• 07-09-2022, 11:25:30
    #19
    Caty adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Buna benzer bir görüntüyü 1997 yılında Karamürsel - İzmit yolunda belediye otobüsünde görmüştük. Tüm otobüs ufo olduğunu düşündü. Çünkü yaydığı ışıklar, denizin üzerine inecek kadar yakınlaşması ve bir anda çok yüksek bir hızda animasyon gibi gözümüzün önünde gidişi bize başka hiçbir açıklama bırakmadı.

    İster dini, ister bilimsel düşünün, yabancı varlıkların oluşu normaldir. Tek yaradılmış varlık biz değiliz sonuçta. Kaldı ki, milyarlarca yıldız, sayısız galaksinin olduğu bir evrende, kendi okyanuslarının %5'ini zor keşfetmiş bir ırkız. İnsanoğlu, sandığınız kadar ilerlemiş değil. Tüm bu düzende çok küçücüğüz. Haliyle, bunun olasılığı bu anlamda vardır.

    Eğer bu gördüğümüz ufo değilse de, çok ileri seviye bir teknoloji olabilirdi. Ancak, Nasa'nın X43 jet uçağını getirseniz, 11800 km/saat hızı var. Gidişini her türlü izlersiniz. Helios uydusu falan olsa, bir nebze. 252792 km hızla gidiyor. Saniyede 70 km gibi düşünün. Ancak, uydunun da atmosfer içerisinde bu şekilde hareketleri çok hayali. Zaten bunun da olasılığı yok.

    Kısaca, bu gibi şeylere açık olun. Böyle bir ziyaretin de arkadaşça olmadığını kavrayın. Akşam namazını kılmaya ya da iftarda yemek paylaşmaya gelmiyorlar. Tıpkı insanoğlu gibi, her canlı arayıştadır. Arayışı da genel olarak, gıda, kaynak, ihtiyaç üzerinedir. Kalkıp Kumburgaza yüzmeye gelecek halleri yok.
    Bencede dünya dışarıdan gelen varlıklar savaş için geleceklerdir. Ve kişisel fikrim bu uzaylılar veya başka canlılar var. Onlarda bizi arıyor olabilir.
  • 07-09-2022, 11:34:51
    #20
    Misafir adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Bencede dünya dışarıdan gelen varlıklar savaş için geleceklerdir. Ve kişisel fikrim bu uzaylılar veya başka canlılar var. Onlarda bizi arıyor olabilir.
    Bizi aradıklarını düşünmüyorum. Ancak, kaynak aradıkları ve gezegen gezegen kolonileştikleri bir gerçeklik. Bizle savaşırlarsa, bizim verebilecek bir cevabımız olmadığı da diğer bir gerçeklik. Yerküredeki tüm nükleer bombaları bir gezegene eş zamanlı atsanız, o gezegeni patlatmaya yakınlaşmazsınız bile. Tabiri caizse, ufak bir esinti yaparsınız.

    İnsan bedeni, bu bizi ziyarete gelen uzaylıların aracında olsa, seyahatin ilk saniyelerinde ölmüş olurdu. Çünkü G9 güce dayanan savaş pilotları 1-2 saniye dayanabiliyorlar. Bizim günlük hayatta yaşadığımız basınç, bunun yanında bir hiçtir. 9G dediğiniz de vücudunuzun toplam kilosu x 9 gibi hesaplanabilir. Yani, 90 kg bir insan, 810 kg bir insana dönüşüyor. Kalbiniz buna ne kadar katlanabilir sizce? Kalp krizi geçirmeniz saniye sürmeyebilir. Anında baygınlık geçirirsiniz ve 9G aynı saniyede düşmezse, sizden eser kalmaz.

    Kısaca, biz kendimizi ne kadar gelişmiş görürsek görelim, aslında gelişmiş bir ırkın yapabileceklerinden çok uzaktayız. Amacımız birbirimizden geçinmek. Birlikte bir şeyler yapabilmek değil. Krallıklardan, devletlere, bu anlayış hiç değişmemiş. Ele geçir, güçlen, yönet. Ve bunu yaparken, kendi yazdığın tüm etik kurallarını hiçe say. İnsanları hasta et, ilaç sat. İnsanları düşman et, savaşa sok, zayıflat ve sonra sen saldır. İnsanları fakirleştir, ekonomilerini ele geçir, kolonileştir. Bizim yaptığımız daha çok Risk oyununun 7 yaş altı versiyonunu oynamak. Go oyunu (Eski bir Asya oyunu) oynamak değil.
  • 08-09-2022, 05:17:06
    #21
    Halk olarak ekonomi, siyaset, hukuk gibi alanlarda zaten dünyadan habersizdik. Hepimiz uzaylıyız desen de şaşırmam artık.