Kadıköyde "Networking" Yaparken Çarpılmak
Her şey o meşhur Kadıköy ofisinde başladı. Duvarlar İtalyan sıva, sandalyeler bel fıtığı düşmanı ergonomik mucizeler, mutfakta da çekirdeği özel seçilmiş 3. nesil kahve makinesi...
Toplamda 3 milyon TLyi oraya öyle bir gömdümki, ofis değil sanki Elon Muskın Marstaki çalışma odası.
Ama dedim ki; "Arkadaş,yanıma şöyle operasyonel giderleri karşılayacak, vizyoner, 300-500 bin TL ateşleyecek bir ortak bulsam tadından yenmez.Hem benim masraflar çıkar hemde kazanç sağlarım" diye aklımdan geçti.Forumlara,gruplara bununla alakalı sürekli ilan paylaştım.Bazı yerlerde bu paylaşımlarım dikkat çekti antipatik geldi.Kıskanıyorlardı beni Kadıköyde hemde boğanın yakınında bir ofisim vardı.3 milyon TL kadar hatrı sayılır bir yatırımda bulunmuştum.
İlanlarıma ciddi yanıt veren ve yaptığı projeleri uzun uzun anlatan bir mesajla karşılaştım.Ertesi gün Moda sahilde buluşmak için anlaştık.Bu arkadaşın Bergütay Taytay garip isimli genç bir adamdı.Bu adamın ismini ilk başta garip bulsamda,ulan bu yeni nesilin isimleride böyle antin kuntin diyerek söylendim.Altında elektrikli scooter, elinde yaban mersinli smoothie, üzerinde "Disrupt Everything" yazan bir tişört.Eleman öyle bir konuşuyor ki sanırsın Silikon Vadisindeyiz,ben Steve Jobs bu da sanki Steve Wozniak bir gaza getiriyor bir yağlandırıyor projeleri bir ballandırıyor.
"Üstad dedi, "Senin bu ofis inanılmaz ama ruhu eksik. Ben 500 bin TL koyarım ama sadece para değil, benim o devasa networkümü de buraya taşırım. Yarın gelip imzayı atalım."dedi.
Ertesi gün Bergütay ofise elinde bir paketle geldi. Sen sanıyorsun ki içinde çek defteri var, banka dekontu var. Sözleşmeyi imzaladınız, sen buna ofisin anahtarını, server şifrelerini, hatta kahve makinesinin Wi-Fi parolasını bile verdim.
-Abi Nakit parayı da kripto paradan çekemedim, borsa 'freeze' yedi ama yarın hallederim dedi.
-Peki kardeşim dedim.Neyse biz bütün gün beyin fırtınası yaptık vs o günü geçirdik.Ben dedim ki yarın benim işim var öğlene doğru gelirim dedim.Tamamdır abi görüşürüz dedi.
Ertesi gün bu ofisten sorumlu personel çocuğa uzak bir yerden kahve vs söyletmiş.Çocukta ayıp olmasın diye ofisi buna bırakıyor.
Bizim eleman bir kahve alıp gelene kadar Bergütay Taytay ofisi boşaltıyor. Adam meğerse bir ortak değil profesyonel bir dolandırıcıymış.Bizim 3 milyonluk ofisteki o meşhur ergonomik koltukları, kahve makinesini ve hatta duvarda asılı duran "Success" yazılı neon tabelayı bile alıp, kapının önündeki nakliye kamyonuna yükleyip gitmiş.
Daha sonra öğrendik tabi buna meşhur scooterlı d0landırıcı diyorlarmış.Gerçek ismide Şeyhmuz muş soyadını veremiyorum KVVK dan dolayı.
Demem odur ki; Ben yandım,siz dikkat edin.
Kadıköy'de smoothie içen,scooterla gezen herkesi ortak bellemeyin...
Kadıköydeki Ofisime Ortak Ararken Başıma Gelenler
6
●620
- 11-05-2026, 07:52:58Yeni uyanmamın verdiği boşlukla maxigeyik olduğunu görmeden hepsini okudum