"Hocam" kelimesinin gerçek hikayesini merak edenler için;
Ankara’da, ODTÜ’de başlayıp Türkiye’de her yere yayılmış bir âdet vardır: konuştuğun kişiye “hocam” diye hitap etmek. Böyle yapan birçok genç insana rastlıyorum. Öyle tahmin ederim ki çoğu bunu başlatanın Sinan Cemgil olduğunu bilmiyordur.
Sinan Cemgil’le aynı yaşta olduğumuzu sanıyorum, çünkü aynı yıl İstanbul’da, İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümüne girdik. Ama Sinan ayrıca ODTÜ sınavına da girmiş, onu kazanınca bizim Filoloji’ye gelmedi. 1967’de TİP’e üye oldum, bir süre sonra da İstanbul İl Örgütü’nde Bilim Kurulu’na seçildim. Orada, Sinan’ın annesi ve babası, Nazife Hanım’la Adnan Bey de vardı. Birlikte çalıştık. Sinan hep uzaklardaydı.
Neydi bu “hocam” hikâyesi? Sinan, sınıf farkı ve üstünlük içermeyen bir hitap biçimi peşindeydi. “Hocam” dendiğinde, böyle hitap edilen kişiye, “Sen benden iyi bilirsin” gibi bir anlam çağrıştırarak, bir üstünlük tanımış oluyordun. Bunu ona tanımış olmak, Sinan’ın hoşuna giden bir şeydi. Sorun, kendi üstünlüğünü ima eden sözler, tavırlardı. Sinan’ın “hocam” dedikleri hocalar değildi. Odacıya da, arkadaşına da, otobüs biletçisine de “hocam” derdi o. Sanırım bununla yapmak istediği şey anlaşıldığı ve benimsendiği için “hocamcılık” yaygınlaştı. Bugün de devam ediyor.
Devamı: http://www.taraf.com.tr/murat-belge/...nan-cemgil.htm
R10.net Hocam Devrimi!
20
●1.955
- 24-12-2013, 01:49:33Yıllar evvel r10'da yine tartışılmıştı konu, şimdi hatırladım ama bulamadım eski konuyu..
Murat Belge hayli derin anlatmış, ODTÜ'lü arkadaşlar anlatılanlara genellikle hakimdir, sanıldığı gibi bir internet kültürü değil HOCAM...
Hikaye bölük pörçük hocam.com da vardı bir zamanlar ama artık ulusal bir pltform haline geldiği için dating modelinde kayboldu gitti ...
Bilgi ve araştırma için çabalayanlara Teşekkürler