• 27-06-2018, 22:35:24
    #19
    rahmican adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Bizim milletimiz kafasına bir yerden taş düşse, bu taş nasıl düşer? bu nasıl hizmet, der. Her konuyu siyasete bağlayarak aslında siyasetten zerre anlamadığımızı gösteriyoruz.

    Okumaktan çok aciziz, bunu ideoloji belirtmeden söylüyorum. Birisi bir taş atıyor herkes hemen arkasından. Bkz: bu seçimde 2. adayın rehin alındığıyla ilgili twitter de 260 bin kişi twit yazmış.
    Kafasına taş düştüğünde hesap sormayanve hesap sorulmayacağını düşünen varoş köylü kitle var ya. Bu ülkenin orta gelir tuzağına düşmesinin nedeni işte bu adamlar.
    Çünkü bu adamlar sadece kafalarına taş düştüğünde değil, ülkenin bütün üst düzey askeri, emniyet ve devlet kadrolarını terörist cemaatçilerle dolduran hükümetten de hesap sormuyorlar.
    Köylüler ve varoş insanı ki yarı köylüdür kadercidir. Kaderci toplumlar da gelişme modernleşme olmaz.
    Çünkü bu varoş köylü kitle anlamasa da şehirli medeni insanlar sorunları çözmek için bazı düzenlemeler yapar.
    Bu düzenlemeler ile birilerinin kafasına taş düşmemesi için önleyici yasalar çıkarır, bu yasal düzenlemeleri uygulayacak organizasyonlar kurar ve insanlara kafalarını taştan korumak için eğitim verir. Birinin kafasına taş düştüğünde bu kurallara uymayanlara da hesabını sorar.
    Yani medeni insanlar bilir ki birinin kafasına taş düştü mü, cumhurbaşkanından bakana validen müdüre kadar birilerinin sorumluluğu vardır ve hesap vermelidir.
    Bir de bu hesap sormasını, hakkını hukukunu bilmeyen şehirlileşememiş kitle hesap soranları da engellemeye çalışıyor.
    Herşeyi siyasete çekmeyin diyen adamlar siyaseti seçim şarkı türban sanıyorlar herhalde. Eğer dini laik tartışması yoksa o iş siyasi değildir sanıyor bu adamlar.
    Patatesten siyasi hesap soramayan adamlar, parlementoyu bombalayan pilotları memurları nasıl atadınız diye hesap sormuyor.
    Hatta ileride başka terörist grupların devlete sızmasını önlemek için nasıl bir önlem alındığını da sormuyorlar, sorulmasına da engel oluyorlar.
    Adamın biri iktidar yanlısı bir gazetedeki 2 paragraftan Türk Tarımının sırrını çözmüş, Allah kitap sel dolu diye öyle ikna olmuş ki, herkesin kendini gibi cahilce ikna olması için konu açıyor.

    Millet kafasına taş düşse kimden bilecek?
    Önce adam düşünecek, bu taş kafama nereden düştü? Neden düştü? Bu taşlar kimin sorumluluğunda?
    O taş nasıl düşer?
    O taşın düşmemesini kim denetlemeli?
    O taşın düşme ihtimali olduğu yerde kafaya kask zorunluluğunu kim getirmeli?
    Riskli yerlerde dolaşırken kask takılmasının eğitimini kim vermeli?
    Yani bir adamın kafasıan taş düştü mü birinin hesap vermesi gerekiyor.
    Ama köylü varoş kafası der ki; bu Allahın işi.
    Tıpkı 307 kişinin öldüğü bir maden faciasından sonra sorumluluğu bu işin fıtratında var diyerek Allaha havale edenler gibi...


    Siz hesap sormazsanız sormayın da yeter ki kafası çalışan, hesap sormak isteyenlerin önüne dikilmeyin.
    Çünkü ben her 3 ayda bir vergiyi kafama bir yerden taş düşmesini engelleyemeyen bir devlete ödemek istemiyorum.
  • 27-06-2018, 22:55:58
    #20
    Misafir adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi, Suriye'den 4 bin ton patates ithal edilmesine izin verdiklerini açıkladı.

    Konu sahibinden gerçekçi bir yorum bekliyorum.
    4 mio insan ithal ettik 4 bin ton patates ithal etsek ne olacak demiş biri çok doğru demiş

    Suriye için hem iç pazar hem dış pazarız. ))
  • 27-06-2018, 23:05:13
    #21
    Üyeliği durduruldu
    digiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Kafasına taş düştüğünde hesap sormayanve hesap sorulmayacağını düşünen varoş köylü kitle var ya. Bu ülkenin orta gelir tuzağına düşmesinin nedeni işte bu adamlar.
    Çünkü bu adamlar sadece kafalarına taş düştüğünde değil, ülkenin bütün üst düzey askeri, emniyet ve devlet kadrolarını terörist cemaatçilerle dolduran hükümetten de hesap sormuyorlar.
    Köylüler ve varoş insanı ki yarı köylüdür kadercidir. Kaderci toplumlar da gelişme modernleşme olmaz.
    Çünkü bu varoş köylü kitle anlamasa da şehirli medeni insanlar sorunları çözmek için bazı düzenlemeler yapar.
    Bu düzenlemeler ile birilerinin kafasına taş düşmemesi için önleyici yasalar çıkarır, bu yasal düzenlemeleri uygulayacak organizasyonlar kurar ve insanlara kafalarını taştan korumak için eğitim verir. Birinin kafasına taş düştüğünde bu kurallara uymayanlara da hesabını sorar.
    Yani medeni insanlar bilir ki birinin kafasına taş düştü mü, cumhurbaşkanından bakana validen müdüre kadar birilerinin sorumluluğu vardır ve hesap vermelidir.
    Bir de bu hesap sormasını, hakkını hukukunu bilmeyen şehirlileşememiş kitle hesap soranları da engellemeye çalışıyor.
    Herşeyi siyasete çekmeyin diyen adamlar siyaseti seçim şarkı türban sanıyorlar herhalde. Eğer dini laik tartışması yoksa o iş siyasi değildir sanıyor bu adamlar.
    Patatesten siyasi hesap soramayan adamlar, parlementoyu bombalayan pilotları memurları nasıl atadınız diye hesap sormuyor.
    Hatta ileride başka terörist grupların devlete sızmasını önlemek için nasıl bir önlem alındığını da sormuyorlar, sorulmasına da engel oluyorlar.
    Adamın biri iktidar yanlısı bir gazetedeki 2 paragraftan Türk Tarımının sırrını çözmüş, Allah kitap sel dolu diye öyle ikna olmuş ki, herkesin kendini gibi cahilce ikna olması için konu açıyor.

    Millet kafasına taş düşse kimden bilecek?
    Önce adam düşünecek, bu taş kafama nereden düştü? Neden düştü? Bu taşlar kimin sorumluluğunda?
    O taş nasıl düşer?
    O taşın düşmemesini kim denetlemeli?
    O taşın düşme ihtimali olduğu yerde kafaya kask zorunluluğunu kim getirmeli?
    Riskli yerlerde dolaşırken kask takılmasının eğitimini kim vermeli?
    Yani bir adamın kafasıan taş düştü mü birinin hesap vermesi gerekiyor.
    Ama köylü varoş kafası der ki; bu Allahın işi.
    Tıpkı 307 kişinin öldüğü bir maden faciasından sonra sorumluluğu bu işin fıtratında var diyerek Allaha havale edenler gibi...


    Siz hesap sormazsanız sormayın da yeter ki kafası çalışan, hesap sormak isteyenlerin önüne dikilmeyin.
    Çünkü ben her 3 ayda bir vergiyi kafama bir yerden taş düşmesini engelleyemeyen bir devlete ödemek istemiyorum.
    Hocam konudaki önceki yazınızıda bu yazıyıda gayet açıklayıcı ve doğru buluyorum görende diyecekki 100 yıldır bu ülkeye yağmur yağmıyordu hiç beklenmedik bir olay hadi gök taşı falan düşse olabilir diyeceğimde yağmur.
  • 27-06-2018, 23:43:47
    #22
    O elma yendiğinde, insan ikiye ayrıldığında, kabil habili öldürdüğünde herşey başlamıştı. Yani çok kasmaya gerek yok her zaman karşıt görüşlü insanlar olacak lakin son sözü Allah söyleyecek ve tartışıp durdukları konuda aralarında hükmü verecek. Dünyanın her yerinde, her alanda tartışma var şu anda. Her şeyde ve her alanda muhalefet ediliyor, hiçbir yerde hiçbir zaman kimse "nasıl düşünüyorsanız öyle yaşayın" demiyor, bilim adını verdikleri şey bile aslında bir muhalefet değil mi? sana portakalın faydalı olduğunu çünkü içerisinde senin için faydalı şeyler olduğunu söylüyorlar, ama belki oralarda bir yerde portakal yediğinde acı çeken birileri var ve bilim aslında ona muhalefet oluyor. Bizim ülkemizde de baskın olan siyaset ve insanlar birbirine siyasette karşı çıkmayı çok ama çok seviyor. Oysa biz yönetmiyoruz, biz para almıyoruz, karşı çıktığımızda da biz bir şey kazanmayacağız. Etrafına baktığında rahatlıkla görebileceğin şeyler var, insanlar durduk yere dahi muhalefet olabiliyorlar. Birisi demiş ki "15 milyar maaşım var devlete karşıyım" , ardından futbol geliyor ülkemizde, sonra kadın erkek ayrımı falan filan derken, insanları yan baktın kavgasında birbirini öldürürken buluyorsun. Hatta sana çok daha yakın bir örnek vereyim; şu anda bu yazdıklarıma dahi muhalefet olmak isteyen milyonlarca insan var. Kimse asla hiçbir zaman aynı fikirde olmak istemiyor, mutlaka farklı birileri çıkıyor. O yüzden tekrar ediyorum, fazla kasmamak gerek, hüküm Allah'ındır ve son sözü o söyleyecek.