İstemezseniz buradanda okuyabilirsiniz.
Bu Hafta Semiyun.comun Kurucularından olan Muhammed Ümit Ateş ile kısa bir sohbet tarzı konuşmamız oldu. Kendisi bizi kırmayıp, sorularımızı cevapladı. Kendisine çok teşekkür ederken, sorularımız ve onlara karşılık cevaplarımız ile sizleri baş başa bırakıyoruz
# Öncelikle kendinizden ve girişimcilik geçmişinden bahseder misiniz?
Tabi, herşey ile olmamak üzere yüzeysel anlatmak isterim. 93 doğumluyum, şuan da hukuk fakültesi öğrencisiyim. USMED Uluslararası Sosyal Medya Derneği kurucu üyesiyim, e-ticaret firmaları ile pazarlama stratejileri üzerine ve aynı zamanda SEO planları geliştirmede çalışıyorum. Uzman olduğum alanlarda da üniversitelerin sertifikalı eğitim programlarında USMED ile birlikte eğitmenlik yapıyorum. Proje ve strateji geliştirmeyi çok severim, hobi haline geldi diyebilirim zaten satranç ve proje geliştirme alanında da ödüllerim var. Bilgisayar ile ilk tanışmam 2001 (9 yaşında) yılında oldu. Başlarda herkes gibi bende oyun aracı olarak kullanıyordum ama bu pek uzun sürmedi daha o yaşlarda web sitesi düşkünlüğüm vardı. Myneti sıklıkla takip ederdim, daha sonrasında site.mynet çıktı benim bir üst kuşağım iyi bilir. Ücretsiz blog açıp saçma sapan efektlerle süslerdik
Sonrasında trgg, blogcu, blogger ve wordpress şeklinde şimdiye dek bilgi birikimi ile geldi. Tüm bunlara rağmen öğrenciliğimi sürdürdüğüm alan pek alakasız bir bölüm; hukuk öğrencisiyim ve çocukluk hayalim olan avukat olmanın peşindeyim.Geçen bütün bu süreç içerisinde css/html, php, photoshop biraz da js kod yazmayı öğrendim. Bütün amatör işler bir yana, ilk profesyonel domainimiz ve girişimimiz Semiyun.com oldu. Burada sosyal medya, teknoloji, girişim, ekonomi ve biraz da kişisel yazılara/haberlere yer verdik. Giderek büyüdük, büyüdükçe daha çok kazandık. Geçtiğimiz yılda da yatırım alarak 5 ortaklı bir yapıya girdik. Şuanda arka planda oldukça yoğun ve keyifli bir çalışma tempomuz var. Sadece bir blog olarak değil, etkinlik ve sponsorluklar kovalayan, yatırımlar yapan, satın alımlar ve satışlar yapan bir ekip olarak çalışıyoruz.
# Kurucu ortak olarak başladığınız yolda ilk başta zorlandığınız kısımlar nelerdi?
Mertcan Ermiş ile girdiğimiz bu yolda genellikle içerik sıkıntısı çekiyorduk. Çünkü biz daha 17 yaşında 2 genç ve sektöre dair pek bilgimiz de yoktu. Bu alanda eğitim alabilecek durumda değildik ve bizi yönlendirecek birileri de yoktu. Yani mecburen kendimizi geliştirmek, kendi gemimizi yürütmek zorundaydık. Türk kaynakları yetersiz gördüğümüz için yabancı kaynaklar ile kendimizi geliştirmeye yönelttik ve nitekim de öyle oldu. Binlerce insanın eğitimini aldığı Sosyal Medya Uzmanlığı, SEO Uzmanlığı, Dijital Pazarlama alanlarında bizim eğitimimiz olmamasına rağmen, eğitim verir hale geldik. Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi ile başlayan bu eğitmenlik süreci şuan İTÜ ile devam ediyor.
Büyümek için içerik, içerik için daha fazla takip, takip için de eleman ihtiyacımız doğdu. Başlarda tam zamanlı maaş verebilecek durumda olmadığımız için içerik başına ücretlendirme yapıyorduk. Bir süre böyle idare ettik. Bu tür şeyler sadece anı kurtaran şeyler olduğunu gördük ve yine 2′li sisteme döndük. 2 kişi olduğumuz bu zamanlarda epey zorlandık. Hem okul, hem üniversite hazırlık sınavları hem de Semiyun Bu kadar ilgilenmek ikimizin de üniversite sınavlarını etkiledi.
# Sosyal Medyada iş dışı ne kadar zaman harcamaktasınız?
Sadece iş için kullanıyorum diyebilirim. Çünkü vakti pek bol bir insan değilim malesef. Zaman zaman ortaklarımla iç çatışmaya bile sebep olabiliyor bu zamansızlık. Bazı şeylerden feragat ederek dengelenebiliyor anca.
# Semiyun.com olarak amacınız sosyal medya mıydı? Yoksa sonradan planlanan bir şey mi oldu?
İlk açıldığımızda teknoloji, gündelik ve kişisel yazılar üzerine yoğunlaşmıştık. 1 Yıl sonra sosyal medya alanına yöneldik ve bu alanda başarı sağladık. Sonrasında bilinirlik, maddi kazanç, kişisel PR ve ödül kazandık zaten. Herşeyden önce bize farklı kapılar açtı. Kurumsal şirketlere pazarlama ve proje yöneticiliği yaptık mesela. Semiyun amacımız değil, aracımız oldu.
# Semiyun.com kurulduktan 1 yıl sonra Hürriyet tarafından EN SOSYAL BLOG ödülüne layık görüldünüz. Nasıl Bir Süreçti?
Ödülü aldıktan sonra bir çok yatırımcı bizimle görüştü. Hatta bir tanesi Türkiyenin en büyük yazılı medya organıydı fakat fiyatta uzlaşamayınca yatırım olmadı. Böyle başlayan sürecin ardı ardına görüşmelerimiz oldu fakat yatırımda anlaşamasak da birçok şirket ile bağlarımız oldu. Ödülün isme itibar getirisi az, kişisel PRımıza getirisi daha çok oldu.
# İnternet ortamında sizin isminizi sıkça gördüğümüz Semiyunun ismi nereden gelmektedir?
Semi, Allahın 99 isminden biridir. Her şeyi işiten demek. Arapça da semîûn olarak okunuyor fakat gırtlaktan ötürü Türkçeye semiyun olarak geçiyor.
# Semiyun ile ilk olarak hedefledikleriniz nelerdi ve bu hedeflerinize tam anlamıyla ulaşıp yeni hedefler koydunuz mu ?
İlk hedefimiz sektörün reklam pastasından pay almaktı daha sonra da bu payı büyütmekti. Nitekim buna ulaştık. Başladığımız yere ve şuanki yere bakınca baya yol katettik. Yeterli mi? Tabiki de hayır. Zamanımız o kadar kısıtlı ve o kadar farklı işler ile de uğraşıyoruz ki Semiyun şuan bizim için sadece hobi durumunda. Ortaklar arasında söylediğimiz birşey var, Bu işi hobi olarak bu düzeyde yapabiliyorsak kim bilir tek odak noktamız bu olsa neler yaparız aynen öyle
# Semiyun.com olarak yeni ortaklara yer verdiniz. Bu süreç hakkında bilgi verir misiniz?
2012 Ağustos ayında Said Ercan, Salih Çaktı ve Şener Dağaşan ile birlikte iftarlı bir birleşme toplantısı yaptık. Sektöre yönelik rakip analizi, 3 ve 6 aylık hedef tabloları, açılacağımız yeni alanlar vs diye güzelce bir sunum ile anlaşma metnini imzaladık. Semiyun dışında da iş yaptığımız, birlitte olduğumuz insanlar olduğu için iletişim sıkıntısı çekmiyoruz. Fakat dediğim gibi, hepimizin bu hobi dışında farklı farklı işleri ve uğraşları var o yüzden Semiyuna pek odaklanamıyoruz.
Teşekkür Ederiz.
