• 03-06-2008, 17:43:25
    #1
    Mavi Gözlü Dev, büyük üstad Nazım Hikmet'i ölümünün 45. yıl dönümünde saygıyla anıyoruz.

    O mavi gözlü bir devdi.
    Minnacık bir kadın sevdi.
    Kadının hayali minnacık bir evdi,
    bahçesinde ebruliii
    hanımeli
    açan bir ev.

    Bir dev gibi seviyordu dev.
    Ve elleri öyle büyük işler için
    hazırlanmıştı ki devin,
    yapamazdı yapısını,
    çalamazdı kapısını
    bahçesinde ebruliiii
    hanımeli
    açan evin.

    O mavi gözlü bir devdi.
    Minnacık bir kadın sevdi.
    Mini minnacıktı kadın.
    Rahata acıktı kadın
    yoruldu devin büyük yolunda.
    Ve elveda! deyip mavi gözlü deve,
    girdi zengin bir cücenin kolunda
    bahçesinde ebruliiii
    hanımeli
    açan eve.

    Şimdi anlıyor ki mavi gözlü dev,
    dev gibi sevgilere mezar bile olamaz:
    bahçesinde ebruliiiii
    hanımeli
    açan ev..
  • 03-06-2008, 17:54:21
    #2
    Üyeliği durduruldu
    "aya gidilecek
    daha da ötelere,
    teleskopların bile görmediği yere.
    ama bizim dünyada ne zaman kimse aç kalmayacak,
    korkmayacak kimse kimseden,
    emretmeyecek kimse kimseye,
    yermeyecek kimse kimseyi,
    umudunu çalmayacak kimse kimsenin?"
  • 03-06-2008, 18:02:28
    #3
    Dünyanın En Tuhaf Mahluku..

    Akrep gibisin kardeşim,
    korkak bir karanlık içindesin akrep gibi.
    Serçe gibisin kardeşim,
    serçenin telaşı içindesin.
    Midye gibisin kardeşim,
    midye gibi kapalı, rahat.
    Ve sönmüş bir yanardağ ağzı gibi korkunçsun, kardeşim.
    Bir değil,
    beş değil,
    yüz milyonlarlasın maalesef.
    Koyun gibisin kardeşim,
    gocuklu celep kaldırınca sopasını
    sürüye katılıverirsin hemen
    ve âdeta mağrur, koşarsın salhaneye.
    Dünyanın en tuhaf mahlukusun yani,
    hani şu derya içre olup
    deryayı bilmiyen balıktan da tuhaf.
    Ve bu dünyada, bu zulüm
    senin sayende.
    Ve açsak, yorgunsak, alkan içindeysek eğer
    ve hâlâ şarabımızı vermek için üzüm gibi eziliyorsak
    kabahat senin,
    — demeğe de dilim varmıyor ama —
    kabahatın çoğu senin, canım kardeşim!

    Nazım HİKMET RAN

    Üstada Saygılarımız sonsuz...
  • 03-06-2008, 18:27:47
    #4
    Belki Ben

    Belki ben
    o günden
    çok daha evvel,
    köprü başında sallanarak
    bir sabah vakti gölgemi asfalta salacağım.
    Belki ben
    o günden
    çok daha sonra ,
    matruş çenemde ak bir sakalın izi
    sağ kalacağım...
    Ve ben
    o günden
    çok daha sonra:
    sağ kalırsam eğer,
    şehrin meydan kenarlarında yaslanıp
    duvarlara
    son kavgadan benim gibi sağ kalan
    ihtiyarlara,
    bayram akşamlarında keman
    çalacağım...
    Etrafta mükemmel bir gecenin
    ışıklı kaldırımları
    Ve yeni şarkılar söyleyen
    yeni insanların
    adımları...
  • 03-06-2008, 18:42:53
    #5
    Seni dünya paylaşamıyor
    Şiirlerin bin dilde
    Seni senden okumak var ya
    Seninle aynı dilde

    Mezarın orda olsa
    Burda olsa ne olur
    Tepende bir taş olsa
    Çınar olsa ne olur

    Nazım Hikmet memleket
    Memleket Nazım Hikmet
    Kafiye için yazmadık
    Hasret sana memleket

    Kitapların özgür artık
    Müjdeler olsun Nazım
    Sen yazmaya devam et
    Hasreti yazma Nazım

    Varna önlerindeydin
    Sen artık döndün Nazım
    Karadeniz köpürdü
    Memlekettesin Nazım
  • 03-06-2008, 20:32:41
    #6




  • 03-06-2008, 21:00:18
    #7
    Saygıyla anıyoruz bu toprakların yetiştirdiği en büyük sanatçılardan ve vatanseverlerden biri olan ustamızı.
    Alıntı
    «uyarına gelirse
    tepemde bir de çınar»
    demişti on yıl önce
    demek ki on yıl sonra
    demek ki sabah sabah
    demek ki «manda gönü»
    demek ki «şile bezi»
    demek ki «yeşil biber»
    bir de memet'in yüzü
    bir de güzel istanbul
    bir de «saman sarısı»
    bir de özlem kırmızısı
    demek ki göçtü usta
    kaldı yürek sızısı
    geride kalanlara

    nerdeyim ben
    nerdeyim?
    kimsiniz siz
    kimsiniz?

    yıllar var ki ter içinde
    taşıdım ben bu yükü
    bıraktım acının alkışlarına
    3 haziran '63'ü
    bir kırmızı gül dalı
    şimdi uzakta
    bir kırmızı gül dalı
    iğilmiş üzerine
    yatıyor oralarda
    bir eski gömütlükte
    yatıyor usta
    bir kırmızı gül dalı
    iğilmiş üzerine
    okşar yanan alnını
    bir kırmızı gül dalı
    nâzım ustanın
  • 04-06-2008, 00:28:53
    #8
    Üyeliği durduruldu
    TÜRK KÖYLÜSÜ

    Topraktan öğrenip
    kitapsız bilendir.
    Hoca Nasreddin gibi ağlayan
    Bayburtlu Zihni gibi gülendir.
    Ferhad'dır
    Kerem'dir
    ve Keloğlan'dır.
    Yol görünür onun garip serine,
    analar, babalar umudu keser,
    kahbe felek ona eder oyunu.
    Çarşambayı sel alır,
    bir yâr sever
    el alır,
    kanadı kırılır
    çöllerde kalır,
    ölmeden mezara koyarlar onu.
    O, "Yunusu biçâredir
    baştan ayağa yâredir",
    ağu içer su yerine.
    Fakat bir kerre bir derd anlayan düşmesin önlerine
    ve bir kerre vakterişip
    "- Gayrık yeter!.."
    demesinler.
    Bunu bir dediler mi,
    "İsrâfil surunu urur,
    mahlukat yerinden durur",
    toprağın nabzı başlar
    onun nabızlarında atmağa.
    Ne kendi nefsini korur,
    ne düşmanı kayırır,
    "Dağları yırtıp ayırır,
    kayaları kesip yol eyler âbıhayat akıtmağa..."

    (Kuvâyi Milliye'den)
  • 04-06-2008, 00:57:09
    #9
    Ayrı bir tat alıyorum şiirlerini okurken,saygıyla anıyoruz