Ben kimseyi banlamazdım, sonuçta burası ortak bir platform, kendi kişisel düşüncelerimle çakıştığı için insanları banlarsam, bu benim görüşlerimi onlardan uzak tutmak istediğim yada onlardan korktuğum anlamına gelir. Onlar da banlandıkları için oturup ağlayacak değiller. Kendilerine farklı platformlar bulurlar ve ben bulunduğum platformdan 1 kişiyi daha eksilterek kendi bindiğim dalı kesmiş olurum.(Her ne kadar ticaret yapmıyor olsam da) fikirlerimizi paylaştığımız bir platform, ne kadar kaliteli olursa bizim için o kadar iyi.
Zira ban yiyen bazıları da gidip foruma falan saldırıyor. Her türlü düşmanlık kazanmış oluruz, dostluk kazanmak istiyorsak, fikirlerimizi de savunarak onlarla bize karşı çok büyük hatalar işlemedikleri sürece aynı gemide olduğumuzu bilerek iyi huyla yaklaşmalıyız.
Bununla ilgili bir hikaye paylaşmak istiyorum, gerçekliği yalanlığı bilemiyorum nedir fakat ana fikri konuya uygun.
Hz. Ali'nin bir savaşta mübarek yüzüne tüküren düşmanını bağışlaması.
Allah'ın aslanı Hz. Ali (r.a.) bir savaş esnasında düşmanı olan yiğitle epeyce vuruşarak sonunda onu yere yıkıp öldürmek üzereyken, o düşman askeri Hz. Ali'nin mübarek yüzüne tükürdü. bunun üzerine Hz. Ali düşmanını bırakarak ayağa kalktı:
-Yürü git, seni öldürmekten vazgeçtim, serbestsin, dedi.
Savaşçı bu duruma şaştı:
-Beni altedip öldürmek üzereyken neden vazgeçtin. Seni ne alıkoydu? diye sordu.
Hz. Ali cevap verip şöyle dedi:
-Ben seninle Allah yolunda ve sırf Allah'ın hoşnutluğunu kazanmak için savaşıyordum ve onun için seni öldürecektim. Sen yüzüme tükürünce öfkelendim, sana kızdım. Eğer o an öldürseydim, sana olan kızgınlığımdan dolayı bunu yapmış olacaktım. Yani seni Allah rızası için değil de kendi nefsim için öldürmüş olacaktım. İşte bu düşünceyle seni serbest bıraktım.
Bunu duyan adam, bu büyük asâlet ve ince anlayış karşısında iman ederek müslümanların safına katıldı.