• Bugün, 10:50:10
    #1
    Tanıdığım bir abi var, adı Muzaffer Nejat Fesleğen.
    Birkaç yıl muhasebe ve satın alma tarafında çalışmış. Tarımla, peyzajla falan hiçbir ilgisi yok.
    Yaklaşık iki yıl önce çalıştığı şirket ofis değiştirirken içerideki 30-40 tane büyük salon bitkisini çöpe ayırmış.
    Muzaffer abi birkaçını eve götürüyor.
    Bitkiden anlayan bir arkadaşı da:
    “Bunlar ölmemiş, bakımsız. Toprağını ve saksısını değiştirsen toparlar.”
    diyor.
    Gerçekten de toparlıyorlar.
    Sonra birkaç tanesini arkadaşının kliniğine götürüyor. Arkadaşı bitkileri beğenip fiyatını sorunca Muzaffer abi şaka olsun diye:
    “Satmıyorum, kiralıyorum.”
    diyor.
    Adam da:
    “Olur.”
    deyince ilk müşterisi çıkıyor.
    8 bitki için aylık 1.200 TL.
    Muzaffer abi ayda bir gidip bakım yapıyor. Bitki ölürse değiştiriyor.
    Burada kafasında ampul yanıyor.
    Şirketlere bitki satmak yerine:
    “Siz hiçbir şeyle uğraşmayın. Bitkiyi biz getiririz, bakımını yaparız, ölürse değiştiririz.”
    demeye başlıyor.
    Sonra işi daha da ilginç hale geliyor.
    Taşınan ofislerden, kapanan restoranlardan, dekorasyon değiştiren otellerden bitkileri bedavaya toplamaya başlıyor.
    Bazıları zaten atmak için nakliye parası vereceği için memnun bile oluyor.


    Muzaffer abi bir taraftan:
    “Eski ofis bitkilerinizi ücretsiz alıyoruz.”
    diyor.
    Diğer taraftan toparladığı aynı bitkileri başka şirketlere aylık kiralıyor.
    Şu an paketleri kabaca şöyle:
    10 bitki: 4.900 TL/ay
    30 bitki: 12.500 TL/ay
    50+ bitki: 23.000 TL/ay
    Bakım, değişim ve saksılar dahil.
    Bir süre sonra küçük bir sera kiralamışlar.
    Müşteride kötüleşen bitki seraya geliyor, toparlanıyor, sonra başka müşteriye gidiyor.
    Şu an yaklaşık 2.700 bitkileri var.
    Bunun 1.900 kadarı müşterilerde.
    11 kişi çalışıyorlar.
    Ofis, klinik, otel, restoran, showroom ve yazılım şirketlerine hizmet veriyorlar.
    Geçen ay faturalanan ciro:
    1.460.000 TL.
    Geçenlerde serasını gezdim.
    Köşede yaklaşık iki metre boyunda bir monstera vardı.
    “Bunu kaça aldın?” dedim.
    “Bedava.”
    “Nereden?”
    “Bir holding ofis değiştirdi, çöpe atacaktı.”
    “Şimdi?”
    “Levent'teki bir şirkete gidiyor.”
    “Aylık kaça?”
    “1.750 TL.”
    O noktada biraz sustum.
    Adamın iş modeli aslında tek cümle:
    İnsanların satın almak istemediği ama ortamlarında görmek istediği şeyleri kiralıyor.
    İlk duyunca saçma geliyor.
    Hesap makinesini açınca o kadar da saçma gelmiyor.
    Muzaffer abinin firmasını özelden sormayın.
    Bir de fizibiliteye başlamadan önce konunun kategorisine bakın.
    Buarada bu iş fikri bir tek bana mantıklı gelmemiştir umarım.

    Yapay Zeka kullanılarak maxigeyik kategorisine uygun şekilde eğlence amacıyla oluşturulmuştur gerçeği yansıtmamaktadır.
  • Bugün, 10:57:09
    #2
    Yoo bu işin gerçeği var zaten
    Pek geyik değil.