• 15-09-2009, 14:31:42
    #1
    Kırmızı Başlıklı Kız" masalını bir de
    kurdun ağzından dinleyelim :

    Her gün yaptığım gibi ormanı temizlemeye çıkmıştım.
    Orman benim evim,
    temiz tutmak da benim görevim. Derken bir kız
    beliriverdi.
    Kırmızı
    başlık ve peleriniyle çok şüpheli bir
    görünümü vardı. Kimin aklına
    gelir bu garip kıyafeti giymek. Bir kurnazlık peşindeydi
    mutlaka. Bir
    süre dikkatle izledim bu garip kızı. Elinde taşıdığı
    üzeri örtülü
    sepette kim bilir ne taşıyordu!.. Yürüyüşü bile normal
    değildi.

    Yanına yaklaşıp ne yaptığını sorunca bana
    büyükannesinin evine
    gittiğini söyledi ama gel de inan. Yine de bıraktım
    peşini
    kendi
    işime döndüm. Ama aklım o kıza takıldı bir
    kere... Bir gidip bakayım
    doğru mu söyledikleri dedim kendi kendime; gerçekten
    böyle bir
    büyükanne var mı? Siz olsaydınız gerçekliğini
    kontrol etmek istemez
    miydiniz? Orman benim evim. Ben hem ev sahibiyim, hem de
    diğer orman sakinlerine karşı sorumluyum.
    Neyse uzatmayayım... Gittim, baktım ve gerçekten bir
    büyükanne
    buldum. Sorduğumda "evet o küçük kız benim torunum" dedi.
    Ben
    de
    sorumlu bir kişi olarak; "bu küçük kız yabancılarla
    konuşulmayacağını
    öğrenmemiş daha!..." dedim ve anlattım küçük kızla
    karşılaşmamı...
    Büyükanne de ürperdi ve birlikte küçük kıza bir ders
    vermeye karar
    verdik. O yatağın altına saklandı, ben Onun geceliğini
    giydim,
    başlığını taktım ve yatağına yattım. Küçük
    kız birazdan içeri girdi.
    Seslendi cevap verdim.
    Ne şaşkın bir çocuk!.. Beni
    büyükannesi
    sanıvermişti. Ben benim
    büyükannemi değil sesinden, kokusundan bile tanırım
    oysa ki. Neyse
    bunlar bir şey sayılmaz, daha neler yaptı bilseniz.
    Kulaklarımın
    niçin büyük olduğunu sordu. Ne ayıp şey hiç
    sorulur mu!... Yine de
    çocukluğuna verip yumuşak bir sesle cevapladım. "Seni iyi
    dinlemek
    için"... Ama bu sefer kalkıp da burnumun niçin büyük
    olduğunu sormaz
    mı!.. Küçük kız hiç mi hiç terbiye almamış. Ben
    zaten burnumu
    kendime
    kompleks haline getirdim, özgüvenim sallantıda. Ps.kologlar,
    estetikçiler... Dünya para harcıyorum ama nafile. Yine
    aldırmamaya
    çalışırken bu sefer de ağzımın kocaman olduğunu
    yüzüme vurmaz mı!
    Tabi ki kızdım, siz olsanız kızmaz mıydınız? O
    sinirle ayağa fırlayıp
    peşinde koşturmaya başladım. Birden ne olsa
    beğenirsiniz! Bir kocaman
    avcı elinde tüfek kapıdan dalıverdi. Beni "seni hain
    kurt,
    büyükanneyi yedin değil mi?.." diye
    suçlamaz mı !..

    Halbuki büyükannenin kılına bile dokunmadım, O da
    saklandığı yerden
    çıkıp beni korumaya çalışmadı. Malum
    yaşlılık,kulakları iyi duymuyor.
    Avcı mahkeme yapmadan infaz kararımı verdi. Tabi ben de
    adalet
    bulamayacağımı, hatta canımı yitireceğimi anlayıp
    attım kendimi. Geçirdiğim büyük korkunun
    sarsıntısı yetmiyormuş gibi
    o gün bu gün ormanda bile yüzümü rahat gösteremez
    oldum. Adım
    haine
    çıktı. Yeter Artık... Ben Suçsuzum...




    ACABA HANGİSİ YALAN SÖyLüyO
  • 15-09-2009, 15:46:33
    #2
    Üyeliği durduruldu
    hehe super ya ne kadar masum oyle. :d
  • 15-09-2009, 15:57:10
    #3
    Üyeliği durduruldu
    Kurt haklı
  • 15-09-2009, 16:15:14
    #4
    kurta inanıyorum tüm suç kızda
  • 15-09-2009, 16:22:23
    #5
    Smart_Yazilim adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    kurta inanıyorum tüm suç kızda
    Aynen
  • 17-09-2009, 19:06:46
    #6
    Kurt yalan söylemez.
  • 17-09-2009, 19:42:30
    #7
    Üyeliği durduruldu
    kurt ne diyosa o . Her 2 tarafta haklı ne olacak şimdi
  • 20-09-2009, 00:54:54
    #8
    BlancVier adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Kurt yalan söylemez.
    kurt herzaman haklı