Yıllardır ne yazarlar, düşünürler tasvirini yapamamış biz nasıl yapalım
Mevlana da zaten böyle diyor. Aşkı bana sorma aşkı aşktan sor. Sadece aşkta değil, mutluluk sevgi acı da bu şekilde. Anlatılmaz yaşanır. Bu gibi şeyleri matematiğe dökemeyiz bu yüzden anlamayı beklemek tarif etmeye çalışmak bir bilgisayara sen kimsin sorusunu yöneltmeye benzer. Ancak Mevlana aşk hakkında önemli ipuçları veriyor. Aklımda pek kalmadı ama, bir gülün kokusu gibi aşkta öncesinden haber veriyor diyor. Aşk yaratıcıdan gelen ilahi bir misk kokusu gibidir.
Ey Gönül! Şimdi sorarım sana, hangi Aşk daha büyüktür..? Anlatılarak dile düşen mi, anlatılmayıp yürek deşen mi?
Şems-i Tebrîzî
Bizim hatamız elle tutmaya ve gözle görmeye çalışmaktır. Işık nasıl ki elle tutulmaz ama ışığın etkilerini görebiliriz. Aşkta elle tutulmaz ama bize ışık gibi bir rehber olur, yol gösterir. Alim kişiler hayatın sırrını çözmek için akla danışırlar, Mevlana gibi erenler ise aşktan başka bir rehbere ihtiyaç duymazlar. Aşkın kendisini anlamak değil bize gösterdiği yolu anlamaya ihtiyacımız vardır. Aşk sıfatlarda bulunmaz öyle olsaydı herkes aynı kişiye, aynı şeye aşık olurdu, aşk insanın kendisinde hazırda olandır. Keşfetmektir.