Demirören'e istediği kadar para verip bir daha bu ülkeye girmeme ve Beşiktaş'ın adını dahi anmama karşılığında bir sözleşme imzalatırdım. Beşiktaş'a Fabregas, Villa ve Buffon u transfer eder başlarına da Mourinho'yu getirirdim. Bir vakıf kurup okumak isteyen insanları okuturdum. Adana'ya büyük film stüdyoları kurup Avrupa'nın Hollywood'u haline getirirdim. Oldukça abartılı bir araba koleksiyonum olurdu. Ben öldükten sonra müze haline getirilecek muhteşem bir malikane yaptırırdım. Anadolu'nun her yerine ücretsiz kütüphaneler ve müzeler açardım. Anadolu'nun bütün ekmek giderlerini üstlenirdim.
Siyasetçilerin yolsuzluk yapmasını engellerdim zaten bu sayede tüm ülke halkına yardım etmiş olurdum
Ülkenin ekonomik bağımsızlığını kazanması için elimdem geleni yapardım
Birde google 'a rakip olmaya çalışmaz onunla ortak olma yollarını arardım
Paramın yarısını Beşiktaş'a bağışlardım.
Geri kalan paramdan tüm kulüplere 100k$ verirdim.
Birçok sayıda camii, okul, kütüphane, hastane yaptırırdım.
Tüm PKK'lıları tarardım.
Kısacası ülkeme ve insanlarımıza yararlı olacak işler yapardım ve arkamdan gelecek torunlarımı da düşünürdüm. Sonuçta parayla mezara girilmiyor.