Aşıklar ölmez derler ama aşıklarda ölür, aşklarda gülün solması gibi gelir geçer. Neden bu mukaddes aşk ebedi değildir? Çünkü ebedi olanı bulabilmemiz için. Aşık olsan da bu aşk dünyalık olduğu için anlık hevesler gibi sönmeye yüz tutacak. Bu seni şuan pek ilgilendirmiyor ama işin gerçeği bu, zaten evliliklerin günümüzde pekte kalıcı olmayışının sebebi bundan dolayıdır, evlenen çiftler aşkları tükendiği için yeni arayışlar içine girerler. Bencillik ön plana çıkmıştır. Devamlı istiyoruz, peki ya ne veriyoruz? Vermeden mutlu olabileceğimizi sandığımız için yanılıyoruz ve hatalı davranıyoruz.
Sendeki bu aşk yada aradığın aşk aslında birisinin sayesinde ortaya çıkmıyor, zaten sende olanı açığa çıkartıyor. Bu gerçeği anlayamadığımız için de ortaya çıktığı gibi kayıp oluyor. Çünkü başka yerlerde arıyoruz esas kaynağı es geçiyoruz. Bunlar haricinde aşkı araman güzel ama ya hiç bulamazsan ne olacak belki de elindeki fırsatı da kaçırmış olacaksın.
Gerçek aşıklar gerçekten ölmezler çünkü onlar hiç yok olmayacak olanları tercih etmişlerdir. Kimisi vatana aşık olur kimisi yaratana. Aşkın manası nedir, anlamı nedir? İnsan neden aşık olmak ister neden ateşe bile bile girmek ister? Aşkı güzel yapan kendisi midir yoksa aşk aslında gülden yayılan bir koku mudur.
Tercihine karışamayız zaten o yüzden cevabı bizden bekleme. Ancak güzel olanı tercih etsen de ne aradığını bilmeden yaptığın için yolun sonu karanlık olabilir. İşin gerçeği ise hepimiz benciliz, sen aşık olmak istiyorsun bende istiyorum herkes istiyor, peki bu mümkün mü? Fiziksel görünüşe baktığımız sürece mümkün olmayacak ve insanlarda bundan dolayı yaşlanırlar. Aşık olduğunda içinde beliren güzellikler zaten şuan mevcut, sen ise onları ortaya çıkartacak birisini arıyorsun. Ama eğer içindeki bu madeni sen değilde başkası çıkartırsa yine sahibi sen olmazsın. Hazineyi kim çıkardıysa yine oraya gömer zamanı gelince.
Aşk her ne kadarda bizi cezbetse de gelip geçicidir sonuçta, ölümsüz olmak ise gerçekleri anlamaktan geçer. Yada aşkı bulduğunda onu takip etmelisin. Su güzeldir insana hayat verir, insanlar kuyulardan su çıkartır daha sonra o kuyular kurumaya başlar. Gökten yağmur iner ve ondan içeriz. Gökten rahmet inmez diyenler bu durumu her ne kadar anlamasa da aynı suyu içmeye devam eder. Nankörlük almış başını gidiyor, musluktan suyu doldurup içiyoruz ama onun asıl nereden geldiğini, kaynağını aklımıza bile getirmiyoruz işte o anda gökten gelen rahmet kesiliyor kuraklık başlıyor. İnsanlar ölmeye başlıyor. Öldükten sonra bana öyle aşkın ne gereği var ki. Tekrar uyuduktan sonra neden uyanayım. Sıradan birine aşık olacağımı gider Mevlana ile ahbaplık yaparım. Mevlana, Yunus Emre, Atatürk gibi insanlar neden her zaman anılıyorlar çünkü hep vermişler, güneş gibi hep ışık saçmışlar. Güneşe bir güneş daha gerekmez çünkü onun ışığı zaten ondan çıkar. Eline bir ayna alırsın ve bu ışık sayesinde kendini görürsün kendine aşık olursun. Her şeye aşık olmaya başlarsın bu sefer bir güneşte sende belirir. Adın olur Yunus, Mevlana, kimse demez bu ışık Tanrının ışığı. Hatice, Fatma, Ayşe kime aşık olduğunun ne önemi vardır ki. Ha şu bardaktan içmişsin ha bu bardaktan.
http://www.youtube.com/watch?v=BOMGPPhBWrk