Yapılan şey çok güzel. Mühendislik öğrencilerinin böyle projeler başında tamamlamaları lazım öğrenimlerini. Bu işi beceremeseler de görüntü işleme, optik sistemler gibi konularda büyük tecrübeye sahip olup mezuniyet sonrası kariyerlerine hızlı bir giriş ve yükseliş yapabilirler.
Gelelim eleştirilere... İlk paragrafta çok büyük cümleler kurmuşsun hocam, hedefi izleyip lazerle yok etmek, dışa bağımlı olmamak vesaire...
Bunlar çok büyük laflar. Yaptığınız işi siz abartmayın sizi zaten insanlar övecektir.
Bugün Amerika'nı bile elindeki en güçlü lazer sistemi 150 kw gücünde. Ve en fazla büyük dronları ve küçük botları imha edebiliyor.
Bir savaş uçağını ya da füzeyi lazerle vurabilmek için gereken lazer gücü megawatt düzeyinde olabilir.
Bu kadar büyük enerjiyi de ancak nükleer enerji ile çalışan bir gemide ya da elektrik santralinde üretebilirsiniz.
Ayrıca ülkede yarı iletken teknolojisi yok, işlemcileriniz ithal, muhtemelen elektrik motorlarınız ithal, optik teknolojimiz yok yani optik ekipmanlarınız da ithal...
Yani yerli geliştirdiğiniz tek şey hedef takip yazılımınız, bunun da muhtemelen görüntü işleme kütüphanelerini hazır kullanıyorsunuz.
Yaptığınız işi küçümsemek adına konuşmuyorum.
Ama eğer büyük sözler söylerseniz projenizi küçültürsünüz.
Elinize sağlık, aslında üniversiteye giden herkesin benzer projelerin peşinden koşması lazım. İnşaat mühendisi ile kimya öğrencisi daha dayanıklı bir beton ya da tuğla peşinde koşmalı. Yapsa da yapamasa da. Amerikan üniversitelerinde binlerce başarısız proje yürütülüyor ancak aralarından çıkan 3-5 proje tüm boşa giden parayı çıkartıyor ve kara bile geçiriyor.