• 27-10-2014, 14:46:16
    #37
    Güzel bi başlık olmus benımde söyleyecegım bir kaç şey aşk nedir bilmiyorum ama sanırım ulaşamamaktır onu uzaktan gördügümde istemsiz bi gülümseme geliyor suratıma mutlu oluyorum onu göremedıgım zaman okulda günüm sessiz sakin geçiyor hele bazen gözgöze gelişimiz birde maviş gözleriyle bakışırken kalbim çıkıyor yerinden istemsiz karın agrısı terleme geliyor belkide utanıyorum bilmiyorumda zaten gözlerine 5 saniyeden fazla bakamıyorum yan etkileri başlıyor bu kadar gerisini dökemiyorum
  • 27-10-2014, 15:58:04
    #38
    Fenerbahçe gol attığı zaman 'gooooooolll' diye mesaj attığın kişiye karşı hissedilen bir takım şeyler.
  • 27-10-2014, 17:04:11
    #39
    Yıllardır ne yazarlar, düşünürler tasvirini yapamamış biz nasıl yapalım
  • 28-10-2014, 12:50:39
    #40
    Olma. Aşkın yanından bile geçme. Sen gel beni dinle, bi yanmışlığım var. Hiç merak etme, hayatı dolu dolu yaşa her yolluya asıl, çık gez toz eğlen ama aşık olma. Başka da birşey demiyorum.


    Sent from my iPhone 5s using Tapatalk
  • 28-10-2014, 15:50:56
    #41
    EveryBodyFooL adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Yıllardır ne yazarlar, düşünürler tasvirini yapamamış biz nasıl yapalım
    Mevlana da zaten böyle diyor. Aşkı bana sorma aşkı aşktan sor. Sadece aşkta değil, mutluluk sevgi acı da bu şekilde. Anlatılmaz yaşanır. Bu gibi şeyleri matematiğe dökemeyiz bu yüzden anlamayı beklemek tarif etmeye çalışmak bir bilgisayara sen kimsin sorusunu yöneltmeye benzer. Ancak Mevlana aşk hakkında önemli ipuçları veriyor. Aklımda pek kalmadı ama, bir gülün kokusu gibi aşkta öncesinden haber veriyor diyor. Aşk yaratıcıdan gelen ilahi bir misk kokusu gibidir.

    Ey Gönül! Şimdi sorarım sana, hangi Aşk daha büyüktür..? Anlatılarak dile düşen mi, anlatılmayıp yürek deşen mi?

    Şems-i Tebrîzî


    Bizim hatamız elle tutmaya ve gözle görmeye çalışmaktır. Işık nasıl ki elle tutulmaz ama ışığın etkilerini görebiliriz. Aşkta elle tutulmaz ama bize ışık gibi bir rehber olur, yol gösterir. Alim kişiler hayatın sırrını çözmek için akla danışırlar, Mevlana gibi erenler ise aşktan başka bir rehbere ihtiyaç duymazlar. Aşkın kendisini anlamak değil bize gösterdiği yolu anlamaya ihtiyacımız vardır. Aşk sıfatlarda bulunmaz öyle olsaydı herkes aynı kişiye, aynı şeye aşık olurdu, aşk insanın kendisinde hazırda olandır. Keşfetmektir.