Gerçekten çok hoş bir yazı
.
Alıntı
Yürek dediğin şeyi düşündüğünde aslında nede zordur unutmak ve ya unutma isteği. İnsan neden unutmalıdır ki? Hatasız bir canlının olmadığı dinimizde bile yer alırken, neden şans kapısını kapatırsın? Olmuyorsa, zorlayacaksın. Zorlayacaksın ve olacak. Sevmek öylesine basit bir şey değildir ki, hemen olsun ya da hemen bitsin. Ağızdan çıkanların değil, yürekten duyulan seslerin önemli olduğu bir oyunun içindeyiz. Ağızdan kolaydır başkasına seviyorum demek ya da nefretini karşıya sunmak. Ya bu işe ne diyor kalbin? Düşündün mü onun sesiyle hiç? Yapma diye bağırarak seni uyardığını hiç düşündün mü?
Sevmek cesaretli insanların işidir. Gel sev beni ölene kadar. Cesaretin yoksada yeter benim cesaretim ikimizi de. Sanma ki benimleyken üzüldüğümü. Ben sensizken çektiğim üzüntüyü hiçbir şeyde yaşamıyorum. Çok bişey istiyorum belki senden ama kahvem ol. Dışarıda kopsun fırtınalar. Bir yandan ses gelsin kapılardan, dışarıdaki ağaçlardan. Sonra ısınmak iste ama elbiselerinle değil. Orada seçeceğin kahven olayım ben senin. İster şekerini fazla atıp aromasıyla ayarla, istersen yavaş yavaş şeker atarak belirle tadımı. Beni başkasının içmesine izin verme. Başka birini ısıtamasın kahven ya da ne bileyim madem kahve sevmiyorsun, bir kere olsun zorla iç. Dene beni içmeyi. Bir şans ver kendi kendine. Küçükken dirençsiz veletlerden biriydim bende. Hemen soğuk görünce hastalanırdım. Şurupları severdim. Özellikle çilek ve portakallı olanları. Büyümüştüm ben. Hap içemezdim. İçmezsem hastalığım geçmeyecek, burnum yine sümüklenecekti. Sevmezdim sümüğün akmasını. Mecbur değildim içmeye ama yinede denerdim. Sonra bir gün hap kolay geldi. Alıştım. Sevmeye başladım. Sende dene kahveni içmeyi. Soğumadan iç. Soğuduktan sonra tadı kalmaz ki kahvenin. Bi kere olsa bile zorla kendini. Belki çok sever, hep istersin kahveden. Hayatın boyunca vazgeçemezsin ondan. Her soğukta ısıtır içini. Her yalnızlığında dostun olur senin. Derdini o kahveye anlatırsın sadece. O kahve hep senin olabilir ama yeter ki bozulmadan içmeyi dene. Bozulduktan sonra senin olsa da içemezsin o kahveyi pişman olursun.
Bir bilet alalım. Nere olduğunu bilmeden binelim trene. Trende bakan yaşlılarla tanışalım. Yaşlı insanları severim. Kimileri az ve öz konuşur. İşte ben onları severim. Bize baksın. Yorumunu yaparak yaşamış olduğu 60 70 yıllını anlatsın. Sonra öğütler versin. Sevin birbirinizi desin. Bizde tatlı tatlı dinleyelim büyüklerimizi. Sonra onların elini ve artık öpücüğün nemini unutmuş yanaklarını öpelim. Fotoğraf çekinelim sonra onlarla. Bi albüm yapalım seninle. Sonra o albümün adını Öğütlerimiz koyalım. Kavga ettiğimizde hemen o albümde buluşalım ve okuyalım yan yana. Sonra öpelim birbirimizi ve sarılıp özür dileyelim. Hep mutlu olalım. Tek ikimiz için yaşayalım. Ne dersin sevgilim? Bunları yazacak kadar büyük bir yüreğim varken reddetmeyi mi seçeceksin yoksa benimle bu hayallere yenilerini eklemeyi mi?
Seni seviyorum cümlelerimin anlamı
Sevmek cesaretli insanların işidir. Gel sev beni ölene kadar. Cesaretin yoksada yeter benim cesaretim ikimizi de. Sanma ki benimleyken üzüldüğümü. Ben sensizken çektiğim üzüntüyü hiçbir şeyde yaşamıyorum. Çok bişey istiyorum belki senden ama kahvem ol. Dışarıda kopsun fırtınalar. Bir yandan ses gelsin kapılardan, dışarıdaki ağaçlardan. Sonra ısınmak iste ama elbiselerinle değil. Orada seçeceğin kahven olayım ben senin. İster şekerini fazla atıp aromasıyla ayarla, istersen yavaş yavaş şeker atarak belirle tadımı. Beni başkasının içmesine izin verme. Başka birini ısıtamasın kahven ya da ne bileyim madem kahve sevmiyorsun, bir kere olsun zorla iç. Dene beni içmeyi. Bir şans ver kendi kendine. Küçükken dirençsiz veletlerden biriydim bende. Hemen soğuk görünce hastalanırdım. Şurupları severdim. Özellikle çilek ve portakallı olanları. Büyümüştüm ben. Hap içemezdim. İçmezsem hastalığım geçmeyecek, burnum yine sümüklenecekti. Sevmezdim sümüğün akmasını. Mecbur değildim içmeye ama yinede denerdim. Sonra bir gün hap kolay geldi. Alıştım. Sevmeye başladım. Sende dene kahveni içmeyi. Soğumadan iç. Soğuduktan sonra tadı kalmaz ki kahvenin. Bi kere olsa bile zorla kendini. Belki çok sever, hep istersin kahveden. Hayatın boyunca vazgeçemezsin ondan. Her soğukta ısıtır içini. Her yalnızlığında dostun olur senin. Derdini o kahveye anlatırsın sadece. O kahve hep senin olabilir ama yeter ki bozulmadan içmeyi dene. Bozulduktan sonra senin olsa da içemezsin o kahveyi pişman olursun.
Bir bilet alalım. Nere olduğunu bilmeden binelim trene. Trende bakan yaşlılarla tanışalım. Yaşlı insanları severim. Kimileri az ve öz konuşur. İşte ben onları severim. Bize baksın. Yorumunu yaparak yaşamış olduğu 60 70 yıllını anlatsın. Sonra öğütler versin. Sevin birbirinizi desin. Bizde tatlı tatlı dinleyelim büyüklerimizi. Sonra onların elini ve artık öpücüğün nemini unutmuş yanaklarını öpelim. Fotoğraf çekinelim sonra onlarla. Bi albüm yapalım seninle. Sonra o albümün adını Öğütlerimiz koyalım. Kavga ettiğimizde hemen o albümde buluşalım ve okuyalım yan yana. Sonra öpelim birbirimizi ve sarılıp özür dileyelim. Hep mutlu olalım. Tek ikimiz için yaşayalım. Ne dersin sevgilim? Bunları yazacak kadar büyük bir yüreğim varken reddetmeyi mi seçeceksin yoksa benimle bu hayallere yenilerini eklemeyi mi?
Seni seviyorum cümlelerimin anlamı