• 10-06-2008, 04:40:55
    #1
    2070 yılından gelen mektup lütfen okuyun







































    Sıradan insanların duyguları, arzuları, ihtirasları akıllarına galebe çalar da göz göre göre gelen tehlikeye karşı tedbir almakta, felaket kapıyı çalmadan kurtulma çareleri aramakta kusurlu ve ihmalkâr davranırlar. Bunun en yaygın örneği sigara tiryakiliğidir. Bu ve benzeri bağımlılıkların makûl (akla dayanan, aklın kabul ettiği) bir açıklaması ve gerekçesi yoktur. Akıl, bilgi ve din sigaranın terk edilmesini emreder, alışkanlık ise bunlara karşı kor ve üzerinde 'sigara öldürür' yazdığı halde tiryaki, paketi açar, bir tane de yakar. Bu yazıda üzerinde durmak istediğim bir başka örnek ise kuraklıktır, su sıkıntısıdır. İnsanların bir yandan günahları, diğer yandan başta israf olmak üzere yağmuru engelleyen, su kaynaklarını kurutan iş ve eylemleri yüzünden dünya büyük bir kuraklık ve susuzluk felaketine doğru adım adım ilerliyor. Sera gazlarının salımını sınırlayan anlaşmaya hâlâ, bunu en fazla yapan ülkeler imza atmıyor; üretim ve kazanç sarhoşluğu yüzünden insanlara zarar vermeye devam ediyorlar. Sevgili Peygamberimiz (s.a.), 'Nehir kıyısında bile olsanız, suyu israf etmeyin' buyuruyor. 'Nehir kıyısında suyu bol kullanmanın ne zararı olabilir?' diye düşünenler olabilir. Allah tarafından eğitilmiş olan o büyük eğitici biliyor ve bildiriyor ki, suyu bol bulduğunda israf etmeye alışan bir kimse, az bulduğunda da tasarruf etmeyi bilemez. Eskiden abdest, ibrik ve benzeri bir kaptan ele dökülerek alınırdı. Bu usulde abdest alan bir kimse kullandığı suyu biriktirse ve bugün açılan ve abdest sonuna kadar kapatılmayan bir musluktan alınan abdest suyunu da biriktirip mukayese etse bir kaç misli suyu israf ettiğini görecektir. Hasılı, tez elden tedbir almazsak kuraklık ve susuzluktan kırılacağımızı unutmayalım
  • 10-06-2008, 04:58:17
    #2
    Üyeliği durduruldu
    Bu konuda içim rahat. Suyu idari kullandığıma ve cevremdeki insanlarada olabildiğince bunu aşıladığımı biliyorum. Hepsini geçtim şu yeryüzünde benim adıma dikili tam 7000 ağaç ve her sene 1000 tane daha ekleniyor. Keşke herkes ağaç dikse yeşile önem verse. Ne su derdi kalır ne ozon tabakası derdi.
  • 10-06-2008, 11:05:39
    #3
    Çok güzel bir konu ama şu dikkatimi çekti 2070 yılından geliyo adam 50 yaşında yani çocukluğunda 2025 civarı peki 2025 yılında okadar su nasıl varmış ? Biz şimdi bile susuzluk çekiyoruz o ise 2025 yıllarında heryerde ağaç var su var diyor...
  • 10-06-2008, 11:11:47
    #4
    hayır anlamadığım şey..
    o kadar herşey gelişmiş de ileride havadaki Hidrojenle Oksijeni
    H2O(haş iki o) şeklinde birleştiremiyorlar mı?
    Teknoloji ona bile çare bulacak eminim ben..
  • 10-06-2008, 11:16:09
    #5
    Biz üzerimize düşeni yapalım da, teknoloji gene çare bulsun varsın.
    DarkRhyme, takdire şayansın.
  • 10-06-2008, 11:23:58
    #6
    webdem adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    hayır anlamadığım şey..
    o kadar herşey gelişmiş de ileride havadaki Hidrojenle Oksijeni
    H2O(haş iki o) şeklinde birleştiremiyorlar mı?
    Teknoloji ona bile çare bulacak eminim ben..
    yanıcı ve patlayıcıyı birleştir.
  • 10-06-2008, 11:36:58
    #7
    mehmet_can adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    yanıcı ve patlayıcıyı birleştir.
    herşeye o şekilde düz mantık bakma. yan ürün olarak da elde edilebilir mesela HCl ve NaOH tepkimeye girer NaCl ve su açığa çıkar bunu gibi
  • 10-06-2008, 12:20:36
    #8
    yorumlarınız için tsk ederim arkadaslar
  • 10-06-2008, 12:33:14
    #9
    buzullar eriyor eyw, deniz seviyesi yükseliyor, günümüz teknolojisi bu suları arıtamıyor mu?

    arıtılan bu sular da rahatça içilir, ank'nın kızılırmakdan su içtiği düşünülürse bu da gayet mantıklı!

    tek sorun ozon tabakasının incelmesi, buna çare bulunduğu taktirde toplumsal yaşantı da bir çalkalanma olmayacağı düşüncesindeyim.