• 28-10-2014, 01:24:23
    #10
    Üyeliği durduruldu
    bu yazıda sağlam özgünlük var , kesin indexlenir (webmaster kafası)
  • 28-10-2014, 10:33:49
    #11
    digiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Ailenizde ya da mahallenizde hiç bir ruh hastası var mı?
    Hani deli dediğimiz türden. Ya da psikotik sorunları olan insanlar ile hiç yakın iletişim kurdunuz mu?
    O can, o parlak ruh var ya?
    Öyle kimyasal maddeler var ki mevlanayı psikopat bir katile dönüştürür.
    Öyle kimyasallar var ki Hitler'i yahudi huzurevinde gönüllü hademe yapar.
    Davranışı, kavrayışı bu kadar kimyaya, maddeye bağlı bir bedende materyalist düşünmemek de bana ilginç gelmiştir hep.
    Siz bir dünya öğreniyorsunuz kendi inanç sisteminize uygun, sonra gerçek dünyayı bu dünyaya uydurmaya çalışıyorsunuz.
    Oysa gerçek dünya öyle değil.
    Seri Katil denilen adam ışığı bulamamış bir ruh değil, beynindeki kimyasalları yanlış çalışan bir hasta. Birinin böbreği hastalanır idrarı kanlanır, birinin beyni hastalanır davranışları bozulur.

    Bir de evet her insan bir yıldızdır.
    Evren ilk oluştuğunda ortaya çıkan ana eleman hidrojendir.
    Daha sonraki kimyasal reaksiyonlar ile diğer elementler türemiştir.
    Biz karbon temelli bir yaşam formuyuz. Vücudumuzdaki proteinlerdeki karbon, kemiklerimizdeki kalsiyum milyarlarca yıl önce bir yıldızın çekirdeğinde oluştu. Çürüyen bedenimize giren çıkan materyaller zaten milyarlarca yıldır var olan kimyasal maddeler.
    Üstelik demir gibi ağır metaller de bir süpernova içinde oluştu.
    Yani materyalisy olarak da aslında hepimizin hamurunda yıldız tozları var.
    Haklısın, arabaya bindiğin zaman araba hasarlıysa yola çıkmaz. Bundan dolayı içki uyuşturucu sigara gibi şeylerden uzak durmamız söylenir İslam dininde.

    Seri katilleri de masum olarak göstermeye çalışıyorsun ya pes doğrusu. Bak bu ülkede kadın katliamı yapanlarda hasta... Hastalık ayrıdır, seçimler ayrıdır. Sen bir genelleme yapmaya çalışarak güya cevap verdiğini sanıyorsun. Mevlana psikopat bir katil değildi, zaten olsaydı konuşuyor olmazdık.

    Senin düşündüklerini bende düşünüyorum onun için bana kelime oyunları yapma. Zaten materyalist olarak düşünmek zorundayız ama onun arkasındakileri sen düşünmeye bilirsin, sadece arabayı görebilirsin ben ise içindeki şoföre de bakarım. Deli birisinin dinen zaten bir sorumluluğu yoktur çünkü Allah her şeyi hakkı ile bilir.

    Ruhu bir güneşe benzetirsek, beynin körelmesi ise güneşin perdelenmesine benzer. Sen ise güneşin battığını sanıyorsun bu halde. Ve güneş yok deme cesaretini kendinde buluyorsun, sana daha öncede söyledim kardeşim bu senin çok bilgili olduğundan değil egonun kendini koruma içgüdüsünden kaynaklanmakta. Sen devamlı madde üstünden konuşuyorsun ve ruhuna perdeleme yapıyorsun. Maddenin olması ışığın olmaması anlamına gelmez, tam tersine zaten ışık enerji varsa madde vardır. Kocaman bir güneş var bak orada, sen o güneşe kaç kere bakmayı düşünüyorsun bir gün içerisinde yada aklına geliyor mu hiç? Güneş ise sürekli karanlığa aydınlık oluyor. Sebepleri herkes görebilir, ama bu sebepler neden vardır bunu hiç düşünme ihtiyacı hissetmezsin. Çünkü zaten orada duruyordur, işini yapıyordur üstünde durup düşünmezsin. Sebepleri yaratan da, kimyasal maddeleri yaratan da, sebebin kendisini yaratan da Allah'dır.
  • 28-10-2014, 13:23:55
    #12
    Özet.
    "Siz bir dünya öğreniyorsunuz kendi inanç sisteminize uygun, sonra gerçek dünyayı bu dünyaya uydurmaya çalışıyorsunuz."
  • 28-10-2014, 14:02:33
    #13
    GoogleFan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Özet.
    "Siz bir dünya öğreniyorsunuz kendi inanç sisteminize uygun, sonra gerçek dünyayı bu dünyaya uydurmaya çalışıyorsunuz."
    Senin özetin de bu şekilde. Yani senin penceren. Senin bakış açın. Gözünün gördüğü frekans aralığındaki enerjiye ışık diyorsun göremediğini belki yok sayıyorsun belkide üstünde durup düşünme ihtiyacı duymuyorsun. Bu demek değil ki ben ışıktan faydalanmıyorum yada gündelik hayatımda x ışını ile görmeye çalışıyorum. Anlayacağın şekliyle bir şeyi uydurmaya çalışmıyorum.
    Hayat yada evren, enerji ve madde zaten mükemmel bir uyum içerisindedir, bense bu uyumu görmeye çalışıyorum, sebepleri araştırdığım kadar hikmetini de yani ne anlatmaya çalıştığını da düşünüyorum.

    Enerji maddeye madde enerjiye dönüşebilir, bunu bilim insanları ispatlamışlar. Onlar bu çalışmalardan yola çıkarak icatlar yapıyorlar. Hatta bilim insanları önce bir şeylere inanırlar sonra onu sorgulayarak gözlemlenebilir şekli ile ele alarak ispatlar. Örneğin karşıt parçacıkları öne süren bilim adamına deli diyenler çıkmıştır ki her zamanın kendi delisi muhakkak olmuştur. Einstein'e deli diyenlerde belki olmuştur. İnsan aklı her şeyi almıyor işte.

    Sen maddeyi enerjiyi formüllere dökersin yada işleyişini anlamaya çalışırsın. Bense farklı pencereden bakarım çoğu zaman çünkü yapım bu şekilde. Enerji nasıl olur da ve neden dolayı bir kalıba girer ve maddeyi oluşturur. Bunun sebeplerini ve arkasında yatan gizemi araştırırım ve bu noktada yine hayal gücümü değil fizik bilgilerimi kullanmaya çalışırım. İlahi bir gücün olduğunu kabul etsem de hiç bir şeye bu ilahi bir güçtür bundan dolayı bu şekilde diyerek noktayı koymam. Bu tutumum ise bana bu güne kadar bir şey kayıp ettirmedi tam tersine okulda hep fizik dersim iyiydi yaşıtlarım fizik problemleri ile uğraşırken ben neyin nasıl işlediğini kolayca anlayabiliyordum. Bir bilim insanı olamadıysam bunun inandığım dinle bir alakası yoktur. Aslında sen beni kastetmedin bu bakımdan. Ama işte herkesin bir penceresi var sonuçta sadece inananların değil.