İnanmayan arkadaşlar okusun.
Ben bir kod uzmanıyım ve bir program yazdığımı düşünün. Mesela bir bayan programı. En ince ayrıntısına kadar kodladım diyelim herşeyini yaptım ve en sonunda makineye dönüştürdüm onu canlıya benzer birşey oldu. Bu robota 3 esas madde kodladım
1) Beni seviceksin.
2) Birinci maddeye kesinlikle uyucaksın.
3) Kodlar asla değişmeyecek ömür boyu.
Ve bu robot beni ömür boyu sevse ve her istediğimi yapsa, bana hürmet gösterse, saygıda kusur etmese ne kadar hoşuma gider ? (1 hafta? 1 ay? 1 sene?)
En sonunda derimki *** sırf ben öyle kodladım diye beni seviyorsun! lanet olsun sana..vs
Bir tane daha robot kodlasam ve ona özgür seçim hakkı versem desemki beni iyice ölç, biç, araştır, iyi ve kötü yönlerime bak, sana vericeğim veya vermiyeceğim ödüllere bak, sana şuana kadar verdiğim nimetlere bak..vs ona göre kıyaslama yap ve beni ister sev, ister sevme ve ardından bu robot beni sevmeye başlasa öncekinden daha çok hoşuma gitmez miydi ? çünkü kendi iradesiyle seçim yapıyor ben öyle istediğim için değil...
Muslumanlarin cogu dinlerini bilmiyor. Yanlis anlamayin ama sizde bu kategoriye giriyorsunuz. Islam inancina gore su yukarida soylediklerin yuzunden eger tovbe etmezsen sonsuza kadar cehennemlik oldugunun bile farkinda degilsin.
Islamda kader vardir. Islamda Allah gecmisi, gelecegi, herseyi bilir. Yani verdigin ornek yanlis. Serbest birakilan bir robot yok. Allaha ibadet etmeye programlanmis, ve programlanmamis robotlar var. Allaha ibadet etmeye programlanmamis robotta oteki tarafta cehennemlik.
Bak sana ayetletlerle olayi anlatayim, ogren. Bosuna demiyoruz, muslumanlarin cogu Kurani okumuyor, bilmiyor, bilseler boyle konusmazlar diye.
Kamer 49: Muhakkak ki Biz her seyi bir kaderle, bir ölçü ile yarattik. (Kamer, 54/49)
Enfal 42: Hani siz vadinin (Medineye) yakın tarafında; onlar uzak tarafında, kervansa sizin aşağınızdaydı. (Onlar sayıca sizden öylesine fazla idi ki), şâyet buluşmak üzere sözleşmiş olsaydınız (durumu fark edince) sözleşmenizde ayrılığa düşerdiniz (savaşa yanaşmazdınız).
Fakat Allah, olacak bir işi (müminlerin zaferini) gerçekleştirmek için böyle yaptı ki, ölen açık bir delille ölsün, yaşayan da açık bir delille yaşasın. Şüphesiz Allah, elbette hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
Yani neymis savasin sonucunu Allah biliyormus. Savasa katilanlar sonucunu bastan bilmiyor, ama Allahin istedigini gerceklestirmek icin orada bulunuyorlar. Yani ozgur iradeleri yok. Hatta dahada ileri gidiyor, rakibin sayisini gorseydiniz, kacacaktiniz, Allah size gostermedi diyor.
Bak bir ornek daha vereyim. Araf 188
De ki: Allah dilemedikçe ben kendime bir zarar verme ve bir fayda sağlama gücüne sahip değilim. Eğer ben gaybı biliyor olsaydım, daha çok hayır elde etmek isterdim ve bana kötülük dokunmazdı. Ben inanan bir kavim için sadece bir uyarıcı ve bir müjdeciyim.
Neymis, peygamber bile Allahin izni olmadan kendisi bisey yapamiyor.
Al bir tane daha: Ali imran 156:
Ey iman edenler! Kardeşleri sefere veya savaşa çıktığında onlar hakkında, Onlar bizim yanımızda olsalardı, ölmezlerdi ve öldürülmezlerdi diyen inkârcılar gibi olmayın. Allah, bunu (bu düşünceyi) onların kalplerine bir hasret (yarası) olarak koydu. Allah, yaşatır ve öldürür. Allah, yaptıklarınızı görmektedir.
Yani neymis, kalpteki bir hasret yarasini bile Allah koyuyormus.
Uzun lafin kisasi kadere iman islamin sartlarindan biridir. Sen su soylediklerinle bu konuya ters dusuyorsun. Senin dinini senden iyi bilen birisi olarak sana tavsiyem biran once dinini ogrenmen, ogrenmiyorsanda tovbe et, dinin dogru cikarsa bosuna cehennemlik olma.
Kader ve dunya hayatinin test olmasi arasinda celiski var, o ayri bir konu. Onu gorebilmek icinde sorgulamak, Kurani okumak gerekiyor. Ezbere konusmamak lazim.