• 06-06-2006, 09:09:26
    #10
    sanalhane adlı üyeden alıntı:
    valla benim patronum türkiyenin sayılı iş adamlarındandır ve her zaman gerek fabrikada olsun gerekse merkezde olsun her zaman işçisiyle beraber yemek yer.. Müdürleri için dışardan özel yemek gelirken o her zaman işçisiyle aynı yemeği tercih etmiştir. Şayet işçiye ne kadar yakın olur ve o kadar güven verirseniz o işçi sizin ekmeğinizle oynaaz size hıyanet etmez nitekim öyle.. Yanındaki başrol çalışanları en az 20 senelik. ve ben işe girdiğim zaman aza kanaat edeceksin aldığın paradan ziyade karnın doyuyormu onu düşüneceksin doymuyorsan bana söyleyeceksin bu dediklerimi 1,5 yıl sabırla yaparsan hayatının geri kalanı bana emanet dedi güvenimi kazandı bende onun güvenini kazandım 2 ay sonra askerde olan arkadaş geldikten sonra yeni almış olduğu fabrikanın muhasebesinin başına geçeceğim ALLAH nasip ederse...
    Olay budur.
  • 06-06-2006, 09:41:12
    #11
    ne çok samimi olcaksın nede çok aşırı resmi ortayı tutturcaksın
    insanları yönlendirmesini bileceksin asla başıboş bırakmayacaksın
    yeri gelir ufak muhabet lerde edersin yeri gelir yanından kolay gelsin diyip geçeceksin yeri gelir denk gelir aynı ortamda birlikte yemekte yersin yeri gelir ayrı masada yersin yani dengeyi tam sağlaman lazım hep bir şekilde olmuyor karışık yapacaksın adam senin nasıl biri olduğunu çözemiycek
    hep aklında şunu dersem acaba kızarmı sorusu olmalı
    çok samimi olursan derki derim ne olur canım
    bide yöneticilik ve patronlukla karakteriniz çok önemli
    fiziğinizi nekadar kullanabildiğiniz de beyninizi kullanabildiğiniz kadar önemli
    bazen hiç bir söz söylemeden sadece bi bakışla ona söylemek istediğinizi belirtirsiniz o daha etkili olur cevap hakkı vermemiş olursunuz sözle söylerseniz oda cevap verebilir ama bi bakış atarak olayı hal edersiniz daha çok etkili olursunuz vs vs vs vs kısaca çok büyük tecrübeler gerekli bu işlerde
  • 06-06-2006, 12:09:43
    #12
    Misafir
    İşçinin patronu kayınpederi falansa aynı masa da yiyebilirler.
  • 06-06-2006, 12:38:18
    #13
    Üyeliği durduruldu
    Alıntı
    Patron kelimesine olumlu bakarsak; iş sahibi, yani sermayesini koyarak iş sahibi olan ve kendi işini yürütmek için eleman istihdam eden kişi anlamı çıkabilir. Patron bir profesyonel yönetici olmayıp bir iş sahibidir ve o noktaya çalışarak para kazanıp, veya miras yolu ile ya da çalışmadan para kazanıp herhangi bir şekilde gelmiş olabilir.

    Patron kelimesinin kökeninde himaye eden, koruyan anlamı da vardır. Kelimenin çağrıştırdığı diğer yan anlamlar ise; emir veren, tek yetkili, dediği dedik, astığı astık ve emrindekileri himayesi altına almış, ama onlardan kayıtsız şartsız itaat bekleyen bir insan tipini çağrıştırmaktadır. Her nedense, “Patron” bende “Il Padrone” yani Sicilya’dan doğmuş bir suç örgütünün başındaki babayı da anımsatmaktadır. Bütün bu olumsuz çağrışımlardan, patron kelimesi ile Toplam Kalite Yönetimini bir türlü bağdaştıramıyorum, ama yine de yanılıyor olabilirim.

    Yönetici yani “manager”, idare eden ve içeriğinde kontrol etme kavramı olan bir kelime. Yöneticilik miras yolu ile kazanılabilecek bir olgu değil; ancak eğitimle, tecrübeyle ve kendini yetiştirerek ve devamlı yenileyerek elde edilebilecek bir meslek. İyi yönetici olmak için, insanları tanımak, onlara değer vermek, onlarla iletişim kurabilmek, onları motive etmek, yetki ve sorumlulukları adil dağıtarak işlerin belirlenen hedefler ve süreler içinde tamamlanmasını sağlamak gerekli. Bütün bunlar alt kademe, orta kademe ve üst kademe yönetimi için geçerli.
    kaynak: Tanju Argun (Yönetim Danışmanı)
    Yukarıdada belirtildiği gibi Patron, Yönetici ve Lider birbirinden farklı kavramlar ve Patron kelimesi farklı özellikleri ile diğerlerinden sıyrılmış gözüküyor.

    HoBaa'nın konusunda Yönetici Patron modeli çizilmiş, kavramları birleştirdiğimizde patron yönetici ise, belli bir yönetim tarzı ve kuralları olacaktır, bunu istediği şekilde uygular kimse bunu sorgulayamaz, etik açıdan yanlış olsa bile.
  • 06-06-2006, 17:26:23
    #14
    eğer patron küdük değilse odunsu bir hayvan değilse..
    işçiyi kendi masasına davet eder veya onlarla aynı masada yemek yer ve hesabı da öder..
  • 06-06-2006, 22:06:31
    #15
    Üyeliği durduruldu
    önemli olan ikisinin de adam gibi adam olması kimin kime nasıl davrandığı vs. değil.

    aradaki mesafeyi veya samimiyeti ayarlayabilmeli. sınırları aşmamalı. birbirlerinden yüz bulup işini aksatmamalı veya ondan görevi dışındaki işleri istememeli.

    uzar gider...
  • 06-06-2006, 22:42:03
    #16
    işçisiyle aynı masada oturur ancak onun yemeğini ısmarlarsa işçi ezilebilir diye hesap olayına girmemeli madem işçide orada yiyiyor hesabı düşünmüşdür
  • 06-06-2006, 23:09:51
    #17
    Üyeliği durduruldu
    valla ben işçilerimle beraber yemek yiyorum. ayrı masa da olsa ortam aynı. yok işçiyle falan yemem gibi triplere girmem. gireni de sevmem.