Az sonra kahvemi içerken masama geldi. Ciddi bir yüz ifadesiyle "Otur, anlat bakalım, önceki şirketi nasıl batırdın?" dedim. Bana şirketin operasyonel hatalar sebebiyle battığını anlattı ve önce juniorların işten çıkarıldığını, ama nihayetinde kendisinin yüksek lisans mezunu bir yazılımcı olduğunu söyledi; yapay zekâ çağında ancak CS ve CEng gibi bölümlerden mezun olanların sektördeki yerlerinin sağlam olduğunu iddia etti. Alaylı bir yazılımcı olarak o an bende şalter attı.
"Ben CS veya CEng gibi bir bölüm mezunu değilim, Türkiye'de humanities alanında iki lisans ve bir yüksek lisans derecem var" dedim. "O zaman nasıl Software Tech Lead oldunuz?" diye sordu. Türkiye'deyken geliştirdiğim yazılımları, hazırladığım veri tabanlarını ve EB-1A vize sürecimi kısaca anlattım. Laf arasında "20 yıldır programlama ile ilgileniyorum. BASIC'ten Python'a, C'den Assembly'ye kadar birçok programlama diline çalıştım. Daha lisedeyken Assembly kitabı okuyordum." dedim.
"Assembly mi? Şaka yapıyor olmalısınız." dedi ve "Ama lisedeyken assembly gibi zor bir dili öğrenmiş olsanız bile daha sonra kullanmadıysanız kesinlikle unutmuşsunuzdur. 'Hello World!' programı bile yazamayacağınıza bahse girerim." diye ekledi. Küstahlığı beni şaşırttı ama pozisyonumdan dolayı ve elemanın oryantasyona yeni başladığını düşünerek sakin kalmaya çalıştım. Monitörü yavaşça yana doğru çevirdim, bir emülatör açtım ve kodu yazmaya başladım:
a 100 push cs pop ds mov dx,10A mov ah,09 int 21 int 20 .......... e 10A "hello world!$"Bana koda neden üniversitede öğrendiği şekliyle mov ax, cs ve mov ds, ax ile başlamadığımı ve onun yerine push cs ve pop ds kullandığımı sordu. Ben de geçmişte disk alanlarının ve RAM kapasitelerinin düşük olması sebebiyle kod yazarken her bir byte'ın önemli olduğunu, bu yöntemle .com olarak derlenen program çıktısında 2 byte tasarruf edildiğini anlattım. "Hiç bu açıdan bakmamıştım" dedi.
Arkasından "Siz kendinizi geliştirmiş olabilirsiniz ama her yazılımcı sizin kadar bilgili değil. Yapay zekâ diğer sıradan yazılımcıları işsiz bıracak." deyince ben "Genç adam, bu kadar kibirli olma. Yapay zekâ günden güne gelişiyor. Şimdiki hâliyle bile mühendislik bilgisi gerektiren birçok kodu üretebiliyor. Birkaç yıl içinde nasıl bir hâle gelebileceğini düşünemiyor musun?" diye sordum. "Şahsen kendimi geliştirmek için devamlı çalışıyorum, iş çıkışı kafede otururken veya metroyla eve dönerken elimde kitaplar oluyor. Coursera ve EdX gibi platformlardaki güncel online kursları takip ediyorum." dedim. Neyse, eline dokümantasyonu verip gönderdim.
CEng bölümünde üçüncü sınıfı geçtikten sonra yaz stajı için California'dan New York'taki ofisimize gelen iki kız kardeş var. Bunlarla ilgili bilgilendirme maili geldiğinde adlarının Melissa ve Tanya, soyadlarının Burak olduğunu görünce ofise iki Türk-Amerikan geliyor diye heyecanlanmıştım. Tanıştığımızda Meksika göçmeni bir ailenin kızları olduğunu öğrenmiş ve beni hayal kırıklığına uğrattıkları için onları sadece kahve otomatlarının ve deponun bulunduğu alt kata sürgüne göndermiştim. Şaka bir yana ofise gelen stajyerler genelde alt kata gönderilir. Sabahki kahve beni kesmediğinden ve kızlarla biraz small talk yapmayı düşündüğümden alt kata indim. Bir de baktım cheeto kafa bana söylediği "CS ve CEng mezunlarının yerleri sağlam" geyiğini kızlara satıyor, kızlar da "bizim profesörler de öyle söylüyor zaten" gibi ifadelerle elemanı onaylıyor. Ben de ilk fırçamı attım: "Dokümantasyonu aldın, oyalanma!" diyerek arkamı dönüp gittim.
)))
