Anket Sizin işleriniz nasıl?
Toplam Katılımcı Sayısı: 211
Sizin işleriniz nasıl?
Süper
%8,53 (18 Oy)
Çok şükür idare ediyoruz
%34,12 (72 Oy)
Batıyoruz resmen
%35,07 (74 Oy)
Battık
%22,27 (47 Oy)
  • 15-09-2018, 16:16:45
    #19
    digiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Hocam ülkeye yatırım giriyor haberleri tamamen hükümetin uydurması. Vatandaşın gazını almak için tüm medya artık ellerinde olduğu için şişirme haberler yapılıyor. Katar'dan 15 milyar dolar geliyordu, ama şu ana kadar sadece 3 milyar doları geldi O da gayrimenkule gidecek yine betona yatırılacak muhtemelen. O yüzden bağımsız youtube kanallarındaki ekonomistleri dinlemeni öneririm. Hükümet krizi medya üzerinde sansürlüyor. Sanki uluslararası bir meseleymiş kendi hataları hiç yokmuş gibi gösteriyor. Bu arada senin kuaförün gibi tüccarlar bir ürünü eski fiyatından satarak kar ederlerse batarlar. Çünkü bazen eski fiyatından sattığında karşılığında yerine ürün koyamazsın ve eski maliyete göre kar ettiğin halde sermayen düşer. 50 şişe değil 10 şişelik bir rafın olur. Bunu tekrar 50 şişeye çıkarmak içn aylarca uğraşabilirsin.
    Olan herzaman bize oluyo zaten
  • 15-09-2018, 16:23:28
    #20
    KSyapim adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Hocam doların düşmemesinde ekonomik olarak bir disiplin eksikliği yok aslında, şu an doların seyrini değiştiren tek şey yönetim ve uluslar arası ilişkilerimiz malesef. Ha bunada halkın yapabileceği bir şey yok.

    Biz dışa bağımlı bir ülke olmasa dolar bu kadar etki etmezdi, ancak sizin berberin misal malesef herşey ithal. Dolara bağlı yapıyı özetlemek gerekirse; Yeni doğmuş bebeğin ağzına girecek ilk lokmadan (bebek maması) son gününde tuvalette kullandığı son şeye (tuvalet kağıdı) kadar bağlıyız.
    Hocam nasıl disiplin eksikliği yok. Merkez Bankasının kullanılabilir rezervi 18 milyar dolara düşmüş. Seçim öncesi vergiler affedildi. Seçim öncesi yandaşlara ucuz kredi pompalandı. Seçim ekonomisi devam ediyor. Yerel seçimleri kaybetmemek için 1 sene sonrasını kaybedeceğiz. 1 milyar liraya Saray dikilirken, Cumhurbaşkanına yeni uçak, valilere yeni arabalar tahsis edilirken mali disiplin diye bir şey mi vardı. Türk Telekom batırılırken mali disiplin mi vardı? Devlet Bankaları bir adam faizleri düşürmek istiyor diye sadece belirli yandaşlara piyasa faizinin altında kredi verirken görev zararı yazarken mali disiplin mi vardı?

    Dünyada doların ucuz olduğu dönemde köprü otoyol yapıp bunu hizmet gibi gösterenler sayesinde bu durumdayız. Yaşadıklarımız şuna benziyor, babanın aşçı, annenin terzi olduğu bir aile var ve bu aile yeni kredi ile eski krediyi çeviren sürekli bütçesi açık veren bir aile. Bir dönem kredi faizleri düştü diye ucuz kredi çekiyorlar ve eski banyoyu yeniliyor, mutfak tezgahlarını yaptırıyor, balkona açılır pencere sistemi döşetiyor. Çektikleri parayı evde kumaş üretebilecekleri bir makineye ya da evde kuru temizleme yapabilecekleri bir makineye, veyahut babanın daha fazla yemek yapıp satabileceği bir ocağa harcamıyorlar. Böyle yapsalar evde ürettikleri katma değer artacak ve daha az krediye ihtiyaçları olacak ya da kredilerini daha rahat ödeyecekler. Sonra bu aile kredi bulmakta zorlandıklarında eski borçları döndüremeyecekleri için o eve haciz gelmesi kaçınılmazdır. Biz de doları bol bulunca köprüye betona yatırdık. Bir ara cumhurbaşkanı her hafta 500 yeni beton projenin açılışını yapıyordu. O parayı teknolojiye, ara malı ithalatının azaltılmasına kaynak olarak kullanmadık. Paramız devalüasyona uğradığı halde ihracatımızı arttıramıyoruz çünkü imalatımız da ithal ettiğimiz ara mallarına bağlı. Dolar arttıkça imalatçılarımızın da maliyetleri artıyor.
    Yani Bugün yaşananlar sadece uluslararası mesele değildir, geçmişte yediğimiz hurmaların dönüp bizi tırmalamasıdır.

    3 ay önce faizleri 1 puan arttırsaydınız bugün dolar 6'yı görmezdi. Artık 6 puan arttırdığınızda 25 kuruş düşürebiliyorsunuz sadece. Bu mali disiplinsizlik ve kötü devlet yönetimi değildir de nedir?

    Çoğunuzun yaşı yetmez 2001 krizini hatırlamaya. Ben 2001 krizinde işsiz kalanlardanım. O dönemde temerrüde giren kredi kartımı ve borçlarımı temizlemem 5 sene sürdü. Bugün özel sektördeki 3 şirketten 1'inin batması ihtimali var. Şu anda özel sektörün 220 milyar dolar borcu var. Merkez Bankasının kasasında kullanabileceği 18 milyar dolar var. Bu şirketlerin sadece son 8 ayda doların artması ile Türk lirası bazında 600 milyar lira civarında borcu yükseldi. Türkiye'nin en büyük 500 şirketinin toplam Türk lirası geliri yıllık 90 milyar lira. Hesap ortada, bu şirketler borçlarını döndüremeyecekler, devlet ülker gibi, telekom gibi büyük başları bizim vergilerimiz ile kurtaracak. Ama küçük ve orta ölçekli hatta bazı büyük şirketler batacak. Zaten kontordatolar ve iflas haberleri gelmeye başladı. Ama iflas etmek de yasak memlekette )))

    Ekonomi bu kadar kötü giderken, dolara bağımlı enerji politikası nedeniyle üretimin ana kalemlerinden biri olan enerji zamlanırken hükümet hayali suçlular yaratmaya çalışıyor. Bir aralar faiz lobileri vardı. Şimdi fırsatçılar var. Hükümet enflasyonun kendi beceriksiz bilgisiz vizyonsuz politikalarından olduğunu kabul etmiyor ve fırsatçılar diye bir hayali suçlu üretiyor. Neymiş suya bile zam geliyormuş. Cahil halk da her zamanki gibi ele geçirilmiş medyayı izleyerek bu masallara inanıyor, çünkü suyun şişelenmesini sağlayan elektriğin zamlandığını, suyun içine konulduğu plastik şişenin bir petrol ürünü olduğu ve zamlandığını, suyun taşındığı araçların akaryakıtlarının zamlandığını bilmeyecek kadar cahil.

    Merkez Bankası net rezervleri düşüyor. Enflasyon yükseliyor. Faizler yükseliyor. Ve hükümetin kısa ve orta vadede bu gidişi durduracak hiç bir reel söylemi yok. Çünkü cumhurbaşkanı daha sorunu doğru tespit edememiş, çünkü kendisi bu işi bilmiyor çevresinde de bu işi bilen adamların hepsini tasviye etti. Bu daha iyi günlerimiz olarak düşünebilirsiniz. Yarın bir gün herhangi bir borçlanma ihalesinde beklenen para toplanamadığında merkez bankasının rezervleri ülkeyi 3 ay döndürebilir.
  • 15-09-2018, 16:32:05
    #21
    Aramızdan Ayrılanlar - Vefat Edenler
    Oyle yolunda ki kan agliyoruz.
  • 15-09-2018, 16:56:55
    #22
    İş mi kaldı...
  • 15-09-2018, 16:58:58
    #23
    ben 30 yaşındayım daha büyüklerimiz cok daha iyi bilir tabiki ama 2004-2008 arası dışında(Bu süreçte özelleştirmeler düsük faizli krediler vs inanılmaz bir tüketim cılgınlıgı yasandı) Kötü ekonomiden bahsedilmeyen bir döneme denk gelmedim Şuan ticaretle uğrasıyorum hammadde yurtdısından geliyor Hem kurdan zam yiyoruz hem enflasyondan ama müşteriye zam yapınca ya üretimi durduruyor yada tedarikcisini degistiriyor Sadece kullandıgımız sanayi elektrigi gecen yıla oranla %65 zamlandı insallah hersey kısa sürede düzelir ne diyelim.
  • 15-09-2018, 17:13:10
    #24
    oyum 2. şıkka
  • 15-09-2018, 17:52:43
    #25
    digiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Hocam nasıl disiplin eksikliği yok. Merkez Bankasının kullanılabilir rezervi 18 milyar dolara düşmüş. Seçim öncesi vergiler affedildi. Seçim öncesi yandaşlara ucuz kredi pompalandı. Seçim ekonomisi devam ediyor. Yerel seçimleri kaybetmemek için 1 sene sonrasını kaybedeceğiz. 1 milyar liraya Saray dikilirken, Cumhurbaşkanına yeni uçak, valilere yeni arabalar tahsis edilirken mali disiplin diye bir şey mi vardı. Türk Telekom batırılırken mali disiplin mi vardı? Devlet Bankaları bir adam faizleri düşürmek istiyor diye sadece belirli yandaşlara piyasa faizinin altında kredi verirken görev zararı yazarken mali disiplin mi vardı?

    Dünyada doların ucuz olduğu dönemde köprü otoyol yapıp bunu hizmet gibi gösterenler sayesinde bu durumdayız. Yaşadıklarımız şuna benziyor, babanın aşçı, annenin terzi olduğu bir aile var ve bu aile yeni kredi ile eski krediyi çeviren sürekli bütçesi açık veren bir aile. Bir dönem kredi faizleri düştü diye ucuz kredi çekiyorlar ve eski banyoyu yeniliyor, mutfak tezgahlarını yaptırıyor, balkona açılır pencere sistemi döşetiyor. Çektikleri parayı evde kumaş üretebilecekleri bir makineye ya da evde kuru temizleme yapabilecekleri bir makineye, veyahut babanın daha fazla yemek yapıp satabileceği bir ocağa harcamıyorlar. Böyle yapsalar evde ürettikleri katma değer artacak ve daha az krediye ihtiyaçları olacak ya da kredilerini daha rahat ödeyecekler. Sonra bu aile kredi bulmakta zorlandıklarında eski borçları döndüremeyecekleri için o eve haciz gelmesi kaçınılmazdır. Biz de doları bol bulunca köprüye betona yatırdık. Bir ara cumhurbaşkanı her hafta 500 yeni beton projenin açılışını yapıyordu. O parayı teknolojiye, ara malı ithalatının azaltılmasına kaynak olarak kullanmadık. Paramız devalüasyona uğradığı halde ihracatımızı arttıramıyoruz çünkü imalatımız da ithal ettiğimiz ara mallarına bağlı. Dolar arttıkça imalatçılarımızın da maliyetleri artıyor.
    Yani Bugün yaşananlar sadece uluslararası mesele değildir, geçmişte yediğimiz hurmaların dönüp bizi tırmalamasıdır.

    3 ay önce faizleri 1 puan arttırsaydınız bugün dolar 6'yı görmezdi. Artık 6 puan arttırdığınızda 25 kuruş düşürebiliyorsunuz sadece. Bu mali disiplinsizlik ve kötü devlet yönetimi değildir de nedir?

    Çoğunuzun yaşı yetmez 2001 krizini hatırlamaya. Ben 2001 krizinde işsiz kalanlardanım. O dönemde temerrüde giren kredi kartımı ve borçlarımı temizlemem 5 sene sürdü. Bugün özel sektördeki 3 şirketten 1'inin batması ihtimali var. Şu anda özel sektörün 220 milyar dolar borcu var. Merkez Bankasının kasasında kullanabileceği 18 milyar dolar var. Bu şirketlerin sadece son 8 ayda doların artması ile Türk lirası bazında 600 milyar lira civarında borcu yükseldi. Türkiye'nin en büyük 500 şirketinin toplam Türk lirası geliri yıllık 90 milyar lira. Hesap ortada, bu şirketler borçlarını döndüremeyecekler, devlet ülker gibi, telekom gibi büyük başları bizim vergilerimiz ile kurtaracak. Ama küçük ve orta ölçekli hatta bazı büyük şirketler batacak. Zaten kontordatolar ve iflas haberleri gelmeye başladı. Ama iflas etmek de yasak memlekette )))

    Ekonomi bu kadar kötü giderken, dolara bağımlı enerji politikası nedeniyle üretimin ana kalemlerinden biri olan enerji zamlanırken hükümet hayali suçlular yaratmaya çalışıyor. Bir aralar faiz lobileri vardı. Şimdi fırsatçılar var. Hükümet enflasyonun kendi beceriksiz bilgisiz vizyonsuz politikalarından olduğunu kabul etmiyor ve fırsatçılar diye bir hayali suçlu üretiyor. Neymiş suya bile zam geliyormuş. Cahil halk da her zamanki gibi ele geçirilmiş medyayı izleyerek bu masallara inanıyor, çünkü suyun şişelenmesini sağlayan elektriğin zamlandığını, suyun içine konulduğu plastik şişenin bir petrol ürünü olduğu ve zamlandığını, suyun taşındığı araçların akaryakıtlarının zamlandığını bilmeyecek kadar cahil.

    Merkez Bankası net rezervleri düşüyor. Enflasyon yükseliyor. Faizler yükseliyor. Ve hükümetin kısa ve orta vadede bu gidişi durduracak hiç bir reel söylemi yok. Çünkü cumhurbaşkanı daha sorunu doğru tespit edememiş, çünkü kendisi bu işi bilmiyor çevresinde de bu işi bilen adamların hepsini tasviye etti. Bu daha iyi günlerimiz olarak düşünebilirsiniz. Yarın bir gün herhangi bir borçlanma ihalesinde beklenen para toplanamadığında merkez bankasının rezervleri ülkeyi 3 ay döndürebilir.
    Hocam ekonomik anlamda merkez bankasının disiplini var derken bunu hükümetten bağımsız karar alabilirse anlamında söyledim. Yani merkez bankasının içinde hala bu işi çok iyi bilen kişilerin olduğuna ve doğru kararların aslında verilebildiğine inanıyorum(Bağımsız oldukları zaman). Tabi işin şu yönü var aslında anlatmak istediğim oydu benim, artık işler mali disiplinle falan düzelecek gibi değil. Yani mali disiplinimiz bağımsız kılındığı zaman var, bu işten çok iyi anlayan hatta dünyaya kendini kanıtlamış kişiler şu an göreve hazır bir şekilde bekliyorlar ancak ne yazıkki devletin yönetim ve uluslar arası anlamda attığı adımlar bu adamlarında ötesine geçmiş vaziyette.

    Dediğiniz gibi ben 2001 krizini görsemde kendi mali özgürlüğüm olmadığından dolayı (yaşım gereği) sizin kadar iyi bilemem. Ancak şu an verilere baktığım zaman önümüzdeki 2 yıl içerisinde o zamandan çok daha büyük bir krizi öngörebiliyorum ama tabi ki sadece kişisel analizim ve o zamanı sadece araştırarak öğrendiğim bilgilere dayanıyor.

    Yazıklarınız hepsine sonuna kadar katılıyorum bu arada hocam.

    Not: Müsait bir zamanınızda konu içerisine olmasa bile özelden bana sizin bu dönem ile 2001 dönemi arasındaki fikirlerinizi yazarsanız çok sevinirim, açıkcası o zamanı ve şu an olan durumu aklı başından birinden dinlemeye ihtiyacım var. Bilgi bilgidir
  • 15-09-2018, 19:58:48
    #26
    Halk yavaş yavaş hissetmeye başladı , Ocak ayında bu soruyu bir daha sormanızı tavsiye ederim. Esnaf olanlar az çok bilir durumun ne olduğunu. Tedarikçi ürün göndermiyor , gönderdiği ürünüde geçen sene 200 e alıyorsak şuanda 300 e veriyor.
  • 15-09-2018, 20:19:57
    #27
    Üyeliği durduruldu
    Açıkça yazalım ohalde,

    bizim işlerimiz çok şükür iyi ama nasil iyi, en azından bir iki düzgün kaliteli işini temiz yapmak isteyen müşterilerimiz olduğu için bir problemimiz yok çok şükür lakin

    aylık 30-40 firmaya teklif veriyoruz aldıgımız cevapların

    %60'ı çok pahalı 200 300 tl'e yapanlar var web tasarım işini
    %20'si ben düşündümde benim çalişanlardan birisinin kardeşi yapacak teşekkür ederiz

    yahu 200 300 tl'e ögrencisiniz anlıyorum paraya ihtiyaçınız var ama 200 300 tl'e kurumsal bi şirkete internet sitesi yapmanın mantığı nedir ?