
Gözlerimi okul koridorlarında dolaştırırken, içimde derin bir hüzün vardı. Lise son sınıf öğrencisi olarak, ailemin ve kendi maddi durumumun ne kadar zor olduğunun her gün daha da farkına varıyordum. Evimize döndüğümde, sessiz odamda oturup hayallerimi kuruyordum. Hayalim, bir bilgisayara sahip olmaktı. Ancak bu, sadece bir hayaldi.
Ailemin durumu çok kötüydü. Babam, alkolik ve uyuşturucu madde kullanıyordu. Sürekli olarak beni dövüyor ve aile içindeki tüm huzuru yok ediyordu. Annem, her gün gözlerindeki acıyla bakıyordu bana, ama bir şey yapamıyordu. Ağabeylerim arasında ayrımcılık yapılıyordu. Onlar, benden nefret ediyor ve sürekli olarak beni aşağılıyorlardı. İçimdeki umut, her geçen gün biraz daha soluyordu.
Bir gün, okul koridorunda asılı bir ilan gördüm: "İkinci el bilgisayarlarınızı satın alıyoruz!" diye yazıyordu. Bu ilan, içimde bir umut ışığı yakmıştı ama hemen söndü. Ailemin kısıtlı geliriyle, bir bilgisayar almak gibi bir lüksü düşünmek bile haksızlık olurdu.
Yardım etmek isteyen bir arkadaşım vardı: Yusuf. Onun yanımda olması bile yeterdi, ama umutsuzluğumuzu değiştirmeye yetmedi. İnternete erişimimiz sınırlıydı, piyasayı bilmiyorduk. Birlikte araştırdık, fiyatları karşılaştırdık, ama ne yazık ki, fiyatlar bizim için yüksekti.
O an, içimdeki umut bir kez daha kırıldı. Gözlerimden yaşlar süzülürken, evde sessizce oturdum. Bilgisayar hayalim, bir kez daha uçup gitmişti. Her ne kadar ailemin maddi sıkıntıları hala devam ediyor olsa da, benim umudum tükenmişti. Çünkü artık içimde bir umut ışığı değil, karanlık bir boşluk vardı.