Merhaba, sizde de benim gibi takıntı hastalığınız var mı
Bu hastalığı yaşamış atlatmış olanlar yada bunla ilgili tedavi olanlar yada benim gibi kendi kendine atlatmaya çalışanlar... Yorumlarımızı paylaşalım
ben de de takıntı var...en ufak bir şey bile gün boyu haftalar boy kafanda takılı kalıyor..acaba bu arkdaşım bugün yoldan geçerken niye bana selam vermedi...plotonik sevgilim profik fotomo beğenmedi başkasının beğenmiş demekki ona aşık...bunun gibi en ufak saçma şeyler...doktora gitmek lazım yoksaa 30 umuza gelmeden ölürüz..saçlarımız beyazlar..
Bu sorunun bende de olduğunu düşünüyorum çünkü yarın okul var ve ben uyuyamıyorum bir çok takıntı mevcut ve saçlarım beyazladı
Bu mesaj tapatalk aracılığıyla gönderildi. Yazım hataları için üzgünüm.
Bendede bu tarz şeyler mevcut hiç doktora gitmedim en ufak şey kafamda öyle çok büyüyorki bir sürü senaryo oluşuyor birden kafamda düşünmeden duramıyorum.
Ve bu beni öylesine rahatsız ediyorki bazen düşünmekten uyuyamadığım zamanlar oluyor siz bu durumda ne yapıyorsunuz hiç destek aldınız mı ?
Doktorlarda herkesi hasta yaparlar. Önceden sanki ilaçlar vardı. Meditasyon, yoga yapın düşüncelerinize hakim olmanızı ve huzurlu olmanızı sağlar. Beynin bana kalırsa fazla çalışıyor onu yönlendirerek enerjini harcamalısın. Spor yapmakta belki faydalı olabilir. Sigara içiyorsan kesinlikle bırak.
Hocam aynı şeyler bende de oluyor. Her zaman en kotu seneryoyu dusunuyorum. Kafama bir sey taktim mi uykum oldugu halde yatakta donup duruyorum. Maalesef bunun ustesinden kendi basima gelemedim, doktorada gitmedim hocam.
Maalesef bu durumdan ben ve yakın arkadaşım muzdaripiz.
Ben kpss, atama vs. bir sürü şey olduğundan gidemedim doktora ama arkadaşım gitmiş.
Secita isimli ilacı vermiş. şuan arkadaşım kendini gayet iyi hissettiğini söylüyor ve gerçekten de eskiden yüzü gülmeyen evden dışarı çıkmayan kızlarla nasıl muhabbet edeceğini bilmeyen hiç sevgilisi olmayan bu arkadaşım artık hep gülüyor sürekli dışarda ve 4 tane kızla aynı anda görüşüyor.
Sanırım dozu fazla almış
ileriki zamanlarda yolda yürürken apartmanlarında senle beraber yürüdüğünü sanarsın
Halk arasında meşhur hastalıklardandır. Genetik kökenli ve bulaşıcı olduğu anlatılır, ki gayet doğrudur. Sosyoekonomik düzey dinlemez, insanın yakasına yapışınca affetmez. Hayatınızı zindan eder, tedavisi mümkündür; eğer çok ileri seviyede değilseniz ve tedavinizi düzenli takip ederseniz ilaçları bıraktıktan sonra da rahat yaşamınıza devam edebilirsiniz.
Konuda bir şey dikkatimi çekti, söylemeden geçemiyorum. Eskiden ilaç mı vardı denmiş, ibn kayyım el-cevziyye ve ibn-i sina gibi üstadların kitaplarına hiç mi göz atılmamış ? Yahut onlar eskiden sayılmamış mı, bilmiyorum. Ancak spor konusunda katılıyorum.
İradenize güveniyorsanız, maneviyatınız kuvvetliyse ve dertleriniz, içinde bulunduğunuz ortam, işiniz okulunuz vs. sizi daha da derinlere çekmeyecekse ilaç, çay, bitki, ot saman kullanmadan da atlatmanız mümkün. Ancak benim size tavsiyem Prof.Saraçoğlu gibi gerçek bilim adamlarının dediklerini tutmanız ve takıntılarınızın üzerine gitmeniz yönünde olacak.
Bir hoca diyordu ki: "Vesvese şeytanın salıncağıdır. Sabah bir dürter akşama kadar sallanırsın, akşam dürter sabaha kadar sallanırsın." Kulağıma küpe olmuştur.
Abdest alırlar, emin olamaz tekrar tekrar, hatta neredeyse omuza kadar yıkarlar. Harcadıkları suyla ben diyeyim 5, siz diyin 15 kişi abdest alabilir. Ocağı kapatır, dışarı çıkar. Apartmandan inince aklına gelir içine kurt düşer dönüp kontrol edene kadar kıyameti yaşar zihninde. Kapıyı kilitler, emin olamaz tekrar tekrar kontrol eder. Arabadan iner, kilitler, kapıları kontrol eder. 10 adım sonra emin olamaz döner tekrar açar kapatır vs. vs...
Kısaca, çekilir dert değildir. Allah yardımcınız olsun...
Bitkisel çözüm konusunda da, internetin bilgi kirliliğini körüklediği ortamda sağlığınızı tehlikeye atacak şeyler yapmanızı önermem. "A çayı iç, süper iyi geliyor" diyor aktarlar - internet siteleri. Tamam da çayı kaynatayım mı demleyim mi, hangi etken madde bana yararlı olacak, etken madde dominant mı, diğer maddeler onu baskılar mı, zararı olur mu, kaç dakika kaynatırsam etken madde açığa çıkacak, saklama şartları neler, taze mi içilecek yoksa buzdolabında mı bekleteyim vb. hiçbir konuya açıklık getirmiyorlar, belki de bilmiyorlar.
Tanımlanan hastalık OKB'ye uyuyor, çünkü YAB'da çok huzursuz, üzüntülü, ağlamaklı halde olur; kendi kendine endişeler oluşturur bir anda çarpıntı bastırır bunalımların içine düşer, hatta YAB'lı hasta çoğu zaman "ölmek üzere" tarifi ve aşırı çarpıntıyla, hatta nefes alamama hissiyle acile başvurduktan sonra psikiyatriye yönlendirilir.
Yukarıda OKB için tam tedavisi yok denmiş ama bu sanırım kişisel tecrübelere dayanarak söylenmiş bir ifade. Maneviyatla aranıza göre inanıp inanmamakta serbestsiniz ancak OKB ile vesvese ayrımını iyi yapmak gerekir. OKB hastalıktır, maddi olarak tedavi edilmelidir. Ancak vesvese en alim kişiyi bile bulabilir, kişi bununla mücadele etmelidir.
bir çok kişiyi alıntıladım çünkü gerçekten anlamsız mesajlar var.
birincisi ne olursa olsun sağlık konusunda bende şöle yok sende böle bu böledir diye link koymak saçmadır, gidip bi doktordan tedavini alacaksın nette binbir türlü şey yazar herkesin yaşam tarzı, kişiliği, ailesi, yediği içtiği farklıdır. Bu durum herkese göre değişir.
ikincisi zeki insanlar boşluğa gelemez bu sefer farklı şeyler düşünmeye yönlenir, Zeki'lik bi yana insanın sürekli bi uğraş bulması lazım eğer boş durursa insan ister istemez farklı şeylere kafa yorar kimi bunu anlamada geçer kimi de sizin gibi kafaya takar ve bu takıntı büyür.
Bi arkadaşta kpss arama v.s demiş bu hayat kaygısı v.s dir. Yani yaratan Allah seni rızkınla yaratmıştır ki sen ne yaparsan yap ötesine geçemezsin, yani elinden geleni yapacaksın ama olmayan şeylede moralini bozmayacaksın. Sınavına çalış gerekeni yap emin ol kazanamazsan dünyanın sonu olmadığı bil, bi şekilde kendini hiçbişey şartlama, bi şekilde hayatına yön vereceksin sadece kendine güven ve hayatına bi yön verenin olduğunu bil ama sen çabanı ve umudunu yitirme.
Dertlerinizi dinleyip size farklı hastalık yakıştıranlarıda anlamayın, dinlemeyin dediğim gibi bunu dizin hayatınızı, yaşam tarzınızı ve kişiliğinizi anlamayan birisi bilemez anlayamaz. Mutlaka bi doktora görünmelisiniz. İnsanın doktoru kendine göre değişir bu en yakın güvendiğiniz birisiyle dertleşme olur yada bi hastanenin doktoru olur bu kişiye ve çevresine göre değişir.
Şundan eminim o bahsettiğiniz kendinize yakıştırdığınız takıntılı hastalıktan size bi örnek göstersem halinize şükredersiniz. Bende bu tarz bi rahatsızlık olmadığı halde birisini gördüm ki şükrettim.
Tekrar hatırlatmak istiyorum, bu tarz düşünceler hayatsal boşluktan kaynaklı, boş zamanlarınızı değerlendirin, çeşitli hedefler seçin kendinize ve en önemlisi şu hayat zorluğun da geçiminizle birlikte keyif aldığınız işlere yönelin bu dünya kimseye kalmadı, size de kalmaz: yani takmayın demiyorum, takın ama sizden kötüleride örnek alarak ve boş yaşamayarak takın