Bir ara stajda denk gelmişti bana davul tozu olayı tabi gitmemiştim şimdi aklıma geldi niye böyle birşey istedilerki diye cevabı buldum;
Çırak yenidir. Önce ders verilir; Bak esnaflık böyle olur, şöyle olunca böyle yaparsın, müşteri bu çok pahalı deyince ablacım kaliteli bunnar
bak deyip gösterirsin
bla bla bla
daha sonra çırakla t.şak geçme zamanı gelir;
Önce iki sokak yukarıdaki fırına, sigara aldırmaya gönderilir. Pek tabi çırak fırından eli boş döner. Aynı zamanda fırıncının selamını getirir. Fırıncı her yeni çırakta bu olduğu için Yeni çırağınız hayırlı olsun mesajını gönderir.
Bir sonraki etap daha zorludur. Bu kez bakkala davul tozu alması için gönderilir. Ayrıca Bak geçen sefer elin boş geldin bu kez böyle bişii istemiyorum gibi tehdit vari bir üslup takınılır. Yavrum, yazık, çırağımız gider bakkala;
- Meraba amca. Ben aşagıdaki kunduracıdan geliyorum. Ustam yarım kilo davul tozu istiyo.
- (Pek tabi bakkal da çırağın yeni olduğunu anlar ve oyuna katılır) Ben de kalmadı yavrum bu sabah bitti. Bi de bak karşıda gazeteci var ona bi sor.
Çırağımız kafasında canlanan Ulan bu davul tozu da ne ya? sorusunu es geçerek, verilen görevi yerine getirme ciddiyetindedir ve gazeteciye girer;
- Amca ben aşaki kunduracıdan geliyorum. Yarım kilo davul tozu alıcaktım.
- Ahhha ahha
Yarım kilo ha?
Söle ustana İsmet amcada kalmamış davul tozu de, hayırlı olsun diyo de
Bizim küçük kurban ümitsizliğe kapılmadan hemen yandaki, berbere, kuruyemişçiye, konfeksiyoncuya da sorar kendi tahminleriyle. Ama sonuç yine olumsuzdur.
Çırağımız boynunu büker ve çaresiz bi şekilde ustasının yolunu tutar;
- Usta
Her yere baktım yaa
Kimsede davul tozu kalmamış
Naapcaz yaa
- Oğlum acil lazım deseydin
- Dedim usta yaa
Acil dedim yaa
Hemen lazım dedim
Allahınızı seviyosanız dedim
- Sen bu çıraklığı yapamıcan galiba
- Yaa usta yapıcam yaa
Valla yapıcam yaa
Ühüüüü
- İyi madem
Çok isteklisin sen
Aferin ben davul tozunu eve giderken alır geçerim. Şimdi şu parkın kenarındaki cami varya onun yanında mezar taşı yapan bi amcan var
Git ordan iki poşet minare gölgesi al gel
- Tamam usta hemen
Şu parkın yanındaki cami di mi usta
- Evet
Hadi çabuk!
- Tamam usta
Eee
Usta ne alcaktım ben
- Oğlum! Senin aklın nerde! Minare gölgesi alcan
Unutma! Minare gölgesi
İki poşet
- Tamam usta
İşte bu örnekte gördüğümüz gibi, üçleme daha çok esnaflar arası pin pon maçına benzer. Her esnaf yeni bi çırak aldığında paslaşır gibi yukarıdaki üçlemeyi gerçekleştirir. Böylece gün boyunca işsizlikten boş oturan, sinek sallayan esnaf da kendine eğlence bulmuş olur. Tebessüm edecek sebeb bulmuş olur.
Akşam ezanı okununca Allah bereket versin deyip, dükkanın günlük kirasını bile çıkaramadığı güne şükrederek kapatır. Artık memurlar nasıl ay sonunu getirme mucizesini gösteriyorlar ise, bu bahsi geçen küçük esnaflarımız da bi şekilde yollarını bulup, tencerelerini kaynatıyorlar. Asıl mucize bu küçük insanların yaptığı şey işte.
Davul Tozu, Minare Gölgesi
1
●228
- 14-08-2014, 11:01:15