• 23-05-2008, 13:22:40
    #19
    Üyeliği durduruldu
    edebiyat okuyorum ben (: biliyorum tasavvufta şarabın anlamını (: sen merak etme.
  • 23-05-2008, 13:29:00
    #20
    arkadaşlar bu insan sanatçı ruhlu insan düşüncesini herkes anlayamaz. kıt düşüncelere göre yorum yapmayınız kelimeler gerçek anlamlarında olmayabiliyor, geniş bir pencereden bakmak lazım.
  • 23-05-2008, 13:31:33
    #21
    Üyeliği durduruldu
    ben de onu anlatmak istedim.

    https://www.r10.net/off-topic/173581-...ml#post1884665


    burda da onu anlatmak istedim aslında.

    Trihimizde çoğu sanatçılar yanlış anlaşılmış.
  • 23-05-2008, 13:33:50
    #22
    Üyeliği durduruldu
    Ya arkadaşlar dinde zaten sorgulama olmaz. O dine ya tam kuralları ile kabul edip girersin, ya da reddedersin. Dini eleştirmek gibi bir lüks olamaz. Bu şahsın neyin peşinde olduğunu tam anlayamadım.
  • 23-05-2008, 13:39:29
    #23
    Üyeliği durduruldu
    maryznk adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Ya arkadaşlar dinde zaten sorgulama olmaz. O dine ya tam kuralları ile kabul edip girersin, ya da reddedersin. Dini eleştirmek gibi bir lüks olamaz. Bu şahsın neyin peşinde olduğunu tam anlayamadım.
    Şahıs resmen Allah'a şirk koşmaktadır, neyini savunduklarını hâlâ anlayabilmiş değilim. Haşaaa tövbe yarabbi, Allah'la sohbet eder gibi metin yazmış. Bu ne demek? Eğer beğenmiyor ve inanmıyorsa, gitsin ineklere, ateşlere ibadet etsin. Bunu yazan şahıs nasıl Müslüman bilmiyorum. Bana onu sorgulamak düşmez ama ben onla aynı sınıftan olamam herhalde.
  • 23-05-2008, 13:41:32
    #24
    bu adam pascal üçgeninin mucidi değilmiydi ? helal olsun adam hem sayısalcı hem sözelci
  • 23-05-2008, 13:44:22
    #25
    Üyeliği durduruldu
    ekosu adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    bu adam pascal üçgeninin mucidi değilmiydi ? helal olsun adam hem sayısalcı hem sözelci
    adı üstünde onu bulan ünlü Matematikçi Pascal'dı. Ama Hayyam da çok ünlü bir matematikçidir.


    Alıntı
    Asıl adı Giyaseddin Ebu'l Feth Bin İbrahim El Hayyam' dır.18 Mayis 1048'de İranin Nişabur kentinde doğan Ömer Hayyam bir çadırcının oğluydu. Çadırcı anlamına gelen soyadını babasının mesleğinden almistir.Fakat o soyisminin çok ötesinde işlere imza atmıştır.İlgilendiği ilimler:matematik ,fizik,astronomi,şiir,tıp,müzik. Horasan'ın yıldızı; İran'ın; Irak'ı Acemi ve Irak'ı Arabi olmak üzere her iki Irak'ın dahisi, feylesofların prensi Ömer!

    Daha yaşadığı dönemde İbn-i Sina'dan sonra Doğu'nun yetiştirdiği en büyük bilgin olarak kabul ediliyordu. Tıp, fizik, astronomi, cebir, geometri ve yüksek matematik alanlarında önemli çalışmaları olan Ömer Hayyam için �zamanın bütün bilgilerini bildiği� söylenirdi. O herkesten farklı olarak yaptığı çalışmaların cogunu kaleme almadi, oysa O ismini çokça duyduğumuz teoremlerin isimsiz kahramanıdır. Elde bulunan ender kayıtlara dayanılarak Ömer Hayyam'ın çalışmaları şöyle sıralanabilir:

    Yazdığı bilimsel içerikli kitaplar arasında Cebir ve Geometri Üzerine, Fiziksel Bilimler Alanında Bir Özet, Varlıkla İlgili Bilgi Özeti, Oluş ve Görüşler, Bilgelikler Ölçüsü, Akıllar Bahçesi yer alır. En büyük eseri Cebir Risalesi'dir. On bölümden oluşan bu kitabın dört bölümünde kübik denklemleri incelemiş ve bu denklemleri sınıflandırmıştır. Matematik tarihinde ilk kez bu sınıflandırmayı yapan kişidir. O cebiri, � sayısal ve geometrik bilinmeyenlerin belirlenmesini amaçlayan bilim� olarak tanımlardı.Matematik bilgisi ve yeteneği zamanın çok ötesinde olan Ömer Hayyam denklemlerle ilgili başarılı çalışmalar yapmıştir. Nitekim, Hayyam 13 farklı 3. dereceden denklem tanımlamıştır. Denklemleri çoğunlukla geometrik metod kullanarak çözmüştür ve bu çözümler zekice seçilmiş konikler üzerine dayandırılmıştır. Bu kitabında iki koniğin arakesitini kullanarak 3. dereceden her denklem tipi için köklerin bir geometrik çizimi bulunduğunu belirtir ve bu köklerin varlık koşullarını tartışır.Bunun yanısıra Hayyam, binom açılımını da bulmuştur.Binom teoerimini ve bu açılımdaki katsayıları bulan ilk kişi olduğu düşünülmektedir. (Pascal üçgeni diye bildiğimiz şey aslında bir Hayyam üçgenidir )

    Bir kitabında da Öklit'in aksiyomlarıyla ilgili çalışmaları toplayan Hayyam, Öklit'in paralellik aksiyomunu başka bir önerme kümesiyle değiştirdi. Bunun sonucunda bugün öklit-dışı geometride kullanılan �geniş, dar ve dik açı hipotezleri� ile ilgili biçimlere ulaştı. Yani öklitdışı geometrinin temellerini atan Hayyam olmuştur. Öklit'in yapıtı üzerine yorumlarında, irrasyonel sayıların da tıpkı rasyonel sayılar gibi kullanılabileceğini kanıtlaması matematik tarihinde bir dönüm noktası oluşturdu. İsfahan'da üç yıl çalışarak kurduğu rasathanede gökyüzünü inceler, bilimsel çalışmalar yapar, hükümdarın özel müneccimi olur, yıldız falına bakardı. Ömer Hayyam kendi doğum tarihini bu kadar net şekilde bir gökbilimci hassasiyetiyle kendisi bulmuştur. 21 Mart 1079 yılında tamamladığı, halk arasında �Ömer Hayyam Takvimi� bugün ise �Celali Takvimi� olarak bilinen takvim için büyük çaba sarf etmiştir. Güneş yılına göre düzenlenen bu takvim 5000 yılda bir gün hata verirken, bugün kullandığımız Gregoryen Takvimi 3330 yılda bir gün hata vermektedir. Eserleri arasında İbn-i Sina'nın Temcid (Yücelme) adlı eserinin yorum ve tercümesi de yer alır.

    Öğrenimi tamamlayan Ömer Hayyam kendisine bugünlere kadar uzanacak bir ün kazandıran Cebir Risaliyesi'ni ve Rubaiyat'ı Semerkant'ta kaleme almıştır. Dönemin üç ünlü ismi Nizamülmülk, Hasan Sabbah ve Ömer Hayyam bu şehirde bir araya gelmiştir. Dönemin hakanı Melikşah, adı devlet düzeni anlamına gelen ve bu ada yakışır yaşayan veziri Nizamülmülk'e çok güvenirdi. Ömer Hayyam ile ilk kez Semerkant'ta tanışan Nizam onu İsfahan'a davet eder. Orada buluştuklarında O'na devlet hülyasından bahseder ve bu büyük hayalinin gerçekleşmesi için Hayyam'dan yardım ister. Fakat Hayyam devlet işlerine karışmak istemez ve teklifini geri çevirir. Saray entrikalarından hayatının sonuna kadar uzak kalmayı yeğler.

    İlmini genişletmek için zamanın ilim merkezleri olan Semerkand, Buhara, İsfahan'a yolculuklar yapmıştır. 4 Aralık 1131'de doğduğu yer olan Nişabur'da fani dünyaya veda eder.
  • 23-05-2008, 13:45:28
    #26
    Üyeliği durduruldu
    maryznk adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Ya arkadaşlar dinde zaten sorgulama olmaz. O dine ya tam kuralları ile kabul edip girersin, ya da reddedersin. Dini eleştirmek gibi bir lüks olamaz. Bu şahsın neyin peşinde olduğunu tam anlayamadım.
    gerçektende çok önemli bir noktaya vurgu yapmışsınız.kimsenin dini eleştirmek gibi bir lüksü yoktur.ama böyle insanlar çıkıcaktır tabikide bu dünyada ama ilginc olanı hep zıt şeyler söylemesi.

    Alıntı
    Ey özünün sırlarına akıl ermeyen;
    Suçumuza, duamıza önem vermeyen;
    Günahtan sarhoştum, ama dilekten ayık;
    Umudumu rahmetine bağlamışım ben.

    Büyükse de isyanım, kötülüklerim,
    Yüce Tanrı'dan umut kesmiş değilim;
    Bugün sarhoş ve harap ölsem de yarın
    Rahmete kavuşur elbet kemiklerim.
    Biryandanda olumsuz yaklaşıyor.

    Alıntı
    Geçmiş günü beyhude yere yad etme
    Bir gelmemiş an için de feryad etme
    Geçmiş gelecek masal bütün bunlar hep
    Eğlenmene bak ömrünü berbad etme
    ilginç bir kişilik.
  • 23-05-2008, 13:47:57
    #27
    Üyeliği durduruldu
    kısacası tam anlaşılan şu. Kendi içinde çelişkiler yaşıyor. İnansam mı inanmasam mı? Hesabı.

    Bana kalsa inanmıyor değil. İnanıyor ama inanmak istemiyorum. Toparlamak gerekirse; inanmak işine gelmiyor bu adamın. Çünkü günahkar olduğunu kendiside biliyor.