• 05-04-2007, 15:23:33
    #1
    Misafir
    Sevgili dostlar,

    You Tube namlı beleş video izleme sitesinin yayınladığı bazı nahoş videolar sebebiyle mahkemelerimiz tarafından geçici olarak kapatılması
    konusunda birçok şey yazılıp çizildi ama nedense bu You Tube neyin nesidir, böyle devasa bir sistem hangi değirmenin sularıyla kurulmuştur sorularını kimse
    sormadı. You Tube sitesinin resmi başarı hikayesine göre bu site Chad Hurley, Steve Chen ve Jawed Karim isimli üç tüyü bitmemiş gencin akıllarına gelen parlak bir fikrin sonunda kurulmuş ve kısa sürede başarı kazanarak bu üç ergen kardeşimizi multi milyoner yapan bir para basma makinesine dönüşmüştür.

    Anlatılan masala göre bu üç kafadar sonunda icatlarını Google’a
    milyar dolarcığa satarak köşeyi katmer katmer dönmüşlerdir. Peki,acaba olaylar gerçekten böylemi gelişti,çünkü biz gerçek dünyadan biliyoruz ki kimse
    iyi bir fikriniz var diye size milyon dolarcıkları basıvermez
    eğer öyle bir şey olsaydı bu cin fikirli yazarınız şimdiye çoktan dolar milyarderi olmuş ve Tropikal bir adada meyve suyunu yudumluyor olurdu.

    Sevgili dostlar olayın gerçek hikayesi şudur.

    Internet’in bu zamana kadar kullanılan en güzel beyin yıkama makinesi olan televizyon karşısında gol üzerine gol attığı görülünce büyük biraderler bu işe bir el koymanın zamanının geldiğine karar verdiler.

    Bu iş için önce güzel bir proje aranmaya başlandı ve projenin ana hedefi dışarıdan kontrolsüz ve özgür gözüken ama aslında hiç de öyle olmayan bir küresel Internet medya organı yaratmaktı.

    Bizim Chad,Steve ve Jawed isimli kafadarlar güzel bir projeyle ortaya çıkınca o dönem çalıştıkları Pay Pal şirketinin finans genel müdürü Roelof Botha ortağı olduğu finans şirketi Sequoia Capital bütçesinden oldukça yüklü bir parayı onlara hediye ediverdi. Tabi karşılığında yeni şirketin çoğunluk hisselerinin sahibi olacaktı.

    You Tube bu parasal destek ve gizli ellerin çeşitli bürokratik engelleri ortadan kaldırmasıyla tam bir başarı hikayesi oldu. Sonunda Google şirketi You Tube için 1.6 milyar doları bastırınca bu işten en kazançlı çıkanlar Sequoia Capital finans şirketi ve aradan çok güzel komisyon götüren Roelof Bothaydı .
    Peki ama bu Bothanın Yeni Dünya Düzeni büyük biraderleriyle nasıl bir ilişkisi vardır.

    Roelof Bothanın dedesi Frederik Pik Botha Güney Afrika’nın ırkçı Apartheit yani beyaz üstünlüğüne dayanan faşist yönetiminin son dış işleri bakanlarındandır ve Yeni Dünya Düzeninin en kilit noktalarıyla bağlantılı biridir.

    Pik Botha Amerika’da görevli olduğu dönemde baronların baronu Henry Kissinger ile yakın ilişkiler kurmuş ve bunun sonucunda Güney Afrika dışişleri bakanlığı koltuğuna oturtulmuştur.

    Zencilerin Güney Afrika rejimi tarafından araba lastikleri içinde canlı canlı yakıldığı o dönemlerde Pik Botha köle gücüyle işletilen plantasyonlar ve maden ürünlerinin dış pazarlarda satılabilmesi konusunda büyük çabalar harcamaktaydı. Pik Botha son derece trajik bir sondan bizzat Büyük biraderlerin devreye girmesiyle kurtarılacak kadarda değerli biriydi .

    1988 yılında Libyalı ajanların düşürdüğü söylenilen ve bu sebeple Libya’nın yıllarca Amerikan ambargosuna uğramasını sağlayan ünlü Pan Am uçuşunun yolcuları arasında Pik Botha da vardı. O dönemde yurt dışı bir seyahat için Güney Afrika istihbaratı başkanı ve yirmi kişilik heyetle birlikte bu uçağa binecek olan Botha son anda birilerinin kulağına “sakın o uçağa binme” diye fısıldamasıyla uçuşunu iptal ettirmiş ve canını kurtarmıştı.

    Pan Am uçağının aslında Libya tarafından değil başka odaklar tarafından düşürüldüğünün en büyük kanıtının uçağa binmesi gereken bazı VIP yolcuların kendilerine haber verilmesi sayesinde kurtulmaları olduğunu iddia eden pek çok kaynak vardır.

    Peki, ırkçı rejimin dış işleri bakanı olan Pik Botha acaba Mandela’nın hapisten çıkıp ırkçı rejimi devirmesiyle ne olmuştur derseniz cevabı çok ilginçtir.

    Hiçbir şey olmamıştır tam tersine 1994-1996 arasındaki Mandela hükümetinde kendisine enerji ve doğal kaynaklar bakanlığı verilmiştir.

    Güney Afrika dünyanın en zengin altın,elmas ve platinyum yataklarına sahiptir ve eski ırkçı hükümet üyesi Pik Botha tarafından “yeni” olduğu söylenen zenci rejim adına dünyanın sayılı firmalarına bu kaynaklar satılmıştır tabii eski dostu Henry Kissingerin yardımlarıyla.
    Şimdi bir toparlarsak demek oluyor ki You Tube namlı internet sitesine kurulması için ilk para yatıran ve bugünde yönetim kurulunda bulunan Roelof Botha yeni
    dünya düzeninin en sağlam ilişki ağlarının göbeğinde bulunan birinin torunudur
    .

    Yani You Tube hiçte söylendiği gibi özgürlük yanlısı tamamen serbest bir
    platform değildir.

    Tam tersine belli eller tarafından bilerek kurulmuş ve “özgür medya” sloganıyla kitlelerin güvenini kazandıktan sonra televizyona alternatif bir dezinformasyon aracı olarak geliştirilmiştir.

    Tabiî ki herkes bu ortama istediğini yükleyebilir örneğin benim bile You Tube’da videolarım vardır ama önemli olan herkesin ne yüklediği ya da ne seyrettiği değildir. Önemli olan nelerin,kimler tarafından ve neden ön plana çıkartıldığıdır. Ne
    demişler en güzel kölelik rejimi kölelerin kendilerini özgür sandıkları rejimdir.


    Cidden özgür müsünüz ?




    kaynak:açıkistihbarat
    • mobiloyunhizmetleri
    mobiloyunhizmetleri bunu beğendi.
    1 kişi bunu beğendi.
  • 05-04-2007, 15:39:24
    #2
    Gerçekten başlangıç ve sonrasi için oldukca ekonomik anlamda zahmetli bir iş.Güzel yazıydı
  • 05-04-2007, 15:54:28
    #3
    Güzel yazı
  • 05-04-2007, 16:21:27
    #4
    Misafir
    kaynak:açıkistihbarat

    Doğruluk payını öğrenebilirmiyim?
  • 05-04-2007, 16:28:32
    #5
    Misafir
    Alper bu zaten bi paranoyada olabilir bir köşe yazısı ilginç ve tespitçi geldi paylaşayım dedim .İnanmak inanmamak üstünde tartışmak bize kalmış birşey.
  • 05-04-2007, 16:34:26
    #6
    Misafir
    Bana pek inandırıcı gelmedi de neresi derseniz en büyük mafyalar ve devlet adamları bu işin içine girecek ve dünya teknoloji devi google bundan haberdar olmuyacak...
  • 05-04-2007, 17:09:30
    #7
    Bu kadar büyük bir sistemin ta en başından büyük maddi kaynaklar almadan ayakta kalması ve bugüne kadar büyüyerek gelmesi düşünülemez. Google'nin kendisi tıpkı devleti gibi mafya zaten, tüm bunlardan elbette haberi vardır.

    Google'yi biz üzerinde arama butonu bulunan beyaz sayfadan ibaret sanıyoruz ama milyar dolarlık bir kuruluş, bu kuruluşun da kimbilir kaç tane ebesi(sahibi, gizli ortağı, mafyası vs.) vardır.

    Burada ki yazı belki gerçek belki gerçek değil, tam bilmiyoruz araştıracak gücümüzde yok ama bildiğimiz bişey var oda gerçeklerin hiçbir zaman göründüğü gibi olmadığıdır.
  • 05-04-2007, 17:31:20
    #8
    Misafir
    Güzel bir paylaşım hiç birşey dışardan göründüğü gibi olmuyor..
  • 05-04-2007, 18:26:54
    #9
    Güzel Yazıı