• 14-02-2018, 23:54:23
    #46
    akşam akşam iyi güldüm Allah'ta sizi güldürsün hocam
  • 15-02-2018, 00:34:19
    #47
    pcbagimlisi adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Bu forumda siyasi olarak sürekli tarafsızlığımı kanıtlamaya çalışan biri olarak şu konuda nasıl yanıldığınızı belirtmek isterim.

    Bizim canımızı acıtan sadece bize terör saldırıları düzenleyen cani terör örgütlerine sadece batı - avrupa ülkeleri destek vermiyor. Bölücü terör örgütünün en büyük silah sağlayıcılarından biri Rusya, aynı şekilde Çin ve İran'da en az Avrupa ülkeleri kadar terör örgütüne destek veriyor. Hatta stratejik olarak bölücü terör örgütü en çok Rusya'ya uzun vadeli en büyük çıkarı sağlıyor. Zira Abd, ortadoğuda Türkiye, İsrail, Suudi Arabistan, Mısır, Irak, Kuveyt gibi bir çok ülkede askeri üsler kurabilir ki şuanda mevcut zaten ekstradan bu ülkelerin askerleri ile ortak operasyon yürütebilir ki geçmişten günümüze istediğinde ve şartlar uygun olduğunda da yürütebiliyor zaten.

    Rusya, Ab ile olan ilişkilerini yumuşatma karşılığında bu tarz bir beklenti peşinde zira ticari ve askeri olarak Türkiye'nin Güney Doğu ve Doğusuna kalıcı hakimiyet kurabilmesi durumunda ciddi gelişim elde edebileceğini düşünüyor sanırsam. Ab, sınırları içerisindeki eğitim seviyesi düşük olan hristiyan, müslüman ve diğer inançlardan olan az niteliğe, niceliğe sahip olan insanların üreme hızının yüksek olması, Rusya'nın tehditlerini ve Rusya'yla gelişebilecek olan ticari - endüstri ilişkilerini düşünerek ne yazık ki bizim ve diğer ortadoğu ülkelerinin aleyhine olan bu durumu destekliyor.

    Dünyanın çeşitli bölümlerindeki ve ortadoğudaki terörize-kaos durumunun bir diğer nedeni de bir çok toplumun dünya endüstrisine sağlıklı bir şekilde adapte olamamasından kaynaklanıyor. Bu acımasız tavır - müdahale müslümanlara özel bir durum ve bir hamle değil. Aynı şekilde Yugoslavya'yıda pasta böler gibi böldüler. Dünya ortak yönetilir. Çıkar ortaklığı memelilerin ortak özelliği. Nasıl bir aslan sürüsü bir ava koordineli bir şekilde saldırıyorsa fayda sağlamayan aslanı güçleri yettiği sürece sürüden dışlıyorlarsa aynı sistemde dünya düzeninde insanlar tarafındanda en alt, fakir kademeden en üst kademe - en zenginlerine devletlerin stratejilerini - politikalarını belirleyen devlet yapılarına kadar hamleler vicdana bağlı olarak farklı seviyelerde gerçekleşiyor.

    Aynı şekilde dünya ekonomisinde nitelik, nicelik bakımından genel olarak çok iyi verimliliğe sahip olmadıkları için Abd toplumu da terör saldırıları ile karşılaşıyor. Hatta Abd, Ab'den daha güçlü bir orduya daha güçlü istihbarat imkanına sahip olmasına rağmen Ab ülkelerine kıyasla daha fazla askeri, sivil kayıplı terör saldırılarına maruz kalıyorlar. Bunun nedeni de Ab ülkelerindeki insanların yaşayış tarzları ve dünya çarklarında Abd'deki insanlara kıyasla daha fayda sağlamalarından kaynaklanıyor.


    Bu neden kaynaklanıyor diyecek olursanız biz ve bizim gibi dünya ekosistemine entegrede sorun yaşayan ülkeler olarak, yaşam tarzımız ve düşünce yapımız ile 20. yüzyılın sonları ile 21. yüzyıldan itibaren hem batı-avrupa ülkelerine hemde de doğu-asya ülkelerine bir çıkar - kazanım - müttefiklik sunamamaya başladık 50'lerdan beri ve bu durum o kadar vahim durumdaki solcu, sağcı, diğer ideolojiler farketmeksizin toplumun çoğunluğunun ciddi sorunu. Ne yazık ki böyle bir durumda insan türünün acımasız yaklaşımı ile karşı karşıya kalıyoruz. Bana fayda sağlamayan ölebilir, sorun yok durumu. Bizde henüz Suriye kadar kötü durumda olmasakta belli bir miktarda batı ve doğu devletleri için "Bizim için Türkiye toplumu, Suriye toplumu kadar olmasada ciddi olarak önem arzetmiyorlar" vari bir düşüncedeler.

    @UfLee; Mesajımı çok değiştirdim o yüzden mesaj beğeninize haksızlık olmaması için haber vermek maksadıyla etiketliyorum özür dileyerek. ( Belki katıldığınız, katılmadığınız bir durum oluşur haberiniz olmadan beğendiğiniz mesajın, beğenmediğiniz bir mesaja dönüşmesini istemem. )
    konu siyasete kaymaması için yorum yapmaaycagım. herkesin yaşayış biçimi farklıdır düşünce fikirleri ayrıdır. sizler 20 25 yaşlarındasınız. şuan dünyada herşey var ne isderseniz alabiliyorsunuz bizler sizler gibi büyümedik. bayramlarda ayakkabı alırdı babam sabahakadar uyumadan baş ucuma koyar sabah olsada ayakkabımı giymeyi hayal ederek yaşadık ve benim yaşlarımdaki çoğu kişi benim gibi yaşamıştır. yoklugu gördük şimdi bolluk içindeyiz. ben her zaman diyorum şuanki eleştirdiginiz ülkeyi 15 sene önceden takip etseydiniz neyin ne oldugunu analardınız ben burada sabaha kadar anlatayım boşa konuşurum rahatlık çok güzel bişey iyi forumlar.
  • 15-02-2018, 00:57:08
    #48
    Hayatımda gördüğüm en mantıksız, en gereksiz konu. Konuyu açarken kendinizde değildiniz sanırım? Umarım bazı şeylerin farkına zamanında varırsınız bu kafadan vazgeçersiniz.......
  • 15-02-2018, 00:58:05
    #49
    Tüm mesajları okumadım ama ülkemizde maalesef ki vergi adaletsizliği var, yok diyen ya Türkiye Cumhuriyeti'sınırları içerisinde yaşamıyordur yada kazandığının ne kadarının vergiye gittiğini bilmiyordur iş sadece kazandığınla bitmiyor adığın herşeyden devlete vergi veriliyor, özellikle hizmet sektöründe bu ay 10.000 TL fatura kesmişseniz ortalama yarısını devlete vergi olarak verirsiniz, bu işi yapıpda bu düzeni gerçekten adil bulan var mı?
  • 15-02-2018, 01:13:06
    #50
    UfLee adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    konu siyasete kaymaması için yorum yapmaaycagım. herkesin yaşayış biçimi farklıdır düşünce fikirleri ayrıdır. sizler 20 25 yaşlarındasınız. şuan dünyada herşey var ne isderseniz alabiliyorsunuz bizler sizler gibi büyümedik. bayramlarda ayakkabı alırdı babam sabahakadar uyumadan baş ucuma koyar sabah olsada ayakkabımı giymeyi hayal ederek yaşadık ve benim yaşlarımdaki çoğu kişi benim gibi yaşamıştır. yoklugu gördük şimdi bolluk içindeyiz. ben her zaman diyorum şuanki eleştirdiginiz ülkeyi 15 sene önceden takip etseydiniz neyin ne oldugunu analardınız ben burada sabaha kadar anlatayım boşa konuşurum rahatlık çok güzel bişey iyi forumlar.
    2003-2007 arasındaki istikrar ve ekonomik gelişim, yabancı yatırımların Türkiye'ye gelmesi, Türkiye'nin Batı ve Doğu ülkeleri ile ilişkilerinde yaşanan güzel hatta çok güzel gelişmeleri inkâr etmem ve edemem. ( Bazı ülkelerin bize yaptıkları 1-2 saygısızlığını, diğer olumlu gelişmelerin, adımların çokluğundan gözardı edebiliriz )
    Bende siyasi bir yorum yapmadım zaten her hangi bir partiye, kesime özel konuşmadım farkındaysanız hatta her hangi bir ülkeyi tek başına kıstasda almadım sorunların dünya çapında nedenini kendi tespitlerim dahilinde anlatmaya çalıştım.

    Siyaset farklı parti isimleri altında gerçekleşse de o partilerin siyaset türünü, tarzını belirleyende toplum. Mecliste veya mecliste olmadan belirli bir hitabete ve medyada imkana sahip olabilmiş partiler farklı düşünceler, hedeflerini kendileri dile getirselerde aslında toplumun bir yansıması halindeler. Evet dünyada ve ülkemizde geçmişe nazaran bir bolluk, bereketlik var. Geçmişte ciddi kıtlık, ulaşılmazlık sorunlarının yaşandığı da bir gerçek. Bunu dedelerimizin, ninelerimizin hatta orta yaşlı bir çok insanımızın koleksiyonculuk, yemeği dökme - lokmayı bırakma - tabakta bırakma ye gibi söylemlerden tespit edebilmek mümkün. ( Yemeği sürekli olarak fazla pişirip ziyan etmek, çöpe dökmek yanlış bir davranıştır fakat kasten yapılmayan ve insan vücudu sağlığını olumsuz şekilde etkileyecek şekilde çöpe gitmesin, ziyan olmasın düşüncesiyle mideyi çöpe çevirmekte yanlış bir davranıştır )

    Benim kastettiğim şey en basitinden siyaset alanında bile toplum arasında konuşurken yapamadığımız şu şekilde bir gerçek var. Çözüm önerisi bulma, kendimize ve çevremize fayda sağlama. Ya sürekli negatif eleştiri yapıyoruz yada sürekli pozitif, onaylayıcı eleştiri - görüş bildiriminde bulunuyoruz. Tarafsız bir şekilde, desteklenmesi gereken konularda var bir şekilde eleştirilmesi gereken şeylerde var hayatın her alanında her bireyin gelişimi için. Sürekli bu iki seçenekten birini seçmek zorunda değiliz.

    Bir miktar doğru, bir miktar yanlış ve bir miktar şu şekilde olmalı diyebiliriz. Bunu kendimize karşı yapamıyoruz, sevdiklerimize karşı yapamıyoruz, bir bütün olarak toplum kavramı altında kendimize de yapamıyoruz. Kaçımız kapasitemizi, neyi yapabileceğimizi iyi bir şekilde analiz edebiliyoruz. Ya özgüvensisiz ya da gereğinden fazla özgüvene sahibiz çok büyük çoğunlukta.
  • 15-02-2018, 01:46:21
    #51
    Zenginden sağlam vergi alsınlar o zaman tepki göstermeyeceğim.
    Adam şahine bile yakıt alamıyor

    Yukarıda 2003-2007 vs refah deniliyor.

    O yıllar arasında kaç tane devlete ait mülk satıldı?
    O yıllar abd nasıl dolar pompaladı?
    O yıllar nasıl yabancı yatırımcılara peşkeş çekildi?
    Bunlara cevap versin.
  • 15-02-2018, 04:18:35
    #52
    Türkiye'nin sorunu vergi orani degildir.
    Avrupa ülkelerinde de cok benzer oranlarda vergi alinir.

    Türkiyedeki sorun verginin alindigi kesimin yanlis olmasidir.
    Yani düsük gelirliden daha az, orta ve üst gelirliden daha fazla vergi alinmasi saglanirsa sorun cözülür.
  • 15-02-2018, 04:19:49
    #53
    Asgari ücretlinin vergisi %15. milyar dolarlık şirketin vergisi %22 (20 idi 2 daha yeni geldi)
    Asgari ücretli ne alsa cebinden gider. milyonluk şirket her harcamasını gider yazar kardan düşer...
    Vergi Oranı deyince konu çok afaki kalıyor.
    Biraz bu işlere meraklı iseniz
    1) Toplam vergiler içinde dolaylı vergilerin oranı nedir? Yüksek olursa neyi düşük olursa neyi gösterir? Hangi ülkelerde daha yüksek bizde nedir?
    2) Gini katsayısı nedir nasıl hesaplanır. Gelişmiş ülkelerde nedir? Bizde nedir?
    3)Geçen aylarda MTV'ye %25 zam yapılan ice tea ve limonataya lüks vergisi ötv getirilen düzenlemede kimlerin vergi borçları silindi bir araştırın...

    Geliri 100 lira olan ile 1 milyon lira olandan 50 TL vergi alırsan bu adalet değildir. Her ikisinden %10 yada 20 gibi aynı oranda alırsan bu da adalet değildir.
    Bir de geçmişte şöyle idi şimdi böyle muhabbeti bana şunu hatırlatıyor. Adamın çocuğu 5. sınıfa gelmiş okumaya başlamış. Diyor ki çok ilerleme var geçen sene okuyamıyordu... Biraz da akranlarınıza baksanıza nerdeler. Bir zamanlar 16. büyük ekonomi idik. Şimdi yanlış bilmiyorsam 17 yada 18... Yani biz koştuk ama adamlar bizden daha hızlı koşuyor. Sorun burda.
  • 15-02-2018, 07:18:44
    #54
    İlk mesaj icin soyluyorum gercekten okurken guldum. Durustce masaya yatiralim diyip o kadar yanli bir yazi yazmissin ki...

    Örümcek kafa dediginiz adamlar yuksek lisans doktora yapmis muhendis kafali insanlar bunun farkinda misiniz? Olay ulkeyi sevip sevmeme meselesi degil, farkli yonlere cekmeyin. Ulkesini herkes sever ancak ekonomi, geçim sıkıntısı tamamen farkli bir konu.

    Ayrica o arastirma nasil yapildi bilmiyorum ancak senin yazin kadar ona da guldum. Endonezya’da uzun sure kalmis biri olarak o ulkenin ekonomisi en buyuk ulkeler arasina girmesi %1 ihtimal. Biraz arastirirsaniz zaten ne kadar fakir para birimlerinin ne kadar degersiz oldugunu sanayi endustrisinin 0 oldugunu anlarsin.

    Ek olarak sorun zaten sadece vergi degil. Ekonomimiz de sıkıntılı. İstanbul’da 10k maas alan arkadasim su an avustralyada asgari ucretle daha rahat yasayabiliyorsa sorun sizce nerede? Orumcek kafada mi?

    Alim gucu olarak yerlerdeyiz farkinda degil misiniz gercekten? Karniniz doyuyor diye kendinize mutluyum mu diyorsunuz? Yurt disinda 30 bin dolar araba turkiyede neden 300 bin tl. Hadi onu da gec 3 dolar olan bir zeytin yaginin ayni markasi neden turkiyede 30 tl?