• 29-05-2008, 23:53:49
    #1
    Üyeliği durduruldu
    Asagidaki yaziyi bir ortaokul ögrencisi okulunun duvar gazetesine
    yazmis.


    "Bu ülkede yasayan her insanin bagimsizligini ve demokrasisini borçlu oldugu
    insan: ATATÜRK ... Gençliginde kot pantolon giyememis... Sevgilisinin elinden
    tutup hasilat rekorlari kiran bir sinema filmine gidememis... Padisah ona
    Trablusgarp Cephesi'nde görev verdiginde, lüks uçak sirketinin, First Class"
    koltugunda viskisini yudumlayarak görev yerine gidememis... Halkina bagimsizlik
    fikrini anlatabilmek için kortej esliginde Mercedes'lerle gezememis
    Anadolu'yu...Kurtulus hareketini baslatmak için 19 Mayis'ta Samsun'a ayak basan
    ayaginda spor ayakkabisi ya da kovboy çizmesi yokmus...
    Kazandigi her savastan sonra savas sahasina firlayip moral veren mini etekli
    ponpon kizlar da yokmus... Tarih kitaplarina bakilirsa, Yunanlilari Izmir'den
    denize döktükten sonra timsah yürüyüsü de yapmamislar... Ülkesinde yapacagi
    devrimleri, inkilaplari unutmamak için not alacagi bir cep bilgisayari olmadigi
    gibi, kendisine suikast girisiminde bulunacaklari da cep telefonundan
    ögrenememis! Atatürk için üzülüyorum. Dag gibi adam, bir radyo programina faks
    çekemeden, Ismet Pasa için Safiye Ayla'dan bir istek parçasi isteyemeden gitti.
    Lozan Zaferi'nden sonra veya Cumhuriyet'in ilanindan sonra arabaya atlayip
    sabahlara kadar korna çalip, elinde bayraklarla sokaklarda tur atamadi. Evinin
    balkonuna çikip, bir sarjör mermiyi havaya sikamadi.
    Atatürk'e aciyorum... Sen kalk, dört kadinla evlenebilecegin bir dönemde dünyaya
    gel, sonra degerini bilmeyip tek kadinla evlilik sistemini getir. Aaaah ah...
    Çilgin diskolara gitmek, sabahlara kadar içip içip rock yapmak, babasinin
    mersedesini alip söyle bir Emirgan turu çekmek dururken...
    Bunlari yapmadi
    Atatürk... Keyif çatmadi...Tüm hayatini ülkesinin kurtulusuna ve uygarlasmasina
    harcadi...


    ISTE ONUN IÇIN BÜYÜK ADAMDI..."
  • 30-05-2008, 00:02:28
    #2
    Okumuştum epey oldu, tekrar hatırlattığın için teşekkürler Erol.