Japon oldukları için bu kadar hassas bir biçimde açıklama yapıyorlar. Çünkü kalite onlar için bir pazarlama malzemesi değil, bir zorunluluk. Hiçbir reklamlarında "kalitenin ön plana çıkarıldığı" bir reklam içeriği göremezsiniz. Bu konuşmalara da yansımaz.
Bahsi geçen haberin, Türkiye versiyonu:
"Deprem olduğu için 2 yıl üretim gecikmesi yaşamayacağız, bu süre muhtemelen 1 hafta sürecek. Mali zararımız sizin sorununuz değil. Konuyu dine de bağlamıyoruz. Sadece 1 hafta gecikeceğiz, özür dileriz."
Çünkü bu ülkede, saniyelerle geç gelen tren nedeniyle, insanlar bilet ücret iadesi alıyor. Tren 10 dakika gecikse, basın açıklaması yapıp özür dileyen adamlar. Ortada geciken bir şey yok. Ortada Japon disiplini var. O 77 yaşında bisikletle işe giden gayet sağlıklı ve dinç insanların, Mark Rutte kadar reklamı yapılmadığı için, ne kadar güçlü olduklarını gözardı ediyoruz. Bir tarafta bisikletle işe gittiğini reklam yapanlar, diğer tarafta bunu 50 senedir yapıp tek fotoğraf atmayanlar var.
Küresel tedarik zincirindeki gecikmeye gelirseniz;
- Bölge zaten yoğun olarak yerel üretim yapan yer, global üretim yapan yer değil.
- Gecikme yaklaşık 1 haftalık bir gecikme, bu da aşağı yukarı 10000 araç üretim kapasitesine denk gelir.
- 10000 araç üretiminin, var olan üretime uygulayacağı baskı, 2 ila 4 hafta sürebilir.
- Teslimat süresini ciddi tehdit eden hiçbir durum oluşmaz. ABD'nin İran'a attığı bombaların yaratacağı etki, Japonya'daki depremin etkisinin yanında astronomik kalır.