Chemistry adlı üyeden alıntı:
mesajı görüntüle
Ordumuzun gücü
30
●2.241
- 09-11-2014, 20:40:59En büyük silah yine insanın kendisidir. Amerika da şuan bunun üstüne çalışmalar yapılmakta, bazı deneylerde 20 dakika içerisinde beyine manyetik enerji uygulayarak deneklere yaptıkları işlerdeki performanslarını daha iyi seviyeye getirebiliyorlar. Ordu içinde dediğin gibi her alanda bir çok çalışma yapılıyor. Otomatik silahlardan tut bir insanın yüzlerce kiloluk ağırlıkları kaldırmaları için destekleyici iskelet yapısından tut neler neler var. Boş ver sonunda hepimiz öleceğiz doğruya doğru.
- 09-11-2014, 22:41:08Elin tokatını yemeyen kendi yumruğunu balyoz sanırmış.
Bizim ülkemizin ordusu ancak iran, suriye, ırak gibi ülkelere, patron Amerikanın izin verdiği kadar kafa tutabilir. Kıbrıs'a arabalı feribotla çıkartma yapan Türkiye'nin geldiği hali anlatayım.
1) elektronik harp sistemlerimiz ile ilgili çok büyük sıkıntılar duyuyorum. kriptolu görüşmelerden tutun telsiz frekanslarımıza kadar. birinci elden bir subay arkadaşımdan dinledim. Katıldığı bir büyük çaplı protokolün izlediği bir tatbikat esnasında tüm telsiz frekanslarımızda komşu bir ülkenin radyoları çalmaya başlayınca top atışlarını cep telefonları ile organize etmek zorunda kalmışlar.
2) Türkiye yarı iletken üreticisi değil. Mikroçiplerinin tamamını ithal ediyorsun. Yazılımlar tamamen sana ait olsa ne olur adamlar hardware üzerinden backdoor açabilirlerken.
3) Askeriye dahil Türkiye'nin tüm bilgisayar sistemleri windows kullanırken, cemaat falan diye casus peşinde koşuyoruz.
4) Türkiye'nin tüm hava savunması yüksek adetli f-16 gücüne göre yunanistan a mukabil planlanmıştır. Rusya'nın Kıbrıs, Yunanistan ve Suriye'ye s-300 satmasıyla bizim tüm hava gücümüz hikaye haline gelmiştir. Amerika neden Suriye'ye operasyon yapamıyor. Libya'ya yaptığı gibi Fransa bombardımana başlasa ya kaba etleri yiyorsa.
5) Yüksek irtifa hava savunma füzelerimizin olmaması bizi Suriye gibi kıytırık bir ülkenin 40 senelik scud füzeleri karşısında savunmasız bırakıyor. Esatın Türkiye'ile savaşmasına gerek yok. 50 scud atsa vuracağı viyadük, köprü, baraj, elektrik santrali, enerji nakil hatlarını onarmak milyarlarca dolara mal olur. 50 sene kendimize gelemeyiz. Bu yüzden ne zaman sıkışsak Nato'dan patriot istiyoruz.
6) Bu yüksek irtifa hava savunma füze sistemleri ile ilgili olarak Çin ile anlaşıldı. Amerika bastırdı iptal ettirdi. Çünkü hangi uçağı vuracağını senin seçebildiğin silah sistemi NATO'ya uyumlu değildir. Sen NATO'nun seçtiği hedefi vuracak silah sistemini satın almalısın. Kimse Amerika Çin füzelerine karşı çıkıyor da neden Yunanistan'ın aldığı s-300 lere karşı çıkmadı diye sormuyor. Bu becerikiz hükümetin desteklediğim ender doğru kararlarından biriydi ama arkasında duramadılar.
7) Son 10 senedir Türkiye'yi dünya devi gibi göstermeye çalışan bir politik güç vatandaşı manipüle ediyor. Sokaktaki cahiller de Türkiye dünya devi oldu sanıyor. Savunma gücü olarak şu anki Türkiye'nin 20 sene önceki Türkiye'den şu anda hiç bir fazlalığı yok. Sıkıştıkça kimse Türkiye'nin gücünü test etmesin diyenlere inanıp test edilecek bir gücümüz var zannedenler de garip. Adamlar gücümüzü test ettiler ve bizden bir nane olmadığını gördüler.
8) Savaş için güçlü bir ordudan önce güçlü bir siyasi irade ve milli destek lazım. 10 senede orduyu şamar oğlan yaptılar, orduya bütün güveni yıktılar vatandaşın orduya olan desteğini ve ordunun itibarını bitirdiler. Siyasiler dünyevi çıkarları için ülkenin savunmasını mahvettiler. Sonra çıkıp Türkiye güçlüdür hikayeleri ile vatandaşı gazlıyorlar.
9) Suriye'ye girerdim diyen arkadaşları devletin zirvesine koysak onlar da hiç bir yere giremeyeceklerini anlarlar. 30 senedir senin insanını katleden terörü bitirmek için Amerika'dan izin almadan kuzey Irak'a giremeyen bir ülkenin başındakiler sabrımızı test etmesinler diyorlar. Senin ülkende Kuzey Irak'a girecek siyasi irade yoksa, Suriye'ye girecek, hele hele İsrail gibi nüfusu küçük ama siyasi ve endüstriyel gücü dev olan bir ülkeye kafa tutacak irade hayaldir.
Aşağıdakiler henüz gerçekleşmedi. Ama ileride gerçekleşirse Türkiye askeri açıdan caydırıcı ve Emperyal güçlerin bile karşısına alamayacağı bir güç olur. Ama bu saydığım maddeleri yapmaya kalkan iktidarların başına kötü işler gelir. Gerçekten koltuğunu kaybetmeyi göze alan adamların yapabileceği işler bunlar.
a) Yüksek irtifa hava savunma füze sistemleri kesinlikle teknoloji transferi ile tamamen milli olarak gerçekleştirilmeli. Türkiye'nin gökyüzünde bizden izinsiz martı gezememeli.
b) Orta ve Uzun menzilli Avrupa'nın ortalarından Moskova'ya, Afganistan'dan Mekke'ye tüm coğrafyayı vurabilecek güçlü balistik füze sistemleri milli olarak geliştirilmeli.
c) SOM seyir füzesinin menzili komşu ülkelerin balistik hava savunma sistemlerinin menzil zınırından başkentlerini vurabilecek bir mesafeye çıkarılmalıdır.
c) Mükemmel olmasa bile, tamamen kendi kaynaklarımız ile üretebileceğimiz savaş uçağı projesi sonuçlandırılmalı.
d) Bir santral için nükleer enerjiye geçilmeli ve sivil amaçlı kullanım görünümü altında uranyum zenginleştirme çalışmalarına başlanmalıdır.
e) Türkiye'nin cephanesinin %70 ini bitirdiği için ayrılıkçılarla anlaşmak zorunda kalan Ukraynalılar durumuna düşmemek için derhal daha pahalı bile olsa tamamen yerli kaynaklarla üretim silah politikalarına devam etmesi gerekir. - 09-11-2014, 23:17:36Bizim milletimiz üretici olmaktan çok sadece tüketici olmayı seviyor.Cebimizde paramız bile yok ama lüks için şatafat için yapmadığımız şey yok.Öncelikle kafa yapımızın değişmesi lazım.Gelişmiş ülkeler Ar-Ge için %3-%4 bütçe ayırırken bizimkiler 1000 de 0.9 bütçe ayırıyorlar.Ve her şeyden önce katma değeri yüksek ürünler üretmemiz lazım.Bilgi bu dünyadaki en büyük güç şu anda.Bunu etkili kullanabilmemiz lazım.Tabi bu kafa yapısıyla gerçekten zor.Chemistry adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
- 10-11-2014, 01:55:22Silah yoktu asker çoktu bkz. Kurtuluş savaşı
Silah çoğaldı askerlerin hepsini 3'er 5'şer sene içerde yatırdılar . Azımı çok fazla açmak istemiyorum yanlız tek bir soru var kafamda o kadar paşa suçsuzdu niye içerde yattı suçluydu niye dışarı çıktı ... ? Bu milletin tek gurur kaynağı umudu olan TSK'yıda maalesef pasif hale getirdiler artık - 10-11-2014, 11:03:07İyi oldu her 20 senede bir darbe yapan bir orduya hak. Darbe yapmaktan başka ne halta yaradı bu ordu?Muraat adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
- 10-11-2014, 19:20:05yav arkadaş o Atatürk avatarını kaldır sen, o kadar belli ki Atatürk' e, orduya karşı olduğun, korktuğunabcgrup adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
- 10-11-2014, 19:30:35Senin önüne kemik atan oldu mu?benikaydet adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
- 10-11-2014, 19:44:16Kimlik doğrulama veya yönetimden onay bekliyor.Fazla negatif gördüm bazı dostlarımızı..
Sanıldığı kadar kötü durumda değil ordumuz, şuanda büyük bir yapılanmanın içerisindeyiz aslında.. Hava, kara ve deniz unsurlarında büyük bir dönüşüm yaşanıyor.
Hiç bir doğum sancısız değildir.. Biz bunu kavrayamıyoruz, her şeyin bir anda olup biteceğini sanıyoruz. Bu coğrafya'da işler öyle yürümüyor. Tepenizde rusya, altınızda ortadoğu cehennemi solunuz yunanistan sağınız ermenistan.. Amerika vandalını, avrupa simsarını saymıyorum bile..
Bütün bu baskı ortamı içerisinde her şeyi istediğiniz zaman, istediğiniz şekilde yapamıyorsunuz. Kabul edelim ya da etmeyelim şuan da hala birilerinin sözleri doğrultusunda hareket ediyoruz, etmek zorunda kalıyoruz. Elimiz kolumuz bağlı çünkü. Hadi hurrra diyerek savaş açamazsınız. Dünyada ki konjektürel şartlar değişti. İstediğiniz kadar güçlü bir ordunuz olsun, güçlü bir ekonomi ile desteklemedikten sonra bir halta yaramaz.
Şuanda yüzlerce proje üstünde çalışılıyor.. Aselsan, Roketsan, Havelsan, Tübitak, Mkek ve diğerleri.. Tfx, orta ve uzun menzilli hava savunma projeleri, insansız hava araçları, atak, altay tank, mızrak, cirit, hisar projesi, milgem, atmaca gemi savar projesi ve diğer irili ufaklı onlarca proje. Saymakla bitiremeyiz bunları. En çok göze üstünde durulan projeler bunlar.
Digiklan arkadaşımız doğru noktalara değinmiş, fakat o kadar da kötü değil aslında. Bana da askeri personel bir arkadaşım çok daha farklı bilgiler veriyor mesela..
Dönüşüm sancılı olacak, ama olacak. Ben mühendislerimizin şartlar olgunlaştığında neler yapabildiğini gördükten sonra, çok daha üst düzey projelere imza atabileceğimize inandım. Yeter ki istelim..