kıbrısta elektrik elektronik müh. Okumuş.
-Ayakkabı fabrikası için ERP istiyor.
-Fabrika babasından miras, mülkü hala babasına ait.
İlk 2 dakika içerisinde öğrenebileceğiniz tüm bilgiler bunlar. Karşınızda sektöre az çok hakim bir mühendis oturuyor.
Şimdi bu müşteri ile ERPyi detaylandırmak için fabrikasına gidin ve vereceğiniz fiyatı kabul edecek düzeyde bir ilişki kurun.
(Arkadaşlar, çok uzun uzun yazacaktım. Olabildiğince nişe indirerek yazı hazırlayacaktım sektöre dair, ancak zamanım kısıtlı, tüm sorularınıza yanıt vermeye çalışacağım. Özellikle e-ticaret sitesi satışlarınız için ayrı bir yazı hazırlamayı planlıyorum. Oyuna hepiniz katılın lütfen, tüm yorumlarınız benim için çok değerli.)
Pazarlamacıdan, Yazılımcılara Tavsiyeler ve Oyun
6
●294
- 19-12-2018, 19:13:10Atıfta bulunduğum kişinin ne yaptığını ve ne anlatmak istediğini anladınız hocam. Sohbeti yokuşa sürmeyelim.Prens55 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Tabi ki %80 kar etmiyor ancak dediğiniz gibi denge söz konusu ve bahsedilen rakamlarda dengesizlik mevcut.
Pazarlamacı gerekirse pazarda limon sıkacağı satabilir, ortaya çıkacak ürünü beklemesine gerek yoktur diye düşünüyorum. Hangi iş daha karlı ise onu satacaktır zaten. Bir ürünün çıkıp çıkmaması pazarlamacıyı alakadar etmez ki - 19-12-2018, 19:33:33aslında olay yazılımcı yani patron pazerlamacıya pazarlıyorparion adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
- 19-12-2018, 22:56:04Keşke yazılımcı patronda görebilsekPrens55 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle

Teşekkür ederim.GoMaster adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle