• 31-05-2018, 01:13:13
    #19
    Istanbul, Adana, İzmir, Ankara, Amasya, Tokat, Antep, Urfa. Memleket fark etmez hocam devir bozuk. Ben en az 10 farklı memlekette çeşitli işler yaparak para kazanmaya çalıştım. Hep kanı bozuğa denk gelirmi insan. Yok bi tane adam gibi dost yok. O yüzden güvenmeyecen dostuna, en büyük dostun ailendir. Hiç mi dürüst insan yok ? Var olmaz mı varda hocam devir bozuk insanlar değil..
  • 31-05-2018, 01:38:34
    #20
    Kaderin cilvesi işte. Birileri geliyor, birileri gidiyor. Bende bayramdan sonra iş sebebiyle Adana'dan İstanbul'a taşınıyorum.

    Bilişim sektörü üzerine çalışmaya devam edecekseniz, Adanalı biri olarak Adana'yı tavsiye etmiyorum. Bilişim sektörü konusunda geri kalınmış bir şehir malesef. Adana ile İzmir insaniyet ve yaşam tarzı açısından birbirine yakın şehirlerdir. Adana'ya kıyasla aynı işinizde devam edecekseniz İzmir'de çalışmanızda fayda var. Eğer farklı bir sektörde çalışmayı düşünüyor ve kararlıysanız Adana, maddi açıdan rahatlıkla ev geçindirebilecek bir şehirdir. Yerleşim açısından şöyle bir öneride bulunabilirim. Elit bir ortamda yaşamak ve çocuğunuzu büyütmek istiyorsanız Çukurova ilçesinde ev bakmalısınız. Daha mütevazi ve uygun fiyatlı ev bakıyorsanız Yüreğir ilçesinin belli başlı mahallelerini tercih etmelisiniz. Örneğin Polis okulu civarı, Toplu Konutlar, Serin Evler gibi mahallelerdeki apartmanları tercih edebilirsiniz.
  • 31-05-2018, 02:26:36
    #21
    Karhost adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Selam arkadaşlar

    Yaklaşık 23 yıldır istanbuldayım burda büyüdüm okulu bitirdim evlendim çocuğum oldu üzüldüm sevindim vs. ama sonunda büyük bir karar alarak tabiki kendime göre farklı bir şehire taşınmaya karar verdim.
    Yıllardır dijital pazarlama ve kurumsal iletişim alanında bişiler yapmaya çalışıyorum benim şansımmı şansızlığım mı bilmiyorum ama her iş yerinde sahtelikler hileler yalanlar yalan söylemek zorunda bırakılmalar sonucunda doldum. Bir imkanım vardı Adana'ya gitmeye karar verdim. Şimdi yeni bir yol belki farklı bir iş bilmiyorm ama genel olarak istanbulda çok sıkıldım hayattaki tek varlığım eşim ve 6.5 aylık kızım. Adanayı bilen arkadaşlarımdan orayla alakalı tavsiyeler istiyorum iş ortamı için. Kendime göre büyük işler yaptım mücadele ettim iyi paralarda kazandım ama insanlar hep fazlasını istiyorlar. Dürüstlükle dürüst olarak gerçekten istanbulda yaşam çok zormuş. Ya yalan söyleyip pisliğe kapılacaksın yada aradan sıyrılıp ortada kalacaksın. Ne söylenir bilmiyorum..
    Adanalıyım buyur gel istediğin herşeyide özelden sor hocam. Memleketimiz güzeldir güzel cana yakındır. Özelden numaranıda at whatsapp falan görüşürüz.
  • 31-05-2018, 03:10:51
    #22
    Kimlik doğrulama veya yönetimden onay bekliyor.
    zor bir karar...
    adana hep yaşaması zor bir şehir imajı veriyor bana. hem iklim hem de problemli insanlar açısından. ama adanalı arkadaşlarım belli muhitler haricinde sıkıntı olmadığını söylerler hep.
    istanbul kendi evi olmayanlar için hiç yaşanılası bir yer değil. hatta 'merkezi bir yerde evi olmayanlar' için de diyebilirim. kira haricinde elinize 4-5 bin lira kalmıyorsa ömrünüzden yersiniz.
    ankaradayım, istanbuldan ev alma planım var kışa kadar, alınca taşınır mıyım? hiç emin değilim.
    her zaman kesin olarak tek bir bildiğim vardır; 'OLANDA HAYIR VARDIR'.
    yolunuz açık olsun...
  • 31-05-2018, 03:18:53
    #23
    2 yıl önce İstanbul'a üniversite eğitimi için geldim, bir insan bir şehiri hem sevip hem de aynı anda nasıl nefret eder onu öğrendim. Herkes bir koşuşturmaca peşinde, diğer şehirlerdede bu durum var fakat İstanbul'da bu durum daha bir göze batıyor. Şehirin yerli sayısı oldukça az gibi görünüyor yani gerçekten alışma sürecim bayağı bir zor oldu. Fakat malesef en çok iş imkanıda bu şehirde bulunuyor ve okulu burda bitiren burda kalmak istiyor. Zor bir durum umarım doğru kararı verirsiniz
  • 31-05-2018, 09:26:21
    #24
    ismailbal adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Bende tam tersi bir kararla çok sevdiğim Adana'dan İstanbula taşındım. Adana aslında yaşanılacak yerlerden. Ancak iş imkanı çok kısıtlı. Yıllardır Adana'da kendi işimi yaptım ancak yapılan işin değeri yok. Adana'da çalışırken teklif verdiğim yerler İstanbul'a taşınmam sonrasında oldu. Yine kendi işimi yapıyorum ama daha değerli olduğunu bilen insanlara. Adana'da kendi işini yapacaksan yemek sektörü ile alakalı bir şey yapmanı öneririm. Bilişim sektörü ne yazık ki ölü. Burda aldığın 2-3k'lar hayal. Yardımcı olmamı istediğiniz konu olursa yazabilirsiniz. Hemen hemen tüm bilişim camiası Adana'da tanır.
    Amman İsmail b.k vardı 1 sene öncede ben geldim bu b.klu İstanbul'a
  • 31-05-2018, 10:49:42
    #25
    Mesaj atan herkese teşekkür ederim. Şimdi iş ilanlarına yönlendirmelerinize vs bakıyorum. Kesin olarak gidiyorum herşeyi ayarladım 20 haziranda ordayım inşallah. Bilişim sektörü olmasa bile başka bir işe girip yine çalışıcam mecburi. 2 3 ay işsizlik maaşı freelance idare edeceğim gibi gözüküyor.
  • 31-05-2018, 11:00:17
    #26
    Bilindik bir hikaye ama yeri gelmişken paylaşmak istedim.


    Amerikalı zengin bir iş adamı seyahati sırasında Meksika'nın küçük bir
    kıyı kasabasına uğramış. Limanda gezerken, bakmış ağzına kadar balık dolu
    bir tekne ve içinde keyifli bir balıkçı...
    "- Merhaba balıkçı" diye seslenmiş,

    "... Bu balıkları kaç zamanda tuttun?"
    "- Bir iki saatimi aldı" demiş balıkçı... İştahlanmış bizim işadamı;
    "- E, niye biraz daha kalıp daha fazla tutmadın?" diye sormuş.
    "- Bu kadarı bize yetiyor da ondan" diye omuz silkmiş balıkçı.
    Şaşmış balıkçının bu kanaatkarlığına işadamı;
    "Kalan zamanını nasıl geçiriyorsun peki" diye üstelemiş.
    Balıkçı, özetlemiş bir gününü: "- Sabahları açılır, biraz balık tutarım.
    Sonra çocuklarımla oynarım. Öğleyin karımla biraz siesta yaparım.
    Akşamları amigolarla beraber gitar çalıp şarap içer,
    geç vakte kadar eğleniriz. Oldukça meşgul sayılırım senyor".
    Gerinmiş Amerikalı: "- Bak" demiş "... ben sana yardımcı olabilirim.
    Bu işe daha çok zaman ayırmalısın.
    Daha büyük bir tekne bulup daha çok balık tutmalısın.
    Oradan elde edeceğin gelirle daha büyük tekneler alırsın.
    Kısa sürede değil, doğrudan işletme tesislerine satarsın.
    Hatta zamanla kendi balık fabrikanı bile kurabilirsin.
    Kısa zamanda balıkçılık sektöründe bir numara olursun".
    Balıkçı merakla "Bunları yapmak kaç sene alır senyor" demiş:
    "15-20 yılda halledersin" demiş Amerikalı, "Ama sonrası daha parlak:
    Zamanı gelince şirketini halka açarsın, hisselerini iyi paraya satarsın,
    kısa zamanda zengin olup milyonlar kazanırsın."
    "- Milyonlar ha..." diye tekrarlamış balıkçı...
    "Eeee... sonra?" "- Sonra emekli olursun.
    Küçük bir balıkçı kasabasına yerleşirsin. İstersen zevk için balık tutarsın.
    Çocuklarınla oynar, karınla keyfince siesta yaparsın.
    Akşamları da arkadaşlarınla şarap içip gece yarısına kadar gitar çalarsın.
    Nasıl...? Mükemmel değil mi?" .
    Bir an olsun durup düşünseniz; "Bütün bu telaş ne için...?"
    Arada denize açılıp, çocuklarınızla oynaşmayacak,
    dostlarınızla gitar çalıp şarap içemeyecek olduktan sonra
    onca koşturmanın ne anlamı var?
    Hırsla örülü onca yılın vaat ettiği final,
    halen yanı başımızda duran mutluluksa,
    bu yarışa ne gerek var?
  • 31-05-2018, 11:13:28
    #27
    Üyeliği durduruldu
    Hayatınızda başarılar dilerim yolunuz hep açık olsun