• 19-12-2007, 03:14:59
    #1
    Gözü Kapalı Evlenirdim
    Cemal, ortak tanıdıkları olan ve Temel’den hoşlanan bir kız hakkında Temel’e öğüt verir:
    -”Uşağum pen olsam o çizla cözü kapali evlenurdum daa!”
    -”Niye ki uşağum, çok mi çirkundur?”

    Temel Baba Olacak
    Temel komutandan izin istemiş ve eklemiş:
    -Gocuğum olacakta! Komutan:
    -Ne zaman? demiş. Temel:
    -İzin verirseniz eve gittikten 9 ay sonra demiş.

    Aslanınuzi mi Yeduk
    Temel bir gün hayvanat bahçesine gitmiş ve aslan kafesine girmiş. Görevli bağırmış :
    -”Ne yapıyorsun.. Orası aslan kafesi!..” diye bağırmış; Temel de:
    -”Ne bağrisun, sanki aslaninizu yeduk!..”

    Dursun Ben Yoruldum
    Karadeniz’in iki ünlü yüzücüsü Temel ile Dursun, değişiklik olsun diye bu sefer Akdeniz’de bir uzun mesafeli yüzme denemesine çıkarlar. Yüzerek Kıbrıs’a gitmek üzere, Mersin limanından denize açılırlar. Saatlerce kulaç attıktan sonra Dursun, biraz gerisinde kalan Temel’e hem bağırır hem de hızlanır.
    - Ula Temel. Haçan az kaldu uşağum. Peş parmak dağlarinu görüyrum bile, 15 takkaya kalmaz Kibrus’tayız. Ama arkadan gelen Temel, biraz sinirli, biraz da yorgun zar zor öne doğru bağırır:
    - Tursiiin, ula pen bitmişum. Pen mahfolmişum, yorulmişum ki hemi de nasıl !.. Sen devam et var Kibrus’a ben dayanamayacağum, geri döneyrum

    Makinist
    Temel’in yıllardır kullandığı kol saati durmuş. Birkaç gün saatsiz idare eden Temel, sonunda dayanamamış ve saatin içini açmış. Saatin içinden ölü bir karınca çıkmış. Temel şöyle bir bakmış ve konuşmuş:
    -”Pen zaten tahmin etmuştum makinistin öldiğuni…”

    Piyango
    Büyük ikramiye çıkan Temeli üç ay sonra bakkal,kasap ve borçlu olduğu diğer esnaf yolda çevirmiş ve ula Temel sana ikramiye çıktığı halde üç aydır niye borcunu ödemiyorsun? diye sormuşlar. Zencun oldi değiştu demesunlar diye, demiş.

    Boşanma Davası
    Temel Fadimeye boşanma davası açmış ve hakime, sayun hacum bey, karım üç yildur evde ne bulursa üstüme fırlatiyu. Ne olur bizu bosat! Hakim sormuş, peki evladım niye bunun için üç yıl bekledin? Temel:
    - yenu yenu isabet etturmeye basladuda!

    Tarlada Temelin Canı Çekerse
    Dursun canı sıkkın bir şekilde tarladan gelen Temel’i görür ve hemen sorar: Hayrola Temel ne oldu daa. Neye böyle öfkelu öfkelu gideysun. Temel “hiç sorma dursun derdum büyüktür. Dursun ” hayrola uşağum neymiş derdin?. Temel ” hiç sorma, tarlada iken canım acayip fadimeyi cekiyur, ama eve gelince tık yok.” Dursun ” Uşağım o zaman Fadime sana gelsin. Temel ” nasıl olacak bu? Dursun “al tüfeği yanına canın çekince patlat Fadime anlar koşar gelir. Temel “Hay aklınla bin yaşa emi. Tabi Temel bunu hemen uygulamaya koyar. Canı çekince hemen tüfeği patlatıveriyor Fadime yanında. Aradan bir kaç hafta geçiyor Dursun yine Temel’i tarladan gelirken görüyor. Dursun “hayrola Temel nasıl gidiyor verdiğim taktik? Temel’ valla dursun ilk başta çok iyidi, ama av sezonu açıldı Fadimenin yüzünü göremez oldum.

    El Yazısı
    Temel’in eldivenle yazı yazdığını görenler sormuş: Niye eldivenle yazıyorsun, zor olmuyor mu? Zorluğuna zor ama el yazımın tanınmasını istemeyrum.

    Temel Tahlile Gider.!!
    Temel hastaneye gitmektedir. Girişte birinin ağladığını görür. Yaklaşır ve sorar: “Hayrola hemşerim! Neden ağlıyorsun?”. Adam: “Kan tahlili yaptırmaya geldim. Parmağımı kestiler.” der. Bu sefer Temel daha şiddetli bir sekilde ağlamaya başlar. Bu sefer susan adam Temel’e sorar: “Hayırdır hemşerim. Sen niye ağlamaya başladın?”. Temel: ” Ben…” der, “İdrar tahlili yaptırmaya geldim…”

    Sarışın ve Temel
    Trafik polisi Temel , sarışın bir bayan sürücüyü durdurur ve ehliyetini sorar. Kadın çantasını kucağına alıp aramaya başlar; ancak uzun süre geçmesine rağmen bir türlü aradığı şeyi bulamaz. Temel beklemekten bunalır ve sabırsız bir ifadeyle kadına söylenir:
    -”Hanımefendi, aradığınızı bulamadığınız anlaşılıyor. Üzerinde kendi resminizin olduğu şeyi göstereceksiniz, acele edin lütfen.” Kadın bu uyarı üzerine telaşlanır ve kısa bir süre sonra “Hah buldum” diye sevinçle çığlık atıp çantasındaki makyaj aynasını Temel’e uzatır. Temel aynayı ciddiyetle inceler ve kadına dönüp kibar bir ifadeyle konuşur:
    -”Buyrun belgenizi hanımefendi. Özür dilerim, polis olduğunuzu söyleseydiniz durdurmazdım…”

    Çukur
    Karadenizde köyün birinde bir çukur varmış ve pek çok kişi içine düşüp yaralanıyormuş. Köyün ileri gelenlerinden 3 kişi toplanmış ve çözüm aramaya başlamışlar. Birincisi demiş ki:
    - “Çukurun yanında bir ambulans beklasin ve düşenleri hemen hastaneye yetiştirsin.” İkincisi:
    - “Çukurun yanına hastane kuralım düşenleri yetiştirmesi vakit almaz” demiş. Sıra Temel’e gelmiş.
    - “Kafanız hiç çalışmıyor” demiş.
    - “Gidelim hastanenin yanında bir çukur açalım”

    Bilim Adamına Hediye
    Karadenizliler, bir konferans düzenlerler. Bu konferansa konusmacı olarak ünlü bir Amerikalı bilim adamı da davet edilir. Amerikali konuk, bir hafta erken gelir, hem tatil yapar hem de Türkleri yakından tanıma fırsatı bulur. Karadenizliler ile Amerikalı bilim adamı hemen her konuda anlaşırlar, uyum içinde konferans biter. Ayrılık günü gelir, Karadenizlileri alır bir düşünce. Biz bu değerli bilim adamına ne alalım? Aralarında toplanırlar, başkan konunun önemini vurgulamak için der ki: Biz bu Turk dostu, degerli bilim adamına nasıl bir hediye alalım ki bizi unutmasın? Hem kullanışlı bir şey olsun, hem her eline aldığında bizi hatırlasın? Salonda kısa bir sessizlik olur, arka sıralardan Temel elini kaldırır: “Sünnet ettirelim..!

    Boyacı Temel
    Temel e karayollarını boyama işi vermişler. Temel başlamış çalışmaya. İlk gün tam 200 metre boyamış. İkinci gün 100 metre, üçüncü gün 50 metre. Artık dördüncü gün 10 metre boyayınca amiri Lazı çağırmış:
    - Hayırdır evladım iyi çalışıyordun ?
    - Ben yine iyi çalışıyorum
    - İyi ama dün 50 metre bugün de 10 metre boyamışsın.
    - E… haliyle. İlk günlerde boya kovasına gidip gelmek kolaydı, sonraları çok vakit almaya basladı.

    Akrobat Temel
    Temel marangoz ama ne marangoz mesleğinin zirvesinde derken trabzona dünyanın en büyük sirki geliyor çadır direğini dikmek içinde usta bir marangoza ihtiyaç var arayıp soruşturuyorlar en iyi usta olarak temeli tavsiye ediyorlar temel sirke gelip ne iş yapılacağına bakıp takımlarını alıp geliyor ve direğin üstüne çıkıp başlıyor direği yere çakmaya bu sırada sirkin patronu aşağıdan temeli seyrediyor derken temel birden havada iki parande üç salto atarak yere iki ayağının üstüne ve ellerini bacağının yanlarına vurarak sağlam bir şekilde düşüyor bunu gören patron içtiği puroyu yutuyor ve koşarak temelin yanına gelip aynı hareketi yapmasını ve bunun karşılığında ise çok büyük para kazanacağını anlatıyor temel ise kesinlikle olmaz diyor patron gene aynı hareket için para ve 20 senelik ip canbazlarının bile bu hareketi yapamadığını anlatıyor adam ısrar ediyor temel kabul etmiyor adam gene ısrar temel en sonunda adamın kulağına eğilip ula hemşerim benim her sefer aynı hareketi yapmam için direğin tepesinde aletin başına mı vurmam lazım

    Şemsiye
    Bir Amerikalı, bir Rus, ile Temel hotelde kalırken gece yarısında yangın çıkar. Panik içinde yukarı katlara koşarlar, ama kurtuluş yok. Çaresizlik içinde Amerikalı, odada duran bir şemsiye bulur, Başka şansım yok diyerek şemsiyeyi açıp atlar. Şemsiye sağlam çıkar. Onu parasüt gibi kullanarak Amerikalı sağ salim yere varır. Bunu gören Rus, yandaki odada başka bir şemsiyeyi bulup parasüt gibi kullanarak o da kurtulur. Ikisi de yukarıya bakarak merak içinde Temel’i beklerken yakınlarına hızla düşen bir cisim birden bire yere çarpar. Gidip bakarlar: Temel mis, Hayatta ama kan revan içinde ve her tarafı kırık. Amerikalı
    -”Ne oldu?” diye sorunca Temel,
    -”Şemsiye bulamadım. Ama dolapta yağmurluk vardı” demiş.

    Suyu Kaynat
    Temel 70 yaşına gelmiş Fadime ile akşam evde otururken içi gıcıklanmış, Fadime ‘ ye seslenmiş
    - Fadime suyu koy, olmazsa çay yaparız…

    hiçbiryerden alıntı değildir kendi sitemden sizler için hzırladım devamı gelicek
    Canı Sıkılan Girsin Çıkışı İster İstemez Muhteşem Olur
  • 19-12-2007, 09:29:33
    #2
    Eline sağlık üstad (: Daha kahvaltı yapmadım , ofise girer girmez açtım epey bi güldüm , çok sağol. Memleket Ciresun mi ?

    Saygılar...
  • 19-12-2007, 10:34:55
    #3
    sağolasınız =) güldüyseniz ne mutlu bana, Giresun'da doğmadım ama Giresun'da büyüdüm memleketim sayılır
  • 19-12-2007, 12:19:21
    #4
    Eski nişanlımın memleketi (: sevimli ufak bi kent... Herneyse teşekkürler tekrardan ellerinize sağlık...

    Saygılar..
  • 19-12-2007, 12:21:20
    #5
    Üyeliği durduruldu
    çok saol ya gülmeye ihityaçım vardı bu aralar tşekkürler paylaşımın için...
  • 19-12-2007, 12:24:27
    #6
    harika ya tşkler kardeş...
  • 21-05-2008, 17:38:41
    #7
    Sitemin birine arkadaş eklemiş paylaşayım dedim

    1) Köylü, yeni doğan bir sıpayı kucağına almış evine dönerken,iki ortaokul öğrencisi kendisine takılır ve:

    - Hayrola amca, derler. Oğlunu nereye götürüyorsun böyle?

    - Adam, kendine yapılan bu terbiyesizliğe aldırmamış görünerek cevap verir:

    - Gittiğiniz okula kaydını yaptıracağım.

    2) Öğretmen çocuğa sormuş,
    'Oğlum elini pantalonun sağ cebine attın ve bir 10 milyon lira çıkarttın, sol cebinden de 5 milyon lira çıktı. Senin şimdi neyin var?
    Öğretmen çocuğun '15 milyon liram var' cevabını vermesini beklerken Çocuk cevap vermiş
    'Her halde üzerimde başka birinin pantalonu var!'

    3) Ahmet okuldan eve çok mutlu bir halde geldi.
    - Annesi:Okulda ne yaptınız?
    - Ahmet:Patlayıcı madde imal ettik.
    - Annesi:Peki yarın ne yapacaksınız okulda?
    - Ahmet:Hangi okulda?

    4) Temel üniversite sınavına girmiş. Her soruda yazı tura atarak cevapları vermiş. İki saat sonra öğrencilerin çoğu sınav kağıdını verip salonu terk etmiş, Temel hala yazı tura atıyor. Öğretmen gelip başına dikilmiş: - "Temel hepsini yazı tura atıyorsun, hala bitiremedin mi?" Temel: - "Hocam bir saat önce bitirdim ama cevaplarımı kontrol ediyorum!"


    5) Fransiz delikanli, Paris’in bulvar kafesinde oturmus, tipik kahvaltisini yapiyor. Kahve, kruvasan, ekmek, tereyag, recel Yan masaya agzinda cikleti ile tipik bir Amerikali turist oturmus, sohbet baslamis.Amerikali: -"O ekmegin hepsini yiyecek misin?"Fransiz:-"Tabii"Amerikali : Biz yemeyiz, icinden biraz alir yeriz, kalan bir ficida toplanir, faikaya gider, kruvasan yapilir, Fransa’ ya satilir."Fransiz cevap vermemis. Amerikali: -"Recel de yer misiniz?"Fransiz (Ofkeli): -"Tabii"Amerikali : Biz meyveyi taze yeriz. Kabuklarini, cekirdeklerini, curumuslerini bir ficida toplar faikaya gonderir, recel yapar, Fransizlar’ a satariz."Fransiz: -"Peki siz kullandiginiz prezervatifleri sevistikten sonra ne yaparsiniz?"Amerikali: -"Atariz tabii"Fransiz: -"Biz atmayiz. Bir ficida icindekilerle biriktirir, faikaya gonderir, ciklet yapar, Amerika’ ya satariz!"

    6) Bakan olan görgüsüz birisi şöförüne sorar. "Şöför söyle bakalım eşekle şöför arasında ne fark vardır? " Şoför bir süre düşündükten sonra mahcup bir sekilde; "Bilemedim bakanım" diyor Bakan cevap olarak: "Eşeğe çüs diyince, şoföre ise dur diyince durur" demiş. Bunun üzerine şöför çok sinirlenmiş ama karşıdaki bakan olduğu için birşey söyleyememiş. Belirli bir süre sonra bu defa şöför bakana: "Bir soru sorabilir miyim bakanım?" der. Bakan da: "Sor bakalım" der. Şoför sorar: "Eşekle bakan arasında ne fark vardır?" Bakan bir süresonra: "Bulamadım şöför söyle bakalım" diyor. Bunun üzerine şöför de: "Vallahi bakanım ben de bulamadim...