• 04-09-2017, 06:13:32
    #1
    Yoğun istek üzerine, bilmeyenleri güne tebessümle başlatacak bir hikaye daha paylaşayım Yine imla hatalarına dokunmuyor, argo kelimeleri sansürlüyorum

    ----------------------------

    Şimdi size küçüklük aşkımın yanında nasıl altıma s.çtığımı anlatıcam

    Yakın arkadaşlarım bilir. Ben Ballıkuyu da doğdum. Hani şu Kadife kalenin altı,Tepecik’in karşısı.

    Üst komşular koko, karşı komşular cigara satıyor. Öyle bir yer hayal edin. Bi de oradaki güzellik potansiyelini

    Mahallede gamzeli, beyaz tenli, dalgalı saçlı tek veledim. Tipim Amerikan filmlerinde uyuşturucu satan mahalleye yerleştirilmiş beyaz çocuk gibi.

    Yaşım 12,13 falan. Pipimin işemek dışında başka bir işe yaradığını yeni yeni öğreniyorum.
    Bizim mahalledeki kızlar da ya akrabam, ya da bizle mahallede maç yapıp, “forvete ben geçecem ...... koduum” falan diyo

    Hiç unutmam okullar kapanmış, Temmuz ortaları gibi, bizim üst mahalleye Yelda diye bir kız geldi. Sap sarı saçlar, yem yeşil gözler.

    Bütün mahallenin erkekleri toplaşıp, sevinçten birbirimizi sevelim! mi dövelim mi diye kendimizden geçtik. Tebeşirle ring çizip dövüşen oldu.

    Mahalle maçında Yelda izliyor diye İbo diye bi çocuk, bayramlık takım elbisesiyle kalecilik yapmıştı. Babası görüp sopayla dövdü.

    Saklambaç oynuyoruz, Yelda’yı bulan, herkesi söbeliyor Yelda nerede, biz orada. Yeldayı söbeledi diye bebeklik arkadaşını döven bile oldu.

    Tam bi eve düşen yıldırım sendromu yaşıyoruz mahallenin erkekleri olarak.

    Ben salaktayım o aralar. Yelda rüyalarımı süslüyor, Cine 5’te izlediğim bütün ****** filmlerin yıldızı Yelda sanki, öyle bi harmanlık, düşünün

    Neyse mahallenin 13 yaş grubu erkeklerinin azmanlığını ve mahalleye gelen sarışın “Ah Ulan Yelda” nın yarattığı etkiyi anlamışsınızdır.

    Şimdi gelelim benim durumuma. Evdeyim, hastayım. Ama böyle yatmalı matmalı değil. Üzerinize afiyet motoru bozmuşum.

    Evde tuvalete çadır kurdum, nefes alsam s.çıyorum, Allah hiç bi delikanlıyı böyle sınamasın.

    Annem mutfakta yemek yapıyor, kapı çaldı, topladım donu koştum açtım, bi baktım Yelda.
    Kafamda direk Cine5 filmlerinde komşu kızına sarılan kaslı erkek senaryosu canlandı ama işin aslı şu;
    Yelda bütün tasolarını Çingen Aykut’a kaybetmiş, gelip tasolarımı tekrar kazanır mısın diye soruyor.

    Dedim Yelda mahalleyi yakarım, dalgamı mı geçiyon. Ama önce içeride bana şans getirecek bir şey yapmam lazım.
    “Yaaa çok tatlısın napıcaksın” dedi, kız zannediyo ki dedemden kalma yadigar bi kolye falan takıcam.

    Gidip 1 posta daha s.çtım. G.tün bağı çözülmüş, kapıda kıza racon kesiyon ........ angutu diye kendimle kavga ediyorum s.çarken de, bi yandan.

    Neyse çıktım, elimi yüzümü yıkadım, giyindim, anne dedim ben çıkıyorum.
    Ne sokağa çıkması hayvan, koltuklara s.çma diye banyoya soktum seni, sen dışarı çıkcam diyosun diyo. Anne dedim sus, Yelda kapıda

    Annem de sinirlendi mi kimseyi takmaz. Sen s.ç bak ben sana napcağımı çok iyi bilirim diyo.
    Anne dedim sus, önce g.tümü sonra seni keserim yoksa. Yelda gelmiş, gerekirse s.çarım, sevdiceğimi geri çevirmem.

    Çıktım evden, gittik Aykutun yanına. Tasolar üstüste dizildi, önce atmak için açık-kapalı yapıldı. Ben hak kazandım. Dedim hadi oğlum yap şu işi
    Yelda yanımdan eğildi,pat öptü yanağımdan. O ana kadar g.tü kollayarak yoluna devam eden ben, ishal misal her şeyi unuttum, tasolara bi abandım

    Arkadaşlar, abanmanın aksi şiddetine oranla oracıkta altıma bir s.çtım.
    Bunu size anlatamam. Sanki s.çmak değil de özgürlüğünü kazanmış bir mahkumun gökyüzüne mutluluğu haykırması gibi bi şey.

    G.t bi yana, millet bi yana, yelda bi yana, taso bi yana, ben bi yana gidiyoruz. Mahallelide s.çan bir çocuğun yarattığı kaos hakim.

    Bakın Allah kimseye sevdiğinin yanında altına s.çma acısı vermesin. Gerisi hallolur. Acımı bi hayal edin. Komşular falan camda.
    Yengemin camdan ay, ay, ay paçasından akıyo ay, bulaşmasın üstünüze çığlıklarıyla irkildim, kendime geldim.

    Bi koluma çingen aykut, bi koluma yelda girdi, ben ağlıyorum, g.tte ***,beni eve getirdiler. Zile basacaklar.
    Dedim zile basmayın, annem ağzıma s.çar. Aman s.çarsa s.ıçsın, sen mahalleye s.çıyorsun dedi Yelda

    Annem beni bi gördü, sinir krizi geçirdi kadın, Beni neyle döveceğine karar veremiyo. Neyle vursa yetinemeyecek gibi.
    Dedim ey ümmeti Muhammed kıyamet bu gündür. Hem hala altıma s.çıyorum, hem ağlıyorum, önünü alamıyorum, kayış koptu.

    Gitti içeri fırçayla,hortumla geri geldi. Dedim anne insan evladını bunlarla döver mi?
    Ne dövmesi, yıkıcam seni, giremezsin böyle içeri dedi. Anne dedim “are you fucking kidding me ?”

    Aykut’da bi yandan kıza yürüyo. Sen kaybettiğin tasoları neden benden istemiyosun, bu lavuğu çağırıyosun diyo, fısatçı p.zevenk.

    Hala unutmam, içimde hep yaradır; annem beni soydu, Yelda hortum tuttu, Aykut’da bi güzel fırçayla yıkadı
    Bütün mahalle beni izliyo,az önce sevdası için dışarı çıkan bu yiğit çocuk, şimdi sokakta dal ....

    O günden beri aşka küstüm,kendime küstüm.Ve ne kadınlara inandım,ne de ishal olan g.tüme

    10 sene sonra eklemişti beni. 96 kilo şimdi. O da bu olaydan sonra yiyip yiyip s.çmamaya başladı heralde ki hakkı.
  • 04-09-2017, 06:20:34
    #2
    Mükemmel.
  • 04-09-2017, 06:25:50
    #3
    Platin üye
    Hahahaa
  • 04-09-2017, 07:01:08
    #4
    Sabahın bu saatinde kahkaha attım hocam süper
  • 04-09-2017, 07:57:20
    #5
    İlk defa bir pazartesi günü işe gülerek gidiyorum.
  • 04-09-2017, 09:11:31
    #6
    Bu hikaye twitterde patlayınca o Yelda denilen kız çocuğu takip edip hikayenin altına twit atmıştı. Birkaç gün konuştular ama ne oldu unuttum
  • 04-09-2017, 09:25:00
    #7
    Bi ara medyayi sallamıştı bu olay

    SM-J320F cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi
  • 04-09-2017, 09:36:10
    #8
    anılar anılar
    ancak anlatım dilini ve konuyu foruma ve size hiç yakıştıramadım. r10 da ilk defa bu kadar küfürlü ve argo bir yazı okuyorum. kendimi sözlüklerde gibi hissettim olmadı sanki hocam
  • 04-09-2017, 10:38:50
    #9
    AnkeeBut adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    İlk defa bir pazartesi günü işe gülerek gidiyorum.
    dostum öyle bir fotoğraf atmışsın ki sen de beni maziye götürdün
    foto karesindeki kulenin inşaasında (çekmeköy) görev almıştım
    sene 2006 hey gidi hey