• 06-03-2017, 01:08:55
    #10
    Buna benzer bir konuyu dün gece bir arkadaşımla konuştum.

    Örneğin şuan da Türkiye'nin en zengin ilk 10 listesine baktığımızda zengin olan kişilerin kurmuş oldukları şirketlerin kimisi 50 yıllık kimisi 100 yıllık şirketlerdir. Bunca yıl çalışıp çabalayıp onbinlerce kişiye istihdam sağlıyorlar. Ancak Snapchat diye bir uygulama insanlara çiçek, böcek veya köpek şekline sokarak uygulamanın patronu çok kısa bir sürede bizim ülkemizde kurulmuş en köklü firmanın sahibinden daha zengin oluyor.

    Murat Ülker şuanda ülkemizin en zengin iş adamıdır. Serveti 3.7 milyar dolar açıklanmış Snapchat kurucusunun serveti ülkemizin en zengin iş adamından neredeyse 2 kat daha fazla görünüyor. Ve son yıllara bakıldığında bu tip uygulama yapıp milyarder olan kişi sayısı onlarca diyebiliriz. Belki sayı yüzlerce veya binlercede olabilir ben en azından onlarca olarak tabir etmek istiyorum.

    Ülkemizde böyle bir uygulama yapıpta zengin olan birini henüz görmedim. Keşke böyle seviyelere bizlerde ulaşabilsek. Ama ümidim yok sebeplerini de açıklamaya gerek yok..
  • 06-03-2017, 12:01:21
    #11
    Mobilde ışık var her şey mobil oluyor olacak diye, yaklaşık 1.5 aydır mobil android programlama kursuna gidiyorum. Ve kurs sonunda bir kaç arkadaş ile birlikte belki 2 belki 3 kişi ile bir yazılım geliştirmek hedefim eğlence amaçlı olarak. Kısacası türk geliştiricilere değer veren firmalar var ama değerini vermiyorlar. Adam sabah 8 akşam 5 masa başında robot gibi kod yazıyor ama aldığı ücret 2k. Bu adam freelance takılsa 1 işten çok rahat alır ama bizim insanımız garip! Nasıl garip? Bir web tasarım kursu dersi okuluna gitmiş bir kişiye bir logo çizdirsen min 100TL der ama gel gör ki piyasada 10TL bile çizen var sana neden 100 TL vereyim diyor adam. Aynı şey de mobilde geçerli şu anda bir sitenizin mobil görünümünü isteseniz en az 100 TL yazarım, fakat 30 40 TL yapan kişiler var bu sayede gelişemiyoruz. Piyasayı kırıyorlar rekabet rekabet insanlar soğuyor... Bakıcaz hepsini bir karıştırcaz uygulamların..
  • 06-03-2017, 13:58:17
    #12
    Çokça dillendirilen ancak pek az nitelikli gayretin sarfedildiği çok önemli bir hususu dile getirmişsiniz.

    Amerika ile Türkiye'yi kıyaslarken nitelikli nüfus ve finansal gücü göz önünde bulundurmak gerekiyor. Amerika onlarca yıldır nitelikli beyinleri mıknatıs gibi kendisine çekiyor. 4 kat daha fazla nüfusa sahip. Nitelikli nüfus kıyaslanırsa aradaki fark daha da fazla olacaktır. Finansal olarak 15-20 kat daha büyük. Amerikan hükümetinin ve şirketlerinin internet ve ileri teknolojiye ayırdıkları pay genel bütçelerinde Türkiye'ye göre daha yüksek. Bu verilerin hepsi Türkiye'den bir Apple veya Google çıkmasını zorlaştırıyor. Ancak şunu da göz önünde bulundurmak gerekiyor; Amerika'da 100'lerce 1 milyar dolar ve üzeri internet şirketi varsa Türkiye'de de en azından 5-10 tane olması gerekmez miydi? İşte burada kültürel yetersizlik, fikir mülkiyetinin korunamaması gibi etkenler devreye giriyor ve en az 5 - 10 tane 1 milyar dolarlık internet şirketi olma ihtimali buharlaşıyor.

    Ne yapılması gerekiyor? İnternetin ve ileri teknolojinin ne kadar kuvvetli bir kaldıraç olduğu, çok az zamanda çok fazla gelir getirebileceği, çok az kişi ile çok büyük işler başarılabileceğinin bilinmesi gerekiyor. Ama bunun benim veya senin tarafından bilinmesinin çok fazla bir önemi bulunmuyor. "Maalesef Türkiye'de" çok sık kullanılan bir kelime öbeği ve ben de bu istatistiğe (istemeyerek de olsa) katkıda bulunacağım. Maalesef Türkiye'de irade sahipleri internetin sağladığı/sağlayacağı katma değeri idrak edemiyorlar ve nitelikli beyin sahiplerinin de ellerini taşın altına sokmalarına imkan tanınmıyor. İdrak, bilme eyleminden öte bir şey ve ancak yaşayarak görenler tam anlamıyla kavrayabiliyor.

    DeepSubjecT adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle


    Snapchat uygulamasını hemen hemen herkes duymuştur. Ufak bir web taraması yapmamız ile Eylül 2011 yılında yayın hayatına başlayan anlık mesajlaşma uygulaması olduğunu öğreniyoruz. 2011 yılında yayın hayatına başlayan bu uygulama Stanford Üniversitesi’nde öğrenciyken Evan Spiegel ve Bobby Murphy adındaki iki arkadaşın ortaya koyduğu bir proje.

    ***

    Diğer yanda ise adını sektöründe duyurmaya başlamış Türk Hava Yolları. Şirket Mayıs 1933 yılında kurulan kendini geliştirerek filosunda 335 uçak bulunduran ve ortalama 47.000 çalışana sahip büyük ve köklü bir şirket.

    ***

    Bu iki markayı karşılaştırdığımızda ise Brand Finance tarafından hazırlanan “En Değerli 100 Türk Markası” isimli raporu incelediğimizde 2,452 Milyar dolar marka değeri ile THY ilk sırada yer alırken ve büyüme oranı %11 olarak öne çıkıyor.

    ***

    Snap Inc ise 2014 yılında hiçbir reklam geliri olmadan marka değerini 10 Milyar dolara yükseltirken, 3 Mart 2017 tarihinde halka arz edilmesinin ardından birçok büyük şirketi geride bırakarak marka değerini 24 Milyar dolara ulaştırıyor.

    ***

    Bilişim sektörü özellikle bireylerin kariyerleri için çok önemli olmasına karşın ülkemiz adına da dönüm noktası olabilecek bir dönüşüm ve geliştirme hareketinin öncüsü olabilir. Bu sayede hem kariyerimize katkı sağlar hemde ülkemizi gelişmekten gelişmiş ülkeler arasında yerini almasını sağlayabileceğimizi düşünüyorum.

    ***

    Ayrıca aşağıdaki görselinde bu konunu ne kadar ciddi olduğunu gösteriyor olmalı.




    Peki böyle büyük ve kısa vadede büyüme potansiyelimiz var iken halen neden bu kadar büyük çapta bir projemiz yok? Başta finansman konusunda bir sıkıntımız olduğu konusunda hemfikir olduğumuzu düşünüyorum. Ayrıca ürünü ortaya koyma bakımından da ekip ve görev bakımından eksiklerimiz var. Önümüzdeki bu sorunları nasıl çözümleyebiliriz? Sizin bu konudaki düşünceleriniz nedir?