Yağmurdan kaçmaya çalışırken fırtınaya tutulmak bu. Çaresizlik yanlışlara bulanır. Kıskançlık zehir içinde. Kurtulmaya çalıştıkça batarsın. Kaçtığın kapıdan gittiğin yollar yanlış. Açılmasını beklediğin kilitler günahkar. Gözlerini bürüyen karanlık, ilerler zihnine yavaş yavaş. Düşünürken düşünceler tuzaklı, hazır beklemede fırsat kollar. İçinde köpürür kasvet, nafile rahat bırakmaz. İçin için kaynayan bir volkan var patlamaya hazır düşlerinde. Hazır olduğunda hasarı hesaplamak mümkün değil. Bastırmaya çalıştıkça, bilmezsin ki şiddeti artar.

Tutulduğun fırtınada yalnız, bir başına ve sefil. Uzandığın eller elini yakar. Yağmur söndürmez bu ateşi. Ya Rab nereye kadar! Sorgularsın beyninde defalarca. Tartarsın, biçersin, ölçersin. Dönersin kendi etrafında bir seyyah gibi. Aradığın ne bilemezsin. Sen, sen misin, değil misin, kimsin, nesin? Neden beyninde bitmez uğultular? Alıp gidemezsin başını. Mecbur beklersin durduğun yerde. Bir ileri, iki geri. Ne demiş en büyük şair; fırtına sürmez sonsuza kadar!