• 31-12-2014, 23:39:42
    #1
    Arkadaşlar dün film izliyordum Dr Strangelove diye, Stanley Kubrick'in filmi, ki bu adam filmin hiçbir sahnesini boşuna çekmez. Adam 1 sahne için tamı tamına 1 gün harcıyormuş. Hatta Barry Lyndon filmindeki başrol oyuncusu (1975 filmi), yeni yapılan bir röportajında hala onunla çalışmanın şokunu atlatamadım diyor. Çünkü sahne tekrarları çok aşırı ve aşırı mükemmeliyetçi birisi.

    Herneyse bu az önce bahsettiğim filmde florit maddesi ile ilgili bir muhabbet geçiyor. General Ripper rolündeki adamımız suyu saf içiyor, alkolü saf içiyor. (saf su öldürür diye biliyorum ama, alkol de çok zararlıdır muhtemelen, tam anlamadım o yüzden). Herneyse filmde bu adam kitleleri kontrol etmek için tüm halka florit verildiğinden bahsediyor. Ve ekşisözlükte de birkaç yazı var bu madde hakkında. Özellikle diş macunundan bildiğimiz bir madde.


    Alıntı
    cesit cesit komplo teorilerinde karsimiza cikan madde. rivayete göre evvel zaman icinde kalbur saman icindeyken hükümetler, derin devletler toplanmis "yahu bizim yaptigimiz zulme karsi ya bir gün halklar isyan ederse ne olur? bunu engellemek biz icin ne yapabiliriz?" diye kafa patlatmaya baslamislar, sonra fark etmisler ki bu florit denen maddenin insan üzerinde bir nevi aptallastirici ve sakinlestirici etkisi oluyormus. "insanlarin nesine bunu katsak da mal mal gezsinler, cinnet gecirmesinler, ayaklanmasinlar bizlere karsi" diye yine düsünürlerken akillarina dis macununa hatta gizli gizli sehir sularina karistirmak fikri gelmis ve dozaji yillardir azar azar arttirarak bu kimyasali agziminizin icinenden sinir sistemize sokmayi becermisler. o gün bugündür bu düzen nasil hala isliyor sorusunun cevabini arayanlara kis kis güler olmuslar. son 50 yila geri baktigim da amaclarina ulasmis bu sahin amcalar diyorum ama sanirim tam istedikleri anlamda randimani alamamislar bu maddeden ve denekler üzerinde bazi yan etkiler ortaya cikmis galiba, söyle ki bir kere bizim memlekette yönetime karsi protesto konusunda yüksek basari elde edilmis, insanlar "mee"lemeye devam etmislerdir ama ayni sahislar "cekirdegi ses cikararak citlatiyor" gibi sudan mevzulara sinirlenip birbirini dograyip, kiyma yapar hale gelmistir. kendi payima cikardigim ayri bir sonuc ise (eger bu madde vasitasiyla böyle bir masalimsi proje uygulaniyorsa tabii) "böyle gitmez! haydi arkadaslar, emekciler, halklar, ezilenler vs birlesin, bas kaldiriyoruz!" diye nagra atanlar ve isi eyleme dökenler dislerini ya hic surette yada florürlü dis macunlari ile fircalamamaktadirlar.



    Alıntı
    dis macunlarinin temel maddesi fluorid, ilac endustrisi tarafindan da kullanilan bir tur sakinlestirici etkin maddesidir.

    19. yuzyilda sodyum fluorid, fare zehiri olarak kullanılırmış, bir cok endüstri, atık olarak sodyum silikofluorid üretiyormuş, anılan atık maddenin çokluğu, maddenin metal varilllerde saklanamaması, anılan atıkyan kurtulmak için çareler aranmaya başalanmıştır.

    fluorid maddesine ilişkin ilk deneyler nazi almanya'sinda yapılmış, bilim adamları (denirse tabi) , icme suyuna karıştırdıkları fluoridle cesitli deneyler yapmışlar, fluoridin beynin bazı bölgelerini uyusturdugunu; kisilerin direnme, dayanma gücünü kırdığını saptamışlar. bu saptama ile geliştirilen madde, toplama kamplarında mevcut ve kobay olarak da görülen insanlar üzerinde kullanılmıştır. içme sularına karıştırılan floruid maddesi ile sakinleştirilmiş, uyusturulmuş ve uyumlu kisilikler haline getirilmiştir.

    2. dunya savasi'nin bitiminden sonra, fluorid deneyleri icerisinde yer alan alman i.g.farben sirketi, abd ile iliskilerini gelistirmiş, cia de, nazilerin kitlesel denetim deneylerinin sonuclarini ogrenmek icin istihbarat faaliyetleri duzenlemiştir, aynı tarihlerde alman kimya sirketi farben' e cia ajanı amerikalı bir danışman atanır. cia'nın başkanlığını aynı dönem dulles yürütmektedir, dr. estabrooks ise danisman olarak yanında çalışmaktadır.

    dr. estabrooks , colgate (fluorid'li diş macunu üreten) şirketinin yonetim kurulu başkanı, aynı zamanda, cia baskan danışmanı; yanısıra new york hamilton universitesi psikoloji bolum baskani ve abd hukumetinin hipnotizma ve davranis psikolojisi danismani...

    abd halkı, içme sularının sağlıklı olmasi için, bu sulara sodyum fluorid katılması icin izin vermeye ikna ediliyor...

    anlatılan tamamen komplo teorisi ve bir bulmacanın ipuçlarıdır,
    dünya üzerinde gerçekleşen birçok olayda yazık ki geniş halk kitlelerinin önünde gerçekleşmemektedir...




    2 yazı da bana ait değildir,
    https://eksisozluk.com/florit--133329
    adresinden alıntıdırlar.



    Son komplo teorisini de ben atmış olayım yılın, en azından r10 içerisinde.
  • 31-12-2014, 23:42:55
    #2
    Ohhhhh neyse ki ülkecek ağız ve diş sağlığına önem vermiyoruz. Sokağa çıktığımızda sarı dişli, hatta kahverengi dişli o kadar fazla insan var ki. Buna sevineceğim hiç aklıma gelmemişti. Şu an çok mutluyum...
  • 01-01-2015, 01:36:00
    #3
    Bu bir komplo teorisi değil.
    İtaatkarlık davranışları konusundaki bilimsel çalışmalar şaibeli ama floridin nörotoksik olduğu kesin.
    Florid beyne zarar veren, IQ seviyesini düşüren bir madde.
    Ben de çocukluğumdan beri her gün 2 kere dişlerimi fırçalarım.
    Artık floridsiz macun kullanmaya çalışıyorum.
  • 01-01-2015, 01:44:07
    #4
    Dogrudur, adamin biri macun yerine fay kullaniyordu gulunce beyazi gorunce bakakaldim ertesi ay adam olmus nedeni de evde fay bitince tuzruhu ile yikamis dislerini
  • 01-01-2015, 01:50:08
    #5
    paradontax iyidir.
  • 01-01-2015, 02:05:36
    #6
    Okuduklarımdan aklımda kalanlar.

    Florür, ilk deneyleri Nazi Almanyası döneminde başlatıldı. Hitler kitleleri rahatlıkla kontrol edebiliyordu fakat daha çok kontrole ihtiyacı vardı. Sorgulamayan, führer(lider)'in dediklerine tamı tamına uyan bir halk hayali vardı.

    Sonuç olarak toplama kamplarında esirlere floridli su verildi. Sanırsam beyinde gerekli reseptör mü her neyse onu engelliyormuş.

    Bazı komplo teorisyenleri ABD hükümetinin ülke genelinde suya bu maddeden kattığını iddia ediyor. Türkiye'de sulara florür katılmıyor ama doğal olarak içeriğinde var.(bazı yerlerde)
  • 01-01-2015, 02:25:34
    #7
    Bir de bu florür itaatkarlaştırıyor meselesi de garip.
    İtaatkarlaştırılmış Amerika'da insanların dirençleri o kadar kırılmış ki, cinayet ortlaması Türkiye'nin 2-3 katı.
    O kadar uysallaşmış ki Amerikalılar 15-16 yaşında Amerikan çocukları otomatik silahla okul basıp katliam yapıyorlar.
    Bizim memleketimizde halkımız o kadar uysal koyun ki herkesin arabasında ilk yardım çantası bulunmaz ama herkesin arabasında kavgada kullanmak için özel sopa bulunur. Trafikte bana nasıl korna çalarsın diye adam kurşunlanır.
    Demek ki uysallaşmasak neler yapacağız.
  • 01-01-2015, 04:05:03
    #8
    BEYLER BAYANLAR DİŞ MACUNUNU BİLMEM NEYİ BIRAKIN

    Olayı kesin

    http://www.youtube.com/watch?v=iGwPA3vfSpA



    film 1997'de çekilmiş. ama filmde Türkiye'nin kuzeybatısında 7,3 şiddetinde bir deprem gerçekleşeceği ve binlerce insanın öleceği konusu işleniyor.

    Yıl 1997 bu filmdekilerin aynı senaryosu 1999 yılında gerçek oluyor.

    *** böyle tesadüf mü olur?
  • 01-01-2015, 12:43:32
    #9
    Üyeliği durduruldu
    florid meselesi yıllar önce bilim ve ütopya dergisinde konu edilmişti.