Turgut Özal"dan sonra Türkiye"de her şeyin “özel” olanı baş tacı edildi.
Özel sektör her alanda başarılı olacaktı.
Bunun için kamuya ait bütün yapılar devlet eliyle yere serildi. Üstünde horon tepildi:
-Kahrolsun kamu sektörü, yaşasın hür teşebbüs!
Hür teşebbüsün en fazla öne çıktığı alan ise sağlık sektörü oldu. Otel kıvamında konfora sahip tesislerde şişkin faturalı tedaviler dönemi başladı.
Sağlıklı girenler hasta çıktı.
Hasta olanlar ise öldü!
Ancak bunlar o kadar fiyakalı cümlelerle anlatıldı ki, artık büyük kentlerin kenar mahallelerinde bile “medical hospital”lar açılmaya başladı.
En alt gelir grubu bile hastane yerine “medical” merkezlerde muayene oldu, kendilerini “hospital”larda kestirdiler.
Çok hızlı yaşanan süreç bir noktaya geldi dayandı:
-Siz en iyisi üniversite hastanesine gidin!
***
Özel sağlık kuruluşlarıyla çalışan hekimler (İstanbul"da) bile riksli amaliyatlar için yakınlarına şu tavsiyede bulunuyorlar:
-Çapa veya Cerrahpaşa"da yapalım!
Neden böyle?
Çünkü üniversite hastanelerinde insan sağlığı sektörün bir parçası değil henüz!
Oralarda insan sağlığının dolar cinsinden bir karşılığı bulunmuyor.
Hastanın ne tür tedaviye ihtiyacı varsa o uygulanıyor.
Gerekmeyen testler ve ameliyatlar yapılmıyor. Zaten öyle bir lüksleri de bulunmuyor. Hasta ne kadar çabuk sağlığına kavuşup taburcu olursa hastane açısından o kadar iyi oluyor. Yeni hastalara yer açılıyor.
Özel sağlık kuruluşlarının temelinde “kâr” etmek olduğundan hastayı kısa sürede evine yollamak akıllıca kabul edilmiyor.
***
Omuzundaki ağrıyla fiyakalı özel sağlık kuruluşuna koşan turizmci işadamı Cem Polatoğlu, boyun omurları arasına yerleştirilen metal parçanın yemek borusuna yaptığı baskı ile ayıldığında kolundaki ağrı olduğu gibi yerinde duruyordu.
Ameliyatı yapan doktorun ise yeni teşhisiyse şaka gibiydi:
-Kolunuzdaki ağrı geçmediğine göre bir de kalp elektrosu çekelim!!!
Düşünebiliyor musunuz, kolundaki ağrı için boyun fıtığı ameliyatı yapılan hastaya, üç gün sonra kalp elektrosu tavsiye ediliyor. Öncelikle elektro çekmek mümkün değil miydi?
Elektro ucuz, boyun fıtığı ise pahalı bir operasyona tekabül ediyordu, pahalısı seçildi!
Polatoğlu tek başına değil... Kendisi gibi taklaya gelenler içir açtığı Doktor Ma?durlar? adlı siteden benzeri hikayeleri paylaşılmasını sağlıyor.
Para ile sağlığın yanyana getiren bu çarpık düzenin bütün defoları kısa sürede ortaya saçıldı. Tek umudumuz ise her şeye rağmen “sağlık için sağlık” şiarıyla yoluna devam eden üniversite hastanelerimiz. O kurumlarda doktorlarla birlikte mesai harcayan bütün sağlık personeli isimsiz kahramanlar olarak topluma güven vermeye devam ediyorlar.
Yoksa şöyle cümleler havada uçur muydu:
-Bu ciddi bir ameliyat üniversite hastanesinde yapalım!
Yazan: Nazım ALPMAN
Kaynak:
Sağlığın özel halleri
25
●1.523
- 23-06-2008, 09:50:46özel hastahanelerin yüzde doksanı tarikatların elinde diye biliyorum
- 23-06-2008, 10:19:01aman dikkat et yarın bigün fena bi hastalığa yakalanıp tarikatçilerin eline düşmebenikaydet adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
nede olsa onlar ayrı bi yaratık.. oranı buranı parçalayıp akşam yemekte yerler bellimi olur - 23-06-2008, 11:27:28Yamyam olup olmadıklarını bilmem ama bu tarikat denen toplulukların hiç de olumlu tarafları olmadığını tüm kamuoyu biliyor. Tarikatleri melek gibi lanse etmenin alemi yok.zeynelkoc adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
- 23-06-2008, 12:15:53sonuna kadar katılıyorum Kerem beyKerem adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
- 23-06-2008, 12:17:46Konu siyaset değil ama senin gibi siyasete çevirmeye çalışanlar var. radmin'in yazdığını okursan içerisinde siyaset geçmiyor. Sadece sağlık sektörünün özelleştirilmesine karşı çıkıyor ki bu da halk yararına olan bir şey. Ha eğer sen sağlık hizmetlerinin ücretli olmasını istiyorsan git özel hastanene istediğin gibi dök paranı ama sağlık sektörünü özelleştirmeye çalışanlara destek olarak ve bu kişilere karşı çıkanlara köstek olarak herkesin cebindeki para kadar sağlık hizmetinden yararlanmasını düşünüyorsan kusura bakma ama sonuna kadar haksızsın. Sağlık hizmeti bir haktır para ile satılamaz. Fakir insanların da en iyi koşullarda bu hizmeti alma hakkı vardır...Kerem adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
- 23-06-2008, 12:32:50ben özelleştirmeye karşıyım. Sanırım siz de karşısınız fakat; burada çıkıp birisi ben özelleştirmeden yanayım, paramı özel sektöre dökmek benim için problem değildir diyen çıkacaktır mutlaka. Bu durumda hiç kimse ona bir şey diyemez. O onun görüşüdür.ZorbAA adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
İkincisi siyaset yok demişsiniz ama, özelleştirme zaten başlı başına siyaset ile ilgili bir konudur. Yapılan şey de "özelleştirme siyaseti"dir. - 23-06-2008, 12:36:47Kesinlikle katılıyorum.neoberg adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
@Zorbaa;
Konuyu siyasete/ideolojiye çeken ben miyim, dikkatli bakın. Siyasi bir konu olan özelleştirme, hastanelerin tarikat yuvası (?) olması... Bunları ben mi yazdım?