• 09-07-2018, 22:24:27
    #37
    bagwell34 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Ben Türkiye'de doğup büyüdüğüm için gramer düşünmüyorum Türkçe konuşurken bu arkadaş ingiltere doğumlu mu ? değil . Ben de bana göre yapılması gerekeni söyledim. Evde oturup durup dururken kimse kalıp öğretmez.

    Sonuç olarak herkes diyorki gramer öğrenmesin tamam arkadaşlar yüklenmeyin.İsteyen öğrenmesin. Bence gramer alt yapısız olmaz bu iş. Tarzanca olur yani gramersiz.
    Hocam grameri kalıpla öğrenecek zaten.
    Bak ben 11 yaşımda 1 sene hazırlık okudum.
    Sonra 6-7-8. sınıflarda fen ve matematiği de ingilizce okudum.
    Bodrum'da yaşadım 3 sene. Bir gün alışveriş yaptığımız restoranlardan birine Iğdır'dan bir kürt çocuk geldi.
    15-16 yaşında. Bulaşıkçı yaptılar. Türkçe'yi çok iyi konuşamıyordu.
    2 sene sonra bu çocuk o restoran'ın şef garsonlarından biriydi.
    İrlandalı ile irish, Galli welsh aksanıyla konuşuyordu.
    Bir ingilizin aksanından aşağı yukarı hangi şehir ya da bölgeden olduğunu anlıyordu.
    Herkes ile kendi bölgesine özel şakalar, aksan taklitleri yapabiliyordu.
    Ve bu çocuk ingilizce okuyup yazamıyordu, çünkü konuşarak öğrendi.
    Çünkü doğru kaynaklardan dinlersen ve okursan, gramersiz tarzanca öğrenmezsin.
    Bir film izlersin, orada biri "what's going on?" dediğinde bunun ne anlama geldiğini öğrenirsin ve kullanırsın.
    Present continues tense nedir öğreneme gerek yok "I'm coming home." demek için )))
  • 09-07-2018, 22:26:55
    #38
    digiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Hocam grameri kalıpla öğrenecek zaten.
    Bak ben 11 yaşımda 1 sene hazırlık okudum.
    Sonra 6-7-8. sınıflarda fen ve matematiği de ingilizce okudum.
    Bodrum'da yaşadım 3 sene. Bir gün alışveriş yaptığımız restoranlardan birine Iğdır'dan bir kürt çocuk geldi.
    15-16 yaşında. Bulaşıkçı yaptılar. Türkçe'yi çok iyi konuşamıyordu.
    2 sene sonra bu çocuk o restoran'ın şef garsonlarından biriydi.
    İrlandalı ile irish, Galli welsh aksanıyla konuşuyordu.
    Bir ingilizin aksanından aşağı yukarı hangi şehir ya da bölgeden olduğunu anlıyordu.
    Herkes ile kendi bölgesine özel şakalar, aksan taklitleri yapabiliyordu.
    Ve bu çocuk ingilizce okuyup yazamıyordu, çünkü konuşarak öğrendi.
    Çünkü doğru kaynaklardan dinlersen ve okursan, gramersiz tarzanca öğrenmezsin.
    Bir film izlersin, orada biri "what's going on?" dediğinde bunun ne anlama geldiğini öğrenirsin ve kullanırsın.
    Present continues tense nedir öğreneme gerek yok "I'm coming home." demek için )))
    haklısınız diyorum kitap önerimden vazgeçiyorum. tamam.
  • 09-07-2018, 22:40:15
    #39
    Yabancı dil öğrenmek istiyorsanız, şu iki şeyden biri sizde olmalı : "bitmek bilmeyen bir merak" ya da "ekmek, su derecesinde bir mecburiyet"

    Bu iki şeyden biri sizde yoksa hiçbir kursun ya da hocanın size İngilizce öğretemeyeceğini bilmeniz gerekir.
  • 09-07-2018, 22:43:15
    #40
    Konuyu okumaya başladım ve 2. sayfada iken bu mesajı yazıyorum.

    Türkiyede kursa ya da dil okuluna gitme. Çok eğitim arzularsan youtube'da engvid tarzı kaliteli yüzlerce video var. İzle. Ama asıl tavsiyelere gelince;

    @caylakgirisimci ve @pcbagimlisi yazılabilecek her şeyi yazmış. Çıktı alıp masana koy dostum. Ve kendine güveni kaybetme. Yurtdışına ilk çıktığımda 11.000 km uzakta bir havaalanında inmiştim. Ve oradakilerin ingilizce konuşma tarzlarını görünce, ben yerim bunları demiştim. O yaşta böyle beylik laflar edilebiliyor, bu ufak detayı geçiyorum.

    Programlamaya ilk girişimde de tüm fonksiyonları, kütüphaneleri tek tek deneyim not aldığımı hatırlarım. İngilizcede düzinelerce kelimenin olduğu kağıtlarla gezdiğimi biliyorum. Şimdi bir akıllı telefona sığıyor hepsi.

    Kız arkadaş konusuna şöyle açıklık getireyim, 6-7 yıl boyunca yabancı bir domainer'ın projelerinde çalıştım. O zamanlar MSN Messenger vardı sanırım. Günlük yazışarak, arada konuşarak çok şey katmıştı bana. Kız arkadaş, erkek arkadaş, oyun arkadaşı, iş arkadaşı ..vs olması sorun değil. O dili günlük hayatında konuşuyor olması yeterli.

    Benim yazdıklarımı aklına gelirse arada okursun. Ama bahsettiğim iki arkadaş dil öğrenimine başlamak için gerekenleri yazmışlar.

    Başarı hikayeni de okumak dileğiyle
  • 11-07-2018, 00:15:06
    #41
    Kimlik doğrulama veya yönetimden onay bekliyor.
    imazy adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Arkadaşlar fikirlerinize ihtiyacım var. Daha önce yaklaşık 6 ay kursa gitmiştim American Life kursuna. O aralar bir hevesle çalıştım vs. basit çevirileri yapıyordum. Konuşma ve cümle kurma çok kötü tabi. yok hatta.
    Alt yazılı, altyazısız filmler vs denendi bu arada, yalnış doğru ne kadar iyi denedim bilmiyorum ama o da işe yaramadı.

    Her seferinde bir hevesle başlamak istiyorum ama yine hüsran
    yabancı bi hatun bulup onunla mı konuşayım WhatsApp'tan (İşin espirisi tabi ama deneyenler işe yaradığını söylüyorlar)

    Gerçekten,
    Nasıl halledeceğim bu işi, ne dersiniz?
    Konuşmadan öğrenemezsin kardeş, bu işin en basit yani pratik yapmak. Yazmak - konuşmak - film izlemek vs'den geçiyor.

    https://www.interpals.net/

    Bak şu web sitesini tavsiye ederim, bir kaç arkadaş bul kendine gün içinde mümkün olduğunda sohbet etmeye çalış. Zaten düzenli konuştuğun bir kaç kişi olursa 1 - 2 hafta sonra aradaki farkı gayet rahat anlarsın

    Başarılar dilerim. !
  • 11-07-2018, 00:34:40
    #42
    Ben de öğrenemedim yıllarca. Tv de ingilizce belgeseller oluyor, tanıtımlar zaten hep ingilizce, oynadığım online oyunda oyuncular ingilizce yazıyor, yeri geliyor benim de yazmam gerekiyor ama kafa mermer gibi yok öğrenemedim. Her gün kullandığım kelimeleri bile cümlede kullanamadım. Belki de bu konuda yeteneksiz insanlarız. Bir de burdan bakmak ve kadere razı olmak gerek
  • 11-07-2018, 01:13:51
    #43
    İnsan beyni programlanabilir ve hacklenebilir bir yapıdır. Bir insan neden sigaraya bağımlıdır? Sadece nikotin yüzünden mi? Sigara kullanan kişilerin geçmişine bakın. Bir sebep vardır ve o sebep onu sigara kullanmaya "zorunlu" hissettirmiştir. Ortalama 21 gün sonra ise bu "zorunluluk" onu bağımlı yapmıştır.

    Kısaca aradığın cümle "zorunluluk". Daha önce defalarca yazılmış ama çeviri yapma. Kendini hayatın buna bağlıymış gibi zorunlu hissedip anlatmak istediğin şeyi o dilde anlatmaya çalış. Beynin bir dili yoktur. Beyin Türkçe konuşmaz. Ya da İngilizce ya da Rusça vb vb. Beyin eşleştirir, konuşma merkezi o eşleniği veritabanından çekip işler. Çeviri yaptığında bu süreç beyin -> konuşma merkezi -> beyin -> konuşma merkezi olarak işler. Duble iş

    Ha bu objeleştirme işlemini yapmak zor denmiş. Ben buna cevap vermek için yazıyorum. Mühendislere ilk olarak öğretilen bir kalıp vardı zamanında: Eat, sleep, dream, think in English! Yaşamak için ihtyaç duyduğun her şeyin dilini İngilizce'ye çevir. Yemeklerini İngilizce tariflere göre yap. Baharatları İngilizce etiketle. Haberleri İngilizce olarak takip et. Notlarını İngilizce yaz. Kendi kendine İngilizce konuş. Şarkı söylemeye çalış. Tatsız yemekler yiyeceksin, önemli haberleri ya da olayları kaçıracaksın, sonunda delirdi diyecekler ama günden güne anlamadığın kelime sayısı bu sayede azalacak. Ortalama 15 gün sonunda rüyalarını İngilizce görmeye başlayacaksın. Ortalama 21 gün sonunda ise beyin Türkçe düşünmeyi bırakacak ve plaza seviyesine terfi edecek Artık istesende istemesende İngilizce konuşacaksın, araya kelimeler sıkıştırıp şu meetingi saat four pme set edelim dinnerı kaçırmayayım diye dolaşacaksın Tabi bu işin şakası, bu "zorunlulaştırma" işlemi kontrollü bir süreç. Yani beyinde bir anahtarın var, istediğin zaman düşünmeden Türkçe, düşünmeden İngilizce konuşabilir durumda olursun. Sadece anahtar doğru tetiklenmeli.

    Başarılar...
  • 11-07-2018, 01:36:49
    #44
    Oyunlarda en fazla öğreneceğiniz "suka biliyat, fck off, shut the fck up, behind, behind you noob!, noob, double door,one mid, two mid, all short, one uppers," üstesine çıkmak imkansızlaşıyor. Ta ki oyunda yabancı birileriyle arkadaş olana kadar. Aksi halde bu kelimelerin üzerine koyarak bir şeyler öğrenene fazla raslamadım.

    @OguzTML; Duolingo uygulamasını yarın deneyeceğim teşekkürler.
  • 11-07-2018, 03:42:50
    #45
    HOPE adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Oyunlarda en fazla öğreneceğiniz "suka biliyat, fck off, shut the fck up, behind, behind you noob!, noob, double door,one mid, two mid, all short, one uppers," üstesine çıkmak imkansızlaşıyor. Ta ki oyunda yabancı birileriyle arkadaş olana kadar. Aksi halde bu kelimelerin üzerine koyarak bir şeyler öğrenene fazla raslamadım.

    @OguzTML; Duolingo uygulamasını yarın deneyeceğim teşekkürler.
    Hiç de o kadar kısa cümleler kurulmuyor. Gayet sohbet ediliyor. Üstelik de seviyesiz değil. Bildiğin sohbet. Ama benim gibi balık hafızalılar kapamıyor. Olmayınca olmuyor yani. Bu oyun sap ergenlerin oynadığı bir oyun değil ki. Türkler de var yabancılar da. Translate olmasa işim yaş. Onu bile beceremiyorum

    Gençken oluyor her şey. Yaş alınca olmuyor azizim