• 13-08-2013, 23:30:37
    #19
    Açık konuşmak gerekirse her işte maaşına bakıcaksın.
    Fakat benim evlenme gibi bir isteğim yok. O yüzden çokda sıcak bakıyorum polisliğe.
    Birde şöyle bir sıkıntım var.

    Dershaneye kaydoldum tekrar hazırlanıp giricektim.
    Fakat yarın iptal ettirmeyi planlıyorum. Neden derseniz şimdi ben 1 yıl gidip bir sıkıntı ile tutturamama olasılığı olursa 1 yıl boşa gider.
    Fakat kendi bölümüme geçiş hakkımı kullanıp 1. yıl bitince tekrar sınava geçip polisliğe geçmeyi planlıyorum.
    Tutmazsa kendi bölümümü bitirip 4'e tamamlıcam.
    Yani ben 400'de yapsam ilk işim polisliği seçmek olucak.
    Siz ne diyosunuz düşüncem mantıklı mı?
  • 14-08-2013, 09:42:14
    #20
    Polis, her dönem o dönemin hükümetine göre hareket eder. Şu anki hükümet polisi yönlendirdiğine göre, bu durumu genele bağlamamak gerekiyor. Demek ki yönetim canavar. Kadrolaşma, cemaatleşme derken herkes tırsak olmuş durumda. Ve tabi ki emir büyük yerden geliyor. Emri verende kabahat. Polis kendi kafasına göre mi öyle davranıyor?

    Hükümetler değişir. Tabi polisin davranışları da. Ve çalışma koşulları da..Ve üzerindeki baskı da
  • 14-08-2013, 10:03:07
    #21
    Benim önceden orta seviyede ılımlı bakmaya çalıştığım ama sonradan her üniformalıya pek de eskisi gibi ılımlı bakmadığım, beni kendilerinden çok feci şekilde soğuttukları bir meslek grubu, polislik.
    Bence her ne kadar emir kulu olmak varsa da işin içinde, kendi vatandaşıyla diş dişe ölümüne savaşan polis, polis değildir.

    Psikolojiyi bozar polis olmak.
    Gezi parkında birkaç defa karşı karşıya gördüğüm kadarıyla; kin beslemek, kaba kuvveti her an çıkartabilme kabiliyeti gereklidir, polis olmak için.
    Eskiden "polis ağabey" dediklerimin yüzüne bakardım. Farklı meslek grupları yakışır mı bunlara diye... Her gördüğümde yapardım bunu. Ve sonuç hep hüsrandı: Hiç bir şey olamamanın cezası gibi bir şey galiba polis olmak.

    Ve bazen polis olmak:
    http://www.youtube.com/watch?v=lABmv_TQ050